NATO Zirvesi Ardından ŞUŞA’da Verilen Mesaj - ADEM AKÖL

18 Haziran 2021 Cuma 01:53

Geçtiğimiz Pazartesi, Belçika’nın başkenti Brüksel’de 30 üye ülke liderinin katılımıyla gerçekleşen zirvede, ABD eski Başkanı Trump döneminde kan kaybeden NATO’nun, alınan yapıcı kararlarla daha fazla güçlenmesinin en önemli adımı atılmış oldu.

Zirveye katılan liderlerin birçoğuyla, ikili görüşme yapma olanağını yakalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazılarıyla hoş olmayan diyaloglar yaşamış olsa da, özellikle ABD Başkanı Biden, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile yaptığı görüşmelerin yapıcı seyretmiş olması, önümüzdeki dönemde pozitif yansımalar yaratacağı aşikardır.

Zirve sonrasında yapılan açıklamalarda; zirve öncesi, gerek ABD gerekse Türkiye tarafından basına sızdırılan ‘masaya yatırılacak konuların’ bazılarından hiç bahsedilmemesi, onların dikkate alınmadığı anlamına gelmez… İki liderin teknik heyetleri, aylardır belirlenmiş konular üzerinde yaptıkları çalışmaları dosyalar halinde zaten masa üzerine koymuşlardı.

Üye ülkelerin birçoğu kendi aralarındaki ihtilafları görüşme fırsatı yakalamış olsa bile, hiç kimse; zirvenin esas amacının, NATO’nun 10 yıllık geleceği ile ilgili yapıcı kararların üretileceği bir platform niyetiyle düzenlendiğini göz ardı etmesin… Burada önemli olan, üye ülkelerin ittifak içerisindeki pozisyonları, bizi doğrudan ilgilendiren ise kendi ülkemizin pozisyonuydu.

Ve Türkiye, zaten bilinen güçlü pozisyonunu zirvedeki kendinden emin duruşuyla bir kez daha kanıtlamış oldu… Bu sağlam duruştan hoşlanmayıp, gerçekleri saptırarak asılsız yorumlar yapıp Türkiye’ye zarar vermek isteyenler muhakkak olmuştur, olacaktır da… Yabancı basın organlarında bunu anlamak mümkündür de, kendi yayın organlarımızın bazılarında yer alan tahammülden uzak, kalleşçe tutum sergileyenleri anlamak imkansızdır… Onlar zaten bu ülkenin çocuğu olamazlar.

Erdoğan-Biden görüşmesinde özellikle ele alınan, basının fazla yer vermediği ancak şu sıralar ekonomimizi ilgilendiren çok önemli bir madde vardı… ABD ile Türkiye arasında 100 milyar dolar olarak hedeflenen, ancak 22 milyar dolarda kalan ticaret hacminin artırılabilmesi için görüşmelerin hemen başlatılması kararı idi bu.

Türkiye için en önemli sorunların başında gelen PKK/YPG, S400, F35 ve 1915 konularının Erdoğan-Biden görüşmesinde somut olarak ele alınmamış olması, ki öyle bir algı yaratılmış da olabilir; kim bilir belki de Türk heyetinin bir taktiği idi… Nitekim TSK’nın son zamanlarda yoğunlaştırdığı operasyonlar sonucunda PKK’nın neredeyse kökü kazınmış oldu… Öte yandan Türk Savunma Sanayii bünyesinde yapılan hummalı çalışmalar sonucunda, Türkiye zaten yakın bir gelecekte kendine özgün savunma sistemlerini kurabilecek, F35’lerden daha gelişmiş teknolojiye sahip taarruz uçakları üretebilecek duruma muhakkak gelecektir… Bunlar gerçekleştikten sonra, varsın dünya istediği kadar 1915’i diline dolasın.

Zaten Brüksel zirvesinin hemen ardından Bakü’ye uçan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile birlikte dünyaya verdikleri mesaj çok anlam ifade ediyor… Çok net bir şekilde verilen “Ankara Bakü, Bakü Ankara için” mesajı; dost ülkeleri sevindirmiş, düşman ülkeleri ise yeniden düşünmeye sevk etmiştir.

Azerbaycan’ın kültür başkenti olan ve 1992 yılında Ermenistan tarafından işgal edildikten sonra 44 günlük Karabağ savaşları sırasında geçtiğimiz yılın sonlarında özgürlüğüne kavuşturulan Şuşa kentinde ‘tek millet iki devlet’ sözünü perçinleyen anlaşama imzalandı iki ülke arasında… İmzalanan “ŞUŞA Beyannamesi” ile iki ülke, aralarındaki savunma ve sanayii işbirliğini daha fazla geliştirecek, Zengezur koridoru üzerinden kara ve demiryolu ulaşımını gerçekleştirecek ve serbest dolaşımı sağlayacak.

“ŞUŞA Beyannamesine” imzalar atıldıktan sonra, bir zamanlar eski Ermenistan Başbakanı Paşinyan’ın dünyaya göstere göstere Koçari oynadığı CIDIR ovasına gidilerek, orada düzenlenen etkinlikler sırasında bu kez de Erdoğan’ın alkışla tuttuğu tempo eşliğinde İlham Aliyev müthiş bir Kafkas dansı sergiler.

Verilen mesaj, çok nettir… Özetle; Türkiye’nin güvenliği tehdit edildiğinde, Azerbaycan tehdit olarak algılayacak; Azerbaycan tehdit edildiğinde, Türkiye tehdit olarak algılayacak… Artık sınır, Hazar Denizine kadar uzanmıştır…

Günün Sözü

Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır.

Hz. Mevlana

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI