Küresel İmparatorluk ve Terörizm... - ADEM AKÖL

27 Şubat 2019 Çarşamba 09:32

“Dünya ölçeğinde cereyan eden tüm olaylar ekonomiktir” demiştik dünkü yazımızda... Parayı bir avuç güç idare eder ve dünyayı boyunduruğu altına almıştır... İnsan için değil; para için, paranın getirdiği güç için oluşur dünya tekelleri... Ve bu güç için her şey mübahtır, her şey yasaldır...

Aradaki gelir eşitsizliği büyüdükçe, çaresiz insan sayısı artar... Çaresiz insan her an patlamaya hazır bir bomba gibidir; pimini çekmek yeter... Enerji yüklüdür, aynen deprem gibi; enerjisini boşaltacağı o tetikleme anını bekler... Kafası kesilip salıverilmiş tavuk gibidir; hiçbirşey görmez...

Toplamda büyük bir enerji oluşturur çaresizlik... Ve bu enerjiyi keşfetmiştir dünyadaki büyük uluslararası finansal güçler... Bu enerjiyi kullanarak güçlerine güç katmayı hedeflerler hep...

Kötü kaderin mevcut sistem tarafından yazıldığına inanarak münferit başkaldırılar başlar... Birin yanına ikincisi, üçüncüsü gelir...

İşte tam da bu noktada uluslararası finansal güçler devreye girer... Çaresizliğin yarattığı o büyük enerjiyi kendi lehlerine kullanmak üzere harekete geçerler...

Sisteme baş kaldıran üçlerin, beşlerin yanına finansal destek sağlayarak yüzleri, binleri katarlar... Binler çoğaldıkça artık istediğini yaptırabileceklerdir...

Büyük finansal güçlerin besleyip organize ettiği; sisteme meydan okuyan, herkese karşı mücadele eden, öldüren, yakıp yıkan bu yapıya “Terörizm” deniyor günümüzde...

“Bir milleti ele geçirip köleleştirmenin iki yolu vardır: Biri kılıçla, diğeri borç vererek” diyordu ABD’nin kurucularından ve ilk Başkan Yardımcısı John Adams, 1700’lü yıllarda...

Günümüzde küresel imparatorluk kurabilmenin çeşitli yöntemleri olmasına rağmen yaygın olarak doğal zenginliklere sahip olan ülkeleri tesbit etmekle başlanır işe...

Sonra yukarıda anlatmaya çalıştığımız çaresiz insanların o büyük enerjisi kullanılarak terörizm tetiklenir... Ülkenin sistemi zorlanır, ekonomisi zayıflatılır...

Ekonomisi çökertilen o ülkeye IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşlardan kredi ayarlanır... Aslında bu kredi o ülkeye hiç gitmez... Terörizmi engellemek umudu ile alt yapı projelerine harcanır o para... Ve bu projeleri yapan yine uluslararası şirketlerdir... Sus payı olarak, çok az miktarda büyük yerel firmalar da yararlanır bundan...

Doğal olarak, alınan borcun faizi dahi ödenemez... Aynen ticari bankalarımızın zor durumdaki firma sahiplerine yaptığı gibi “yapılandırma” adı altında yeni borçlar yüklenir o ülkenin omuzlarına...

Borcun geri ödemesi imkânsızlaşınca, o ülkeye “sen borcunu ödiyemiyorsun, karşılığında senden ucuz petrol alalım; askeri üs için izin ver; şu kuruluşu bize sat; bu kuruluşu bize devret” gibi talepler yapılır... Başka çıkış yolu brakılmaz o ülkeye... Çaresizlik içinde kabul ettirilir...

Bazan küresel imparatorluk uğruna kendi ülkelerindeki masum insanları dahi gözden çıkarırlar... Finanse edip körükledikleri terörizm, zaman zaman kendilerine de zarar verdiği iddiası ile yeraltı zenginliklerine sahip olan veya uyuşturucu ticaretini yönetebilecekleri ülkeleri işgal ederler...

New York’taki İkiz Kuleler’e 2001 yılı 11 Eylül’ünde yapılan planlı saldırı akabinde işgal edilen Afganistan ve 2 yıl sonrasında özgürlük getireceğiz iddiası ile parçalanan Irak, günümüzün en güzel örnekleridir...

2007 yılında ABD Savunma bakanlığı terörle savaşmak için 162 milyar dolarlık bütçe ayırır... Halbuki ayni yıl dünya genelinde terörist olaylar yüzünden öldürülen insan sayısı 2 bin civarında iken, bunun sadece 70’i Amerikalı idi... Öte yandan Kalp yetmezliğinden Amerika’da her yıl ölen 450 bin insanın kurtarılabilmesi için ayni yılda ayrılan bütçe sadece 3 milyar dolar oldu...

2008 yılında hem yurt içinde hem de yurt dışında gelişen Anti Amerikancı düşünceye karşı kurumsal yapıyı korumak için 1 milyon kişi terörist listesine dahil edilerek takibe alınır...

Terörizmi besleyerek dünyadaki parayı idare eden bu uluslararası güçlerin konuşlandığı ülkelerin başında gelen ABD’deki masum halk da bir gün gelir ülkelerinin dünya genelinde uyguladığı entrikaları fark edip buna bir dur diyeceğini umarım...

Günün Sözü

Gelişebilmeniz için hata yapmaktan korkmayın, risk alın. Acı, sizi cesaretlendirir. Cesurluğu deneyimleyebilmek için, başarısızlığı tatmanız gerekiyor.

Ünlü yazar Mary Moore’ın bize verdiği bu tavsiye için söyleyecek başka söz yok sanırım.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI