“Kıbrıs’ta Son Söz” - ADEM AKÖL

26 Eylül 2019 Perşembe 09:24

Türkiye Barolar Birliği (TBB) tarafından 20-21 Eylül tarihlerinde Ankara’da “Kıbrıs’ta Son Söz” başlıklı uluslararası bir konferans düzenlendi... Yerli ve yabancı katılımcıların yoğun ilgisi ile tamamlanan konferans sonunda, Kıbrıs için en iyi seçeneğin iki devletli çözüm olacağı belirtildi...

Konferans sırasında öne çıkan iki hususun altını çizmek isterim:

Birincisi “KKTC’nin güvenliği Türkiye’den başlar. Türkiye’nin güvenliği Kıbrıs’tan başlar. Bu, vazgeçilmez, değiştirilmez, değiştirilmesi teklif bile edilemez temel kuraldır.”

Ayni öneme haiz ikinci husus ise “Kıbrıs Türkü’nün refahı Türkiye’den başlar. Türkiye’nin refahı KKTC’den başlar.”

Yıllardır, bu iki husus farklı şekillerde ifade edilmiş olmasına rağmen; Türkiye ve KKTC arasındaki güçlü bağın varlığı, ilk kez bu kadar net ve iddialı bir anlatımla ortaya konuluyor...

Konferans sırasında, bu iki hususun güçlendirilmesi bakımından alınması gereken önlemler tartışılıp sonuca bağlanmıştır...

Yıllardır ambargo altındaki KKTC halkı; zamanın TC ve KKTC yetkililerinin yanlış kararları ile üretimden kopartılarak içe dönük bir ekonomi ile ayakta durmaya çalışmaktadır... “KKTC’de süratle mal ve hizmet sektöründe üretim ekonomisine geçilmesi” ifadesinin altını doldurarak, yarından start verilmesi gerekmektedir... Bunu gerçekleştirebilmek için ilk iş olarak; Türkiye ve KKTC arasındaki ticaretin kolaylaştırılması kaçınılmazdır. Bunu takiple KKTC’nin diğer ülkelere olan ihracatı önündeki Rum engelleri; Türkiye tarafından, geçersiz kılınacak şekilde tedbirler alınmalıdır.

“Türkiye’den gelen sudan azami şekilde yararlanılarak tarım ve hayvancılığa dayalı sanayi sektörünün geliştirilmesi.”

1974 sonrasında Kıbrısın kuzeyinde yaşayan nüfusun, aldığı göçlerle hızla artarak 5-6 katına çıkması; zaten sınırlı olan temiz su miktarının azalmasına ve kalitesinin düşmesine neden olmuştur... 2015 yılında hayata geçirilen Türkiye’den borularla KKTC’ye su getirme projesinin imdada yetişmiş olmasına rağmen; özellikle Güzelyurt ve Mesarya ovalarını sulayabilecek nakil hatlarının henüz tamamlanmamış olması, projenin verimliliğini düşürmektedir... Süratle nakil hatları ile şebekelerin tamamlanıp, Güzelyurt narenciyesinin hayatı kurtarılmalı, Mesarya ovasına hayat verilmelidir.

“Bariz bir insan hakları ihlali olan hava taşımacılığı ambargosuna karşı uluslararası hukukun öngördüğü tüm imkanların kullanılması.”

KKTC, 45 yıldır maalesef sadece Türkiye’ye direk hava taşımacılığı yapabilmektedir... Bu durum, ülke turizminin olumsuz etkilenmesine ve yeterli tesis olmasına rağmen; Güney Kıbrıs gibi turizimden, hak ettiği payı almasının önünü kapamaktadır... “KKTC’nin dünya ile bütünleşmesinde önemli rol oynayan ve ekonomik anlamda katma değer yaratan turizm ve yüksek öğrenim alanlarının sürdürülebilir kılınmasında gerekli stratejik planların uygulamaya ivedilikle geçirilmesi şarttır.”

“Kapalı Maraş’ın KKTC yönetiminde, Vakıf mallarının hukuki durumunu da dikkate alarak uluslararası hukuk temelinde iskana açılması.”

1974 öncesinde dünyanın en popüler turizm merkezlerinden biri olan, eşsiz bir sahil şeridi üzerinde kurulmuş; fakat 45 yıldır yılana, çiyana terkedilmiş Kapalı Maraş’ın; sonucu ne olursa olsun, gerçek sahiplerinin işletiminde açılarak; KKTC ekonomisine kazandırılma zamanı çoktan gelmiştir...

Artık enerjimizi “antlaşma oldu, olacak” beklentileri içerisinde boşa harcamaktan vaz geçip; statükodan nemalanan, yerli ve uluslararası güçlerin maskarası olmaktan kendimizi kurtararak var gücümüzle KKTC’nin gelişimine harcamamız gerekmektedir... Gerekli güce ulaştığımız zaman; ‘antlaşma’ yapabilmek için bizim koşmamıza gerek kalmayacak; emin olun ‘antlaşma’ ayağımıza gelecektir...

Ama bunun için; her şeyi kendi şahsi çıkarları doğrultusunda yontan, beyni sadece buna odaklanmış ‘leş kargalarını’ içimizden temizleyip yolumuza emin adımlarla devam etmemiz gerekmektedir...

Yüz yıla yakın bir süredir Kıbrıs’ta varoluş mücadelesi veren yiğit Türk halkı; bunu nasıl gerçekleştirebileceğini çok iyi bilmektedir... Yapması gereken tek şey; yaşadığı ve gördüğü gerçeklerin, ‘gerçek’ olduğunu artık kabul edip; sağ elleri sol göğüste, çocuklarının yarınları için yorulmadan mücadele etmeleridir...

Bence “Kıbrıs’ta son söz” bu olmalıdır.

 

Günün Sözü

Başarısız olma korkusu, hiçbir zaman, yeni bir şey denemeye engel olmamalıdır.

Dünya lojistik devi FedEx’in kurucusu ve CEO’su Frederick Smith’in bu sözü, kendi başarısını kanıtlar niteliğindedir.

Başarısız olurum endişesi ile birtakım riskleri göze almadan herhangibir iş yapmak mümkün değildir.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI