Konut Piyasası - ADEM AKÖL

7 Ağustos 2019 Çarşamba 01:21

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından hazırlanan rapora göre bugün dünya yüzeyinde 7.7 milyar insan yaşıyor ve bu rakam 10 yıl sonra 8.6, 30 yıl sonra ise 9.8 milyara ulaşması bekleniyor... Türkiye’de ise bugün 82 milyon olan nüfus 10 yıl sonra 94, 30 yıl sonra ise 104 milyona ulaşacak gibi gözüküyor... Bu rakamlar, hem Türkiye, hem de dünya genelinde; 30 yıl sonra bugünkü nüfusun yüzde 25 civarında artış göstereceği anlamına geliyor ki, çok korkunç bir durumla karşı karşıyayız...

Günümüz koşullarında bile dengesiz paylaşım yüzünden dünyada açlık sınırında yüz milyonlarca insan zarıncarken ve hızla doğa tahrip edilirken; 30 yıl sonrasını düşünmek bile insanı korkutuyor... Bunun önüne geçebilmek için tüm dünya ülkelerinin ciddi nüfus planlamasına ihtiyacı vardır...

İşte bu hızla çoğalan nüfusun barınabilmesi için, ayni oranda konut imalatına da ihtiyaç vardır... Günümüzde gelişmiş ülkeler bile konut sorununu, özellikle dar gelirlilere yönelik konut sorununu çözememişken ve bugün yüzbinlerce evsiz; parklarda, sokaklarda barınmaya çalışırken, çok şükür ki Türkiye’de pek de öyle acı bir tablo yok...

Kültürümüz gereği 18 yaşına gelen genç sokağa atılmıyor Türkiye’de... Kendine iki göz bir ev tedarik edene kadar, balık istifi dahi olsa muhakkak baba ocağında kendine barınacak bir yer bulabiliyor...

0-24 yaş arası grubun baba ocağında olması gerektiğini düşünürsek ki bu rakam Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, 32 milyon civarındadır; geriye kalan 50 milyonun 25 milyon aile ettiği kabulüyle, kabaca 25 milyon konuta ihtiyaç olduğunu hesaplayabiliriz...

Nüfusun yüzde 88’inin şehirlerde yaşadığı Türkiye’de bugün, toplam 19.5 milyon konut var... Yatırım amaçlı olarak birden fazla konutun ayni ellerin tasarrufunda bulundurulduğunu, bazı konutların ofis olarak kullanıldığını, bazı konutların ise yabancıların tasarrufunda olduğunu ve bazı ailelerin de baba ocağında hayatını sürdürdüğünü düşünürsek; Türkiyenin bugünkü konut ihtiyacının en az 25 milyonlarda olduğunu görebiliriz...

Ülkemizde 2013 ile 2016 arasında, yılda ortalama 950 bin konut ruhsatı verilmiş; buna karşılık 600 bin yeni konut satışı, 660 bin de 2. el konut satışı olmuş... 2017 yılında 1 milyon 400 bin konut ruhsatı verilirken; 650 bin yeni konut, 750 bin de 2. el konut satışı olmuş... 2018 yılının ortalarında yaşanan ekonomik kriz, alınan konut ruhsatlarının 650 bine düşmesine; satışların ise yabancıların ellerindeki dövizin değerlenmesi sonucu bir önceki yılın rakamlarına ulaşmasına neden olmuş... İçinde bulunduğumuz yılın ilk 6 ayında ise, verilen 75 bin konut ruhsatı karşılığında; sadece 200 bin yeni konut ve 300 bin de 2. el konut satışı olmuş...

Adana’da ise durum; 2013 ile 2016 arasında yılda ortalama 10 bin yeni konut satılırken 13 bin 2. el konut satışı olmuş... 2017 ve 2018 yıllarında ise, hem sıfır hem de 2. el daire satışları, yıllık 15 bin 500 rakamına ulaşmış... Bu yılın ilk 6 ayında ise, 4 bin 5 yüz yeni konut satılırken, 2. el konut satışları 7 bin 5 yüz’e yükselmiş...

Türkiye genelinde özellikle 2016 yılından başlayarak üretilen konut rakamları, talebin üzerinde olduğu için, fiyatlar aşağıya düşerek enflasyonun gerisinde seyretmeye başlar... Geçtiğimiz yıl ortalarındaki ekonomik krizin etkisi ile yükselen kredi faizleri özellikle sıfır konut satışını durma noktasına getirir...

Bu durum ihtiyaç olmasına rağmen alım gücünün yetersizliğinden Türkiye genelinde 2 milyon, Adana’da ise 50 bin konut stokunun oluşmasına neden olur...

Görünen şu ki; önümüzdeki 2 yıl, bu stoğu eritmek için geçecektir... Geçtiğimiz haftadan itibaren 3 kamu bankasının konut kredi faiz oranlarını aylık 0.99’a düşürmüş olması satışların artmasına neden olacaktır... Bu durum, ülkemiz ekonomisine muhakkak ki olumlu yansıyaycak, piyasaya hareketlilik kazandıracaktır...

Ancak, suratımıza çarpan bu tokattan çıkarılması gereken 2 büyük ders vardır:

Birincisi; Türkiye’deki dar gelirli ailelere hitap edebilen, ekonomik ama sağlam ve yaşanılır konutlara ihtiyaç vardır ki, bunun için kentsel dönüşüm projelerinin geniş kapsamlı teşvik edilmesi gerekmektedir...

İkincisi; Türkiye’deki ‘orta direk’ diye adlandırılan ailelere hitap edebilen, daha konforlu ve kaliteli konutlara ihtiyaç vardır ki, bunun için müteahhit olduğunu iddia edenlerin hem teknik hem de ekonomik vasıflarının sıkı denetim altında tutulması gerekecektir...

Günün  Sözü

Günü siz çalıştırın, yoksa gün sizi çalıştırır.

Ünlü Amerika’lı girişimci, yazar ve motivasyon konuşmacısı; kişisel gelişimle ilgili yaptığı çalışmalarla binlerce insanı etkilemiştir... Güne başlarken bir hedef belirleyip, ona ulaşmak için gerekli adımları atmalıyız... Yoksa nasıl olduğunu anlayamadan gün heba olup gidiverir...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI