Korona’yı Hafife Almayalım - ADEM AKÖL

16 Mart 2020 Pazartesi 00:18

Birkaç gündür Korona virüsünü tiye alan videolar yayınlanıyor sosyal medyada... Öyle üstün zeka ürünü ki bunlar; ‘Türkiye’de bukadar dahi varsa, onları üretime nasıl kanalize edebiliriz’ diye oturup düşünesi geliyor insanın.

Covid-19, bilinen adıyla Korona virüsü ile dalga geçip, gerekli önlemleri almaya özen göstermemek onun tehlikeli boyutlarda yayılmasına neden olabilir... Öte yandan, paniğe kapılarak; gereksiz alışveriş yapmak da Korona vakalarının hızla çoğalmasına yardımcı olur.

Ne demek istediğimizi daha iyi anlayabilmek için gelin, dış dünyaya açılan tüm kapıların kapatıldığı; İtalya’nın Milano şehrindeki bir üniversitede, tıp okuyan Kıbrıslı bir Türk öğrencinin anlattıklarına bakalım...

Şöyle diyor, doktor adayı öğrenci: İtalya’da, ilk Korona vakasının tesbit edilmesinin üzerinden geçen 7 günlük sürede sadece 4 vaka görülmüş, 7 gün sonra ise vaka sayısı 655’e yükselmiş... Bundan sonra geçen 7 gün sonrasında vaka sayısı 3858’e, 5 gün sonrasında ise tesbit edilebilen sayı 10158’e ulaşmış... ‘Tesbit edilebilen’ diyorum çünkü, test yaptırmak durumunda olan hasta sayısı o kadar artmış ki, yetkililer bunu sayamaz olmuşlar.

Korona virüs vakaları, ardı ardına duyuldukça; bir panik havası esmeye başlamış İtalya’da... Herkes ne yapacağını şaşırmış, marketlere eczanelere üşüşmüşler... Maske, kolonya, dezenfektan kalmamış piyasada; fırsatçıların fahiş rakamlarına rağmen... Marketlerden ihtiyaç dışında koli koli, tüketim malzemeleri kapışmış halk; kıtlık olacakmış gibi.

Virüsün ilk vakalarının görüldüğü Kuzey İtalya’nın karantina altına alınması kararını verir İtalya Hükümeti ve bunu halka deklere eder... haberi duyan, valizini kapıp güneye giden trenlere akın eder; büyük bir izdiham yaşanır... Güney bölgelerinde hiçbir sorun yokken, virüs oralara da taşınmış olur.

Sonuçta 60 milyonluk İtalya, dış dünyaya olan bütün kapılarını kapatmak zorunda kalır... Sokağa çıkma yasağı ilan edilir; uymayanlara para ve hapislik cezaları kesilmeye başlanır... Hastaneler dolup taşar; ne tıbbi malzeme, ne ekipman ne de personel kifayet etmez olur hastalara hizmet vermeye... Komşu ülkelerden maske gibi tıbbi malzeme satın almak isterler, ancak hiçbir ülke onların talebine karşılık vermez... Emekli olmuş 30 bin sağlık çalışanı göreve geri çağrılır... Yine de hiçbir hastane yeterli olmaz, hasta talebini karşılamaya.

Bu kez, Korona yanında başka bir tehlike daha başgösterir İtalyada... Hastaneler artık o kadar yoğundur ki; trafik kazası, kalp krizi, beyin kanaması, kanser gibi vakalarla dahi yeteri kadar ilgilenemez olurlar... Korona virüsü yüzünden ölenlerin yanısıra; gerekli tedavi yapılamadığı için başka hastalıklar yüzünden ölenlerin sayısı da hızla artmaya başlar.

Sadece İtalya mı..? Çin, İran, Güney Kore, Japonya ve İspanya’da da durum pek farklı değil... Ülkemiz bu konuda, şu ana kadar takdir edilecek başarılı bir performans göstermiş bulunmaktadır... Hem Sağlık Bakanlığı’mız, hem de diğer ilgili bakanlıkların; zamanında aldıkları önlemler sayesinde, virüsün yayılması önlemiştir.

Ancak bu konuda halkımıza basit ama önemli görevler düşmektedir... Vurdumduymaz olmadan, ama panik de yapmadan; kişisel hijyenimize dikkat ederek, başkaları ile temas etmekten kaçınarak ve mümkün oldukça kalabalık ortamlara girmeyerek bu illetin ülkemizi teğet geçmesini sağlayabiliriz.

Biz, ne bir Çin; ne bir Japonya; ne bir Güney Kore; ne de diğerleri gibi zengin bir ülke değiliz... Onun ötesinde, bizim uğraşacak başka sorunlarımız var; ulaşmamız gereken hedeflerimiz var; bir de Korona’yla uğraşamayız.

 

Günün Sözü

Vücudumuzun, öyle bir doğal kendini tedavi kapasitesi var ki; tıp alanında hiç kimse bunu anlayamaz.

Ünlü yazar Wayne Dyer’in bize bunu hatırlatması iyi olmuştur sanırım; Her insanın vücudunu çok iyi tanıyıp, öncelikle kendi kendinin doktoru olmalıdır...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI