NATO Zirvesi ve Erdoğan-Biden Buluşması - ADEM AKÖL

16 Haziran 2021 Çarşamba 08:44

Nihayet beklenen gün geldi ve geçtiğimiz pazartesi, büyük buluşma gerçekleşti… Erdoğan-Biden buluşmasından, daha somut sonuçlar çıkması arzu ediliyordu belki ama, biriken bu kadar sorunun 45 dakikalık bir görüşmede çözülmesini beklemek çok iyimser bir yaklaşım olurdu… Zaten Brüksel’e Türkiye-ABD ilişkilerini masaya yatırmak için değil, NATO’nun 2030 perspektifini belirlemek için gidilmişti.

Erdoğan-Biden buluşmasını daha gerçekçi analiz edebilmek için, zirve sonrası yapılan basın toplantısında Genel Sekreter Jens Stoltenberg’in 30 NATO üye ülke lideri tarafından onaylanan, 7 başlık altında sıraladığı 10 yıllık ‘yeniden yapılanma’ maddelerine bakmak gerekir… NATO’nun yeni politikasını “Çin’le rekabet, Rusya’yla hesaplaşma, İran’la denge” diye özetleyen Genel Sekreter; askeri, sivil ve alt yapı olmak üzere, sahip oldukları 3 farklı bütçeyi arttırarak, NATO’nun gücüne güç katmayı hedeflediklerini söylüyor.

“Siyasi danışma mekanizmasını artırmaya karar verdik” diyor Stoltenberg.

“Savunma sistemlerimizi artırmaya karar verdik, bu anlamda siber savunma ile uzay savunması önceliğimiz olacak”.

“Toplumlarımızın dirayetini artırmaya karar verdik. Türkiye için güvenlik tedbirlerine katkımız arttı, bunun tam olarak uygulanmasını sağlayacağız”.

“Teknolojik üstünlüğümüzü daha fazla artırarak, savunma sanayimizi geliştireceğiz”.

“Uluslararası nizamı korumak için çabalarımızı artıracağız. Afganistan sorunu için gerekli fonları oluşturacak, askeri faaliyetleri durduracağız”.

“AB ile daha yakın ilişki kuracağız”.

“İklim değişikliğinin önemini idrak ederek gerekeni yapacak ve 2050 yılında sıfır karbon salınımı seviyesine muhakkak ulaşacağız”.

Stoltenberg’in sıraladığı 7 maddeyi incelediğimiz zaman, NATO ittifakının bir tekini dahi Türkiyesiz gerçekleştiremeyeceğini görürüz… Bulunduğu coğrafyanın stratejik önemi ve ABD’den sonra NATO’nun ikinci büyük askeri gücü olması, Türkiye’yi 30 üye ülke içerisinde özel bir konuma sokmaktadır, nitekim zirvede hatıra fotoğrafı çekilirken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Biden yanında yer alması, rastlantısal değildir… Biden’ın, Erdoğan’ın oturduğu yere gelerek onunla bir süre muhabbet etmesi ise göz ardı edilecek bir durum değildir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brüksel’de zirve öncesinde soruları yanıtlarken; zirvede konuşulacak konularla ilgili sıraladığı başlıkların bazılarının ele alınmamış olmasını olumsuz yorumlamamak gerekmektedir… 14 Haziran Brüksel, bir NATO zirvesiydi ve doğal olarak; Trump döneminde oldukça kan kaybetmiş bu ittifakın yeniden diriliş toplantısı olacaktı… Öyle de oldu… NATO bu zirveden güçlenerek çıktı ve bu gücü oluşturan en büyük dayanaklardan birinin, hatta olmazsa olmazının Türkiye olduğu bir kez daha teyit edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zirvede birçok liderle ikili görüşme yapma fırsatını yakaladı… Macaristan, Litvanya, Letonya, Fransa, İngiltere, Yunanistan, Almanya, İspanya, Hollanda ve Amerika liderleri ile ayrı ayrı çok olumlu görüşmeler yaptı… Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron ve Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ile yapılan görüşmeleri en az ABD Başkanı Joe Biden’la yapılan kadar önemli kabul etmek gerekmektedir.

İkili görüşme sonrasında Biden’ın “Erdoğan’la çok başarılı bir görüşme yaptık” ifadesinin anlamı büyüktür… Macron’un çok açık bir dille İslam’a karşı olmadığını ifade etmiş olması, karşı karşıya gelinen Libya ve Suriye’de ilerleme sağlayabilmek için iki liderin birlikte hareket etme arzusu ve Türkiye’nin AB ile daha fazla diyalog içerisine davet edilmesi, AB liderliğine hazırlanan Macron’un Türkiye’yi hedefinden çıkarıp yanına almak istemesinin işaretidir… Miçotakis ile yapılan görüşmede ise Erdoğan’ın “masada birikmiş olan sorunları üçüncü şahısları işe karıştırmadan doğrudan birbirimizi arayarak yapıcı diyalog çerçevesinde çöze çöze yol alabiliriz” yönündeki yaklaşımı ve Yunanistan Başbakanı’nın da buna olumlu yaklaşması, kayda geçirilmelidir.

“Uluslararası ilişkilerde ebedi dostluklar ve ebedi düşmanlıklar yoktur; ebedi çıkarlar vardır” gerçeği çerçevesinde geçen görüşmelerin ne kadar meyve vereceğini önümüzdeki dönemde göreceğiz… Uzun bir süredir kilidi pas tutmuş diyalog kapılarının açılmış olması bile bugün için büyük bir gelişmedir.

Günün Sözü

Bir insanın en büyük hatası başkalarına gereğinden fazla değer vermek değil, kendine hak ettiğinden daha az değer vermektir.

Gabriel Garcia Marquez

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI