Korona Ekonomisi..! - ADEM AKÖL

14 Mayıs 2020 Perşembe 00:58

Dünya genelinde önemli görevler üstlenmiş olan 50 uzman ekonomistin yaptığı değerlendirmeye göre, Korona sonrası global ekonominin ortalama yüzde 1.2 oranında daralacağı öngörülüyor... Bu rakam, az gelişmiş ülkelerde yüzde 1’den başlayarak, gelişmiş ülkelerde yüzde 6’ya kadar çıkıyor.

Normalleşmeye girdikten sonraki süreçte, kısa bir dönem; bekletilen talepleri karşılayabilmek için üretimde yaşanacak olan artış, ekonomide bariz bir yükselişe neden olacak... Doyuma ulaşıldıktan sonra ise üretimdeki yavaşlama global ekonomide daralmanın yolunu açacak.

New York ve Londra merkezli Fitch Değerlendirme Kuruluşu tarafından hazırlanan rapora göre; Türkiye ekonomisinin Korona sonrasında yüzde 3.4 oranında daralacağı iddia ediliyor... Önümüzdeki yılın başlarından itibaren ise ilımlı toparlanmalar yaşanacak deniliyor.

Yine ayni rapora göre Türkiye’nin Covid-19 krizindan daha az zararla çıkabilmesi için birtakım önlemlerin alınması gerekliliğinden bahsediliyor... Bunun için Türkiye’deki sermaye çıkışlarını azaltma yönünde sıkı kontrollerin uygulanmaya konulmasının şart olduğu, ayrıca ithalata yönelik iç talebin azaltılabilmesi için kesin önlemler alınmasının kaçınılmaz olduğu vurgulanıyor.

Türkiye’deki sektörleri; Covid-19 tedbirleri kapsamında ‘faaliyeti kısıtlanan sektörler’ ve ‘diğer sektörler’ diye iki gruba ayırabiliriz... Faaliyeti kısıtlananlar; havayolu taşımacılığı, hotel,  konaklama, lokanta, seyahat ve perakende ticareti gibi sektörlerdir.

‘Faaliyeti kısıtlanan sektörlerde’ 2017 yılında 7 milyon çalışan, toplam 200 milyar dolar civarında bir katma değer üretmişti... Geriye kalan sektörlerde çalışan 21 milyon kişi ise toplam olarak 650 milyar dolarlık bir üretim yapmıştı.

‘Faaliyeti kısıtlanan sektörler’ ile ‘diğer sektörler’ hem üretim, hem de tüketim düzeyinde etkileşim içerisindedir... ‘Faaliyeti kısıtlanan sektörlerde’ yaşanan üretim azalması, diğer sektörlerdeki üretimin de azalmasına yol açtı... Bunun nedeni; ‘faaliyeti kısıtlanan sektörlerdeki’ çalışanların gelirlerindeki azalma, diğer sektörlerin ürettiklerine olan talebi düşürmesinden kaynaklandı.

Koronavirüs tedbirlerinin, ‘faaliyetleri kısıtlanan sektörlerde’ yüzde 50’lik bir daralmaya neden olduğunu varsayarsak, diğer sektörlerdeki daralma yüzde 20’lerde seyretmiş olacaktır... ‘Faaliyeti kısıtlanan sektörlerdeki’ yüzde 50’lik daralma, bir yıl içerisinde 100 milyar dolarlık kayıba neden olmuşsa; bu miktar Korona önlemlerinin 4 ay süreceği varsayımıyla 33 milyar dolar civarında olacaktır.

Bu durumda devletimiz; toplamda 33 milyar dolarlık bir destekle Türkiye’deki tüm sektörlerin hayatta kalmalarının yolunu açacaktır... Ancak bu destek, ‘faaliyeti kısıtlanan sektörlerin’ doğru adreslerine ulaştırılmalıdır... Yani bu destek, serbest meslek sahiplerine, küçük işletmelere ve bunların çalışanlarına ulaştırılmalıdır ki ülkemizdeki tüm sektörlerde bir ekonomik döngü yaşanabilsin.

Bu süreci ne kadar az yara ile atlatabilirsek, Korona sonrası o kadar güçlü olacağımız kesindir.

Türkiye’nin sağlık alanında yaptığı yatırımların büyüklüğünü, Koronavirüsle olan mücadele sırasında tüm dünyanın takdir ederek kabul etmiş olması; Korona sonrası sağlık turizminde patlama yaşanmasına neden olacaktır.

Öte yandan, kendini toparlamaya hazırlanan Avrupa; yaz aylarının gelmeye başlaması ile, tatil yapmak için uzak destinasyonlar yerine, civar ülkeleri tercih edeceklerinden, ülkemiz çok şanslı bir süreç yakalayabilecektir.

Yapılan ticaret anlaşmalarına rağmen, ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşlarının sona ereceğini söylemek gerçekçi olmaz... Çin Halk Cumhuriyeti; ABD’den yaptığı ithalatın en az dört mislini oraya ihraç ettiği sürece bu böyle devam edecektir... Tüm dünyada olduğu gibi, ABD halkı da Çin mallarına alışmıştır artık... Çin bir şekilde, ABD hükümeti istemese de bu malları onlara satacaktır... Bunu yapabilmek için bazı Çin firmaları, üretim tesislerini başka ülkelere kaydırmayı planlıyor... Bu anlamda Türkiye büyük bir fırsat yakalayabilecektir.

Koronavirüsten korunmak için öngörülen önlemlere bilinçli olarak uymak; bu süreci az yara ile atlatmak; süreç boyunca ve sonrasında oluşacak fırsatları çok iyi değerlendirebilmek; ülkemizin gücüne güç katacağından emin olabilirsiniz.

Günün Sözü

Sağlığınız yerindeyse, büyük ihtimalle mutlu olursunuz... Sağlık ve mutluluğunuz varsa; arzu ettiğiniz sadece bu olmasa da, ihtiyacınız olan zenginliğe sahipsiniz...

Amerika’lı yazar, oyuncu ve filozof Elbert Hubbard’ın bu ilginç sözü doğru değil mi?.. Başarılı bir hayatın anahtarı sağlık ve mutluluk değilmidir?.. İnsan, zengin olmadan da yaşayabilir; ama sağlık olmadan yaşayamaz.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI