NATO - ADEM AKÖL

19 Mart 2020 Perşembe 01:01

‘North Atlantic Treaty Organization, NATO’ veya Türkçe adıyla; ‘Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ 4 Nisan 1949’da 12 ülke tarafından kurulan ve sonrasında farklı dönemlerde 17 ülkenin daha katılmasıyla oluşan, toplam 29 üyeli uluslararası bir askeri ittifak örgütüdür.

Soğuk savaş sırasında, Sovyet tehdidine karşı ortak bir savunma antlaşması olarak; Belçika, Birleşik Krallık, Fransa, Hollanda ve Lüksemburk tarafından 17 Mart 1948’de imzalanan Brüksel Antlaşmasının devamı olarak; ABD, Danimarka, İtalya, İzlanda, Kanada, Norveç ve Portekiz’in de katılımıyla kurulur NATO.

Türkiye ve Yunanistan 18 Şubat 1952’de kabul edilirler NATO’ya... Almanya 1955; İspanya 1982; Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya 1999; Bulgaristan, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya, Slovakya ve Slovenya 2004; Hırvatistan ve Arnavutluk 2009; Karadağ’ın ise 2017’de kabulü ile üye sayısı 29’a yükselir.

Washington’da imzalanan ‘Kuzey Atlantik Antlaşması’na göre; üye ülkelerin güvenlik ve bağımsızlıkları; politik ve askeri yöntemlerle koruma altına alınmış oluyor... Herhangi bir dış güçten gelebilecek saldırıya karşı ortak savunma yapılması öngörülüyor.

Merkezi, Belçika’nın başkenti Brüksel’de olan NATO’nun toplam askeri harcaması, dünya savunma harcamalarının yüzde 70’inden fazladır... NATO’ya üye her ülke, GSYİH’sının en az yüzde 2’sini savunmaya ayırması şartı vardır.

Kuzey Atlantik Antlaşması’nın; silahlı bir saldırıya uğrayan örgüte üye ülkelere yardım edilmesini öngören 5. Maddesi NATO tarihinde ilk ve tek kez 2001’deki 11 Eylül saldırılarından sonra uygulandı... Bu saldırıların ardından NATO askerleri Afganistan’da konuşlandırıldı.

Antlaşmanın 4. Maddesine göre ise; herhangi bir üyenin toprak bütünlüğünün, bağımsızlığının veya güvenliğinin tehdit altında olması durumunda; diğer üyeler, istişare için toplantıya çağrılabilir... NATO üyeleri, 4. maddeye istinaden bugüne kadar; 2003’te Irak savaşı sırasında; 2012’de Suriye iç savaşı sırasında silahsız bir keşif uçağımızın düşürülmesi ve daha sonra sınırlarımıza havan topu atılması; 2015’te ise Irak ve Şam yönetimlerinin ülkemizin toprak bütünlüğüne yönelik tehditleri nedeniyle; ve 27 şubatta İdlip’te 33 Mehmetçiğimizin şehit edilmesi ile Türkiye tarafından, 2014’te ise Rusya’nın Kırım’a müdahalesi sırasında Polonya tarafından toplam 6 kez toplantıya çağrıldı.

Geçtiğimiz 18 Şubat tarihinde “Türkiye’nin NATO Üyeliğinin 68. Yılı: Stratejik İttifakın Güçlü Üyesi Türkiye” isimli bir panel düzenlendi Kalkınma Ajansı’nın toplantı salonunda, İletişim Başkanlığı tarafından.

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Yeşiltaş moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde; İstanbul Milletvekili ve NATO Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkan Vekili, Ahmet Berat Conkar ve İstinye Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi, Doç. Dr. Aylin Ünver Noi; Türkiye’nin, NATO’ya üye ülkeler içerisinde ikinci büyük askeri güce sahip olması hasebiyle önemini izah ettiler katılımcılara.

Oldukça yararlı bilgilerin aktarıldığı panelde katılımcıların sorularına da yanıtlar verildi... Ancak, yıllardır vatandaşın kafasını kurcalayan iki husus; NATO’nun kuruluş amacının yeniden sorgulanması gereğini ortaya koymuştur.

Türkiye Cumhuriyeti, 40 yıldır; gerek içerden, gerekse sınırları ötesinden maruz kaldığı terörist saldırılar karşısında niye hep yalnız brakıldı ve hala brakılmaya devam ediliyor?

Türkiye Cumhuriyeti’ni hem içerden, hem de dışarıdan yıllarca kemirmiş olan ve kemirmeye devam eden örgütün elebaşısı; niye hala NATO’nun en güçlü üyesi tarafından misafir ediliyor?

Bu sorulara mantıklı cevaplar verilmesi halinde, emin olun Türkiye; NATO’nun ‘güçlü üyesi’ değil, ‘en güçlü üyesi’ konumuna gelecektir.

Günün Sözü

‘Cesaret’ kaslarımız gibidir, kullandıkça güçlenir.

Ruth Gordon, Amerikan film yıldızı ve senarist:

Hayatımızın her alanında amacımıza ulaşabilmemiz cesaretli adımların atılmasıyla mümkündür... Elde edilen her başarı; sonrasında daha büyük hedeflere ulaşabilmek için gerekli olan cesareti oluşturur.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI