KKTC’yi Güçlendirmek - ADEM AKÖL

27 Kasım 2020 Cuma 08:59

Kıbrıs Türklerinin efsane lideri Rauf Raif Denktaş’ı; o hayattayken anlamayan, yahut da anlamak istemeyen çok insan vardı belki ama; ölümünden sonra geçen 8 yıl, onun haklılığını kanıtlamaya yeterli oldu.

Kıbrıs Rumlarının ne kadar uzlaşmazcı olduğunu sık sık dillendirirken bile, bazı çevreler tarafından gerçek uzlaşmazcının kendisi olduğu ithamına maruz kalması; onu hiç yıldırmadı, amacından 1 santim dahi saptırtmadı.

Rumları çok iyi tanıyordu Denktaş; yüze gülerken, onların gerçek amaçlarının ne olduğunu çok iyi anlamıştı, birlikte çalışılan uzun yıllar içerisinde… O yüzdendir ki, KKTC’nin kurulduğu 1983 yılından itibaren bağımsız Türk devletinin yaşatılması gerekliliğini vurguluyordu hep.

Ölüm döşeğinde iken bile, tedavi gördüğü Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’ne dünya televizyonlarını çağırttırarak; verdiği demeçle “onlara söyleyin, burası bağımsız bir cumhuriyettir” diyerek KKTC’nin varlığını son bir kez daha tüm dünyaya duyuruyordu.

Rauf Raif Denktaş’tan sonra KKTC Cumhurbaşkanlığına seçilen; farklı politik görüşlere sahip Mehmet Ali Talat, Dr. Derviş Eroğlu ve Mustafa Akıncı da Rumların uzlaşmaz tutumlarını bizzat yaşayarak görmüş oldular.

Bundan sonra yapılması gereken tek bir şey kalıyordu… Boşa kürek çekmekten kurtulup, tüm ulusal enerjiyi KKTC’nin geliştirilip tanıtılması için seferber etmek…

Özellikle, yaklaşık bir yıldır dünyanın mücadele ettiği covid-19 süreci ve sonrasında; değişmekte olan dengeler içerisinde, Türkiye’nin yer almaya çalıştığı konumu; bu anlamda çok iyi bir fırsat doğurmuştur.

Türkiye’nin PKK ile mücadelede, Suriye’de, Doğu Akdeniz’de, Libya’da ve son olarak da Dağlık Karabağ’da gösterdiği performansın yanı sıra; ‘Batı’ tarafından sadece sömürülecek kaynak olarak görülen birçok Afrika ülkesine yönelik, ‘kurtarıcı’ yaklaşımı ile oluşan ‘güçlü ülke’ imajı; KKTC’nin tanınmasında büyük etken olacaktır.

Uzun yıllardır alt yapı çalışmalarının devam ettiği ‘Türk Devletleri Birliği’nin gerçek anlamda oluşturulabilmesi için, büyük bir fırsat yaratan; Azerbaycan Ermenistan savaşındaki Türkiye’nin üstlendiği ‘Abi’ rolü neticesinde oluşan müşterek başarı ile Türk dünyasının cüssesinin büyüklüğünü tüm dünyaya göstermesi; KKTC’nin önündeki engellerin birer birer devrilmesinin yolunu açacaktır.

Rusya’nın doğrudan veya dolaylı olarak KKTC’yi tanıma sinyalleri verdiği bir dönemde, Azerbaycan ve Libya’nın ardından Pakistan’ın geleceği; buna Orta Asya’daki Türk Devletleri ile Orta Afrika’daki bazı ülkelerin de katılacağını söylemek hiç de ütopik olmayacaktır.

Nitekim Yunanistan ve özellikle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, bu olasılıkların ne kadar güçlü olduğunun farkına vararak telaş içerisinde ne yapacaklarını şaşırmış durumdadırlar.

Bu anlamda Türkiye Cumhuriyeti, tavrını çok net olarak ortaya koymuş bulunmaktadır… “Gerginliği tırmandırmak mı, yoksa diyalog ve işbirliği mi” sorusunu yönelterek Türkiye’nin her durumda da yapacağı çok şeyi olduğunu çok açık bir şekilde belirtmiştir.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ağzı ile konuşan bazı kalemlerin; KKTC’nin tanınmasının imkansız olduğunu, çünkü Birleşmiş Milletlere (BM) üye 193 ülkenin hemen hemen tamamının barındırdığı azınlıkları harekete geçirebileceğini iddia ederek, Türklerin Kıbrıs’ın azınlığı değil, ortağı olduğu gerçeğini göz ardı etmektedir.

Öte yandan, Avrupa’nın göbeğindeki Yugoslavya’nın 7 parçaya bölünmesine göz yuman, Rumların payandası Avrupa Birliği’nin (AB); Kıbrıs’ta bu şartlarda Türkleri yok edecek bir birleşmeyi istemeye ise hiç hakları yoktur.

Yeni seçilen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın, Türkiye ile tam bir uyum içerisinde çalışmalar başlatmış olması; KKTC’de önümüzdeki süreçte büyük siyasi ve ekonomik atılımların yaşanacağının göstergesidir.

Devran değişmiştir; önümüzdeki devir, büyük Türkiye ve onunla birlikte hareket eden KKTC, Azerbaycan ve diğer Türk Devletlerinin olacaktır… Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.

Günün Sözü

Onlara söyleyin, burası bağımsız bir cumhuriyettir.

Rauf Raif Denktaş

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kurucu Cumhurbaşkanı

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI