Libya’ya Aman Dikkat..! - ADEM AKÖL

7 Temmuz 2021 Çarşamba 09:58

Hatırlayacaksınız, BM’nin (Birleşmiş Milletler) çabası sonucunda Libya’nın Doğu, Batı ve Güney bölgelerinden mevcut siyasi iradeyi yansıtan 75 delege seçilerek kurulan “Libya Siyasi Diyalog Formu” geçtiğimiz 5 Şubat günü İsviçre’de toplanarak, ülkeyi 24 Aralık 2021’de seçime götürecek bir Başkanlık Konseyi oluşturulur.

Oldukça çekişmeli geçen bir oylama sonucunda, ülkenin doğusunu kontrolü altında tutan insan kasabı Halife Hafter’in Meclis Başkanı’nın listesi seçimi kaybeder… Türkiye’nin onayladığı Abdülhamid Dibeybe’nin listesine seçim hükümetini kurma görevi verilir… Dibeybe, Başbakan olmasına olur da, Başkanlık Konseyi Başkanlığına Hafter’in adamı Muhammed Menfi getirilir… Üstelik Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturan Leyla el-Menguş da Hafter yanlısıdır.

Aslında Türkiye, Libya ile Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) anlaşması imzaladığı dönemde Atina Büyükelçisi olarak görev yapmakta olan Muhammet Menfi, sırf bu yüzden Atina’dan kovulmuş olması onun Türkiye ile bir yakınlığı olduğu imajını bırakmıştı o dönemde… Ancak, sonraki süreçteki tutumu yüzünden, hiç de öyle olmadığı açık açık belli olmuştu.

İki ay kadar önce Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genel Kurmay Başkanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı Hakan Fidan’dan oluşan güçlü bir kadro Libya’ya ziyarette bulunurlar… Çavuşoğlu ile yaptıkları görüşme sonrasında basın toplantısında konuşan Menguş ise “Libya topraklarındaki tüm yabancı güçlerin ve paralı askerlerin varlığının sonlandırılması” çağrısında bulunarak, daha o günden Türkiye’ye karşı tepkisini açığa vurmuştu.

Abdülhamid Dibeybe’nin Başbakanlığında kurulan seçim hükümetinin görevi; ülkenin genelindeki tüm kurumları ve orduları bir çatı altında toplayarak, hazırlanacak anayasa çerçevesinde bir bütün olarak 24 Aralık’ta ülkeyi seçime götürmekti… Ama gelin görün ki, Halife Hafter kontrolü altında tuttuğu Libya’nın doğusunda bulunan Bingazi’ye, Dibeybe’nin gitmesini engeller… Rusya’nın paralı askerlerinin elinde bulunan Sirte’ye de hükümet yetkililerinin girişine izin verilmez.

Bunun üzerine 75 üyeden oluşan “Libya Siyasi Diyalog Formu” bir uzlaşı ümidi ile İsviçre’de bir araya gelir geçtiğimiz günlerde… Ancak ne seçimler ne de yeni anayasaya yönelik hiçbir ortak görüş üretilemez yapılan çalışmalar sonucunda.

Halife Hafter tarafının talep ettiği, kabul edilmesi imkansız olan 2 husus vardır… “Ben, askeri kimliğimle seçime girerim, istifa etmem” diyor Hafter… Dahası, çift vatandaşlığa sahip olanların da seçime katılabilmesine olanak tanınmasını talep ediyor… Çünkü hem Libya, hem de ABD vatandaşıdır Hafter; kimin maşası olduğu ve ne yapmaya çalıştığı apaçık ortadadır yani.

Çok bariz bir şekilde seçimleri baltalamaya çalışan Hafter, bir gazeteciye verdiği röportajda “seçimlerin yapılamayacağını anladığımız an, Trablus’u yeniden ele geçirmek için saldırıp milisleri temizleyerek işgali ortadan kaldıracağız” diyor.

Seçim hükümeti kurulduktan sonra, uzun bir süre sesi soluğu çıkmayan Hafter’i cesaretlendirerek yeniden kafa tutmasını teşvik eden arkasındaki güçlerdir muhakkak… Ülkedeki petrolün yüzde 75’ini elinde bulunduran Rusya, Mısır ve BAE’nin desteklediği örgütler, Libya’nın bölünmesinden yanadır.

Mısır’ın darbeci Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi, yaptığı darbenin 8. yıldönümü olan 3 Temmuz’da, Libya sınırında oluşturduğu donanma üssünün açılış töreninde çok net bir mesaj gönderir Türkiye’ye… Soluna Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed Menfi’yi, sağına ise BAE Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed’i alarak selamlar askeri birlikleri… Üstelik Fransa’dan üst düzey askeri bir heyet ve Yunan Savunma Bakanı da törende ona eşlik eder.

Türkiye’ye bir de Atina’dan mesaj gider ayni günlerde… Tobruk’taki meclis başkanı Hafter’in sağ kolu Akıle Salih; davetli olarak gittiği Atina’da, Yunan Parlamentosu Başkanı Konstantinos Tasulas ve Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile yaptığı görüşme sonrasında “önceki Libya Başkanlık Konseyi’nin Türkiye ile MEB anlaşması imzalama yetkisi yoktu” der… Dendias ise, yabancı askeri güçlerin Libya’dan çekilmeleri gerektiğini belirtir.

Anlaşılan odur ki Hafter’in bu işin peşini bırakmaya hiç niyeti yok… Mısır ve BAE’yi arkasına alarak, Rusya’nın bölgede bulundurduğu paralı Wagner askerlerinin de varlığını kendi lehine kullanarak, Trablus’a yeni bir saldırı düzenlemeyi planlıyor… Bu saldırının, seçim tarihi olan 24 Aralıktan çok önce olacağı kesin… Kendinin de açık bir şekilde ifade ettiği gibi saldırı başlatacak fırsat yakalamaya çalışıyor Hafter.

Türkiye bunu görüp, önlemini almıştır muhakkak… Ancak bu kez durum biraz daha karışık galiba… Tetikte bekleyen, bir sürü leş kargası var etrafta… Aman DİKKAT..!

Günün Sözü

Neye inandığımız veya ne düşündüğümüzle sonuca varmak çok zayıf bir ihtimaldir. Sonuca ulaşabilmenin tek yolu sadece ne yaptığımızla mümkün olur.

John Ruskin

Kraliçe Victoria döneminin ünlü sanat eleştirmeni ve yazarı

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI