Libya’daki Son Gelişmeler - ADEM AKÖL

12 Şubat 2021 Cuma 00:42

Libya Lideri Muammer Kaddafi, 2011 yılında öldürülmeden sadece 2 yıl önce Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kuruluna ilk kez katılır ve kendine tanınan sürenin sekiz katı, yani 96 dakikalık bir konuşma yapar.

BM Genel Kurulu’nun yapıldığı 2009 yılında dünya genelinde 20 bin kişi hayatını kaybetmişti… Bunun üzerine yaptığı ateşli konuşmasında Kaddafi; kapitalist ülkelerdeki şirketlerin aşı satabilmek için virüs üretebileceğinden dolayısıyla aşıların ücretsiz dağıtılması gerektiğini vurgular… Üretilen virüsün tüm dünyaya yayılacağını ve sonra da yüksek miktarlarda aşı satılacağından bahseder… “Önce çözüm bulmak zaman alıyormuş gibi davranılacak, insanlar perişan edilecek; ancak aşı çalışmaları önceden hazır olan kapitalist şirketler ve para baronları, bu işten büyük kazançlar elde edecek” der Libya Lideri.

Arap Baharının etkisiyle 2011 yılında çıkartılan iç savaş sonucunda 42 yıllık rejim yıkılır ve Muammer Kaddafi linç edilerek öldürülür… Ölümü ile ilgili birçok yorum yapılır… Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton “geldik, gördük ve o öldü” sözleri büyük tepki alır.

Kaddafi’nin, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin görevlendirdiği ajan tarafından öldürüldüğü iddia edilir… Dönemin İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi “Kaddafi’nin yakalandığı haberleri geliyor; bu savaşın bittiğinin işaretidir” der… İngiltere Başbakanı David Cameron; Libya halkının artık kendisine demokratik ve güçlü bir gelecek kurabileceğini iddia eder… Dönemin Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev ise “umarız Libya’da artık barış olacak ve ülke, modern ve demokratik bir devlet haline gelecek” der.

Ancak söylenenlerin hiçbiri,  Kaddafi sonrası Libya’sında gerçekleşmez… Ne savaş biter ne de barış olur Libya’da… Ülkede modern ve demokratik bir devlet kurulamaz geçen 10 yıl içerisinde… Libya halkı; bırakın güçlü bir gelecek kurmayı, yarınından bile mahrum bırakılır sürekli yaşatılan çatışmalar yüzünden.

Sonra devreye Türkiye Cumhuriyeti girer ve yarattığı güç dengesi yüzünden çatışmalar büyük oranda durulur… Ancak güçlü bir çözüme ve kalıcı barışa ihtiyacı vardır Libya halkının.

BM’in çabaları sonucunda, ülkenin siyasi dengelerinden oluşturulan 75 üyeli Libya Siyasi Diyalog Formu nihayet 5 Şubat günü İsviçre’de toplanır… Amaç, ülkeyi 24 Aralık 2021’de seçime götürecek bir Başkanlık Konseyi oluşturmaktır… Dört farklı liste katılır oylamaya; ilk turda hiçbir liste gerekli olan 3’te 2’lik oyu toplayamaz ve 2. tur yapılır.

İkinci turda büyük şans verilen listenin başındaki Akile Salih, Doğu Libya’yı işgali altında tutan General Hafter’in Meclis Başkanıdır… Ancak o yöndeki tahminlere rağmen seçilemez Akile salih.


Diğer listede bulunan 4 isim ise 75 oydan 39 oyu alarak Libya’nın seçim hükümetini kurma hakkını elde eder… Başkanlık Konseyi Başkanlığına Muhammet Menfi, Başbakanlığına da Abdulhamid Dibeybe seçilir.

BM’in resmen tanıdığı Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti, Türkiye ile Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) anlaşması imzaladığı dönemde Yunanistan’dan kovulan Atina Büyük Elçisi olarak belleklerde kalır, Muhammet Menfi… Üstelik batıdaki hükümeti destekleyen, Türkiye yanlısı bir isimdir… Abdulhamid Dibeybe ise ‘Libya’nın Geleceği hareketini’ kurarak batıdaki aşiretlerin desteğini almış, varlıklı bir aileden gelen sevilen birisidir.

Türkiye Cumhuriyeti, seçimi kazanan listeyi onaylar; hatta Cumhur Başkanı Erdoğan, Menfi ve Dibeybe’yi bizzat arayarak tebrik eder… İşin garip tarafı ilk başta; Türkiye’nin karşısında duran Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan (SA) da listeyi onaylar, sonrasında ise Türkiye ile Rusya’nın ayni liste üzerinde anlaşma yaptıklarını iddia ederler.

Kim ne derse desin, Türkiye’nin onay verdiği Başkanlık Konseyinin Libya’da geçici bir hükümet kurup; ülkeyi sorun yaşamadan demokratik bir seçime hazırlayarak, 10 yıldır devam eden kaosun sonlanmasının ardından, üniter ve bağımsız bir Libya’nın kurulacak olması; öncelikle Libya halkı, sonrasında da bölge barışı için büyük önem taşımaktadır.

Günün Sözü

Batılılar geldiklerinde, ellerinde İncil, bizim elimizde toprak vardı. Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler. Gözümüzü açtığımızda ise bizim elimizde İncil, onların elinde topraklarımız vardı.

Jomo Kenyatta

Kenya Kurucu Devlet Başkanı

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI