Kıbrıs, İsrail ve Arzı Mevud - ADEM AKÖL

25 Ağustos 2021 Çarşamba 00:05

Biliyorsunuzdur muhakkak; çünkü daha önce bu konuda çok şey yazdık, çok şey çizdik bu sütunlarda… Arzı Mevud, İsraillilerin batıda Nil Nehri, doğuda Fırat’a kadar uzanan toprakların Tanrı tarafından kendilerine bahşedilmiş olduğuna inanırlar ve atacakları her adımı bu hayalle planlarlar.

İsrail bayrağındaki çizgilerden biri Nil Nehrini, diğeri ise Fırat’ı sembolize eder… İki çizgi arasında iç içe geçmiş iki eşkenar üçgenin oluşturduğu 6 köşeli yıldız ise İsrailoğulları’nın dördüncü kralı Hz. Süleyman’ın yüzüğündeki amblemi simgeler.

Musevi inancına göre 6 köşeli yıldız; İsrail Devleti’nin finansal kurucusu olan Rothschild ailesi tarafından lense edilmiş ve dünyaya hükmedici bir güç olarak algılanır… Rothschild efsanesinin babası, Mayer Amschel Rothschild 18. Yüzyılda Frankfurt’taki gettoların birinde kurduğu içini geliştirerek 1812 yılında ölünce, yerini alan 5 oğlu çok daha büyük bir güce kavuşturur Rothschild efsanesini… O kadar ki 1810’da Danimarka’ya, 1824-1829 arasında Brezilyaya, 1830’da da İngiltere’ye bile borç verecek duruma gelirler… 1828-1829 Osmanlı-Rus savaşında Türk ordusu için gerekli kredi Rothschild tarafından sağlanır… Daha sonra II. Abdülhamit Rothschild’lerden 2 kez yüklü miktarda borç alır.

Avrupa’da yaşayan Yahudiler için vatan bulma arayışı 1800’lü yıllarda Rothschild’lerin devletlere bile borç verebilecek kadar güçlenmesi üzerine başlar… 1800’lü yılların sonlarında Avusturyalı Yahudi bir gazeteci olan Theodore Herzl, Rothschild ailesinin mali desteğini alarak bu uğurda büyük uğraş verir.

Bu amaçla Rusya’dan kaçmak zorunda kalan Yahudilere, Filistin’de sessizce toprak satın alınır… Ancak Filistin’deki toprakların Yahudilere yeterli gelmeyeceğini hesaplayan Thedore Herzl Kıbrıs adasını alternatif yerleşim için düşünmeye başlar… Kıbrıs’ın 1878’de İngiltere yönetimine geçmiş olması, işi kolaylaştıracağını düşünmektedir.

Theodore Herzl 1903’te kalp krizinden ölmeden önce, bu düşüncesini Rothschildler’le paylaşmış ve onların da onayını alarak 22 Ekim 1902’de Londra’da Büyük Britanya Koloni Bakanı Joseph Chamberlain ile görüşerek, Yahudiler için Kıbrıs ve Sina yarımadasında kendi yönetimlerini oluşturacak toprak talebinde bulunur.

“Kıbrıs’taki ’Müslüman Topluluk’ adadan gider, Rumlar ise topraklarını iyi fiyata satıp Atina ve Girit’e yerleşirler” diye açıklama yapar Herzl, Chamberlain’e… Ancak Chamberlain bu teklifi kabul etmez.

Herzl’ın ölümünden 16 yıl sonra 1919’da Siyonistlerin önde gelen isimlerinden David Treitsch, Kıbrıs’ta yeni bir ‘Yahudi Yerleşim Planı’ önerir… “Filistin, Yahudiler için küçük bir bölgedir, o yüzden Filistin yakınlarında yerleşime açılabilecek başka topraklara daha ihtiyaç vardır. Kıbrıs ve Sina yarımadası bunun için çok uygun iki bölgedir” diyordu Treitsch.

Halbuki İngiltere I. Dünya Savaşı sırasında Kıbrıs’ı, Yunanistan’a kendi tarafında savaşa girmesi karşılığında vermeyi teklif etmiş olmasına, ancak Venizelos’un kabul etmemesine rağmen, bu amaçla elden çıkarmak istemiyordu.

1930’lara gelindiğinde, özellikle İtalya ve Almanya’daki faşist iktidarlar döneminde baskıdan kaçan Yahudilerin bir kısmı, yasal veya yasal olmayan yollarla Kıbrıs’a giderler… Kıbrıs’ta oluşan bu fiili durumdan cesaret alan 3 Yahudi lider, yeni bir göçmen planı hazırlar.

“Yahudi Sorununa Çözüm” ismi ile hazırlanan plan çerçevesinde, Kıbrıs’ta yaşayan halk tamamen boşaltılıp Selanik’e yerleştirilecek, Selanik’te yaşayan Yahudiler de Kıbrıs’a taşınacak… Selanik’ten gelecek olanların dışında Kıbrıs’a toplam 1 milyon Yahudi’nin yerleştirilebileceği ve bu transferin bedelinin Yahudi kaynaklar tarafından ödeneceği ifade edilir.

1939’un son aylarından sonra Kıbrıs’a düzenli olarak Yahudi göçü başlar… O dönemde 15-16 bin Yahudi’nin Kıbrıs’taki kamplarda barındırıldığı iddia edilir… Bu durum, zamanın Kıbrıs valisi tarafından İngiltere’ye bildirilip acil önlem alınması istenir. 1947 yılında Filistin’de israil devletinin kurulması üzerine Kıbrıs’taki Yahudiler Filistin’e gönderilir.

Yıl, 2000’ler… 1902 Theodore Herzl, 1919 David Treitsch, 1930 Siyonizmin 3 liderinin resmi talepleri ve 1940’lardaki göç denemesinin ardından Yahudiler Kıbrıs’ı 5. kez ele geçirme girişiminde bulunurlar… Ancak bu kez farklı bir yöntemle…

Dönemin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın 2003 yılında Kıbrıs için önerdiği, hem Türk hem de Rum tarafını heyecanlandıran ancak başarısızlıkla sonuçlanan yeni çözüm planının, emlak piyasasında oluşturduğu hareketliliği fırsat sayarlar.

Hem Kıbrıs’ın güneyinde, hem de Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan vatandaş isimlerin ortaklığı ile kurdukları paravan şirketler üzerinden, sessizce binlerce dönüm arazi satın alırlar…

Siyonizm, Arzı Mevud sınırları içerisinde olduğunu düşündükleri Kıbrıs adasını ısrarla ele geçirmeye çalışıyor… Bu işi sessizden götürüyorlar bu kez… Hiç de acele etmiyorlar… Üstelik bir kez daha tarihi tekerrür ettiriyorlar… Nasıl ki 1800’lü yılların sonlarından başlayarak Rothschild’lerin mali desteği ile Filistin’de sessizce toprak satın almışlarsa; 4 başarısız denemeden sonra en somut yöntemin bu olduğuna karar kılmışlardır artık.

Günün Sözü

İnsan vatanını sever, çünkü hürriyeti, rahatı, hakkı vatan sayesinde kaimdir.

Namık Kemal

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI