Okuma Alışkanlığı - ADEM AKÖL

20 Şubat 2019 Çarşamba 09:47

Bizi Yaratan’ın gönderdiği ilk emirdir “oku...” Sadece okumakla kalma; oku ve öğren diyor Yaratan... Öğren ki kendine, ailene, kentine, ülkene ve dünyana faydan olsun... Oku ki neyin iyi, neyin kötü olduğunu öğrenebilesin...

Peki, okuyormuyuz?.. İstatistikler öyle göstermiyor... İstatistiklere göre Türkiye’deki durum berbat... “Görünen köy kılavuz istemiyor zaten...” Etrafımıza bakmakla okuma oranının gittikçe azaldığını rahatlıkla anlayabiliyoruz... Fazla uzakta değil, yakın çevremizde cereyan eden olaylara bakmakla ne kadar okuyup, ne kadar anladığımızı ölçmek mümkün...

Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) verilerine göre, Türkiye kitap okuma oranında dünyada 86. sırada... Neredeyse yoksul Afrika ülkeleriyle ayni...

Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre kitap, Türk insanının ihtiyaç listesinin 235. sırasında yer alıyor... Yüz kişiden sadece 4 kişi kitap okuyor...

İlk insanların, olayları anlatabilmek için mağara duvarlarına yaptıkları resimlerin gelişmesi ile zamanla yazı sistemi doğuyor... Günümüzden 4 bin 600 yıl önce Sümerler geliştirir ilk yazı sistemini...

Kitabın tarihi ise, yazının gelişmesi ve kağıdın keşfedilmesi ile başladı... Johannes Gutenberg’in matbaayı icat etmesi ile kitap basımı yaygınlaştı...

Bugün dünya insanı kişi başına yılda ortalama 1.30 dolar harcıyor kitaba... Bu miktar Türkiye’de sadece 0.25 dolar... Dünya ortalamasının yüzde 20’si...

Rakamların bu kadar üzücü olmasına rağmen, Türkiye’nin çeşitli merkezlerinde düzenlenen kitap fuarları her yıl dolup taşıyor: Geçtiğimiz yıl, İstanbul Uluslararası Kitap Fuarı’nı 650 bin, Kayseri Kitap Fuarı’nı 580 bin, İzmir Kitap Fuarı’nı 450 bin,  Çukurova Kitap Fuarını 350 bin ve Ankara Kitap Fuarı’nı 300 bin kişi ziyaret etmiş...

Bu da fuarları ziyaret edenlerin büyük bir kısmının aslında okuyucu olmadığını gösteriyor...

En fazla kitap okuyan ülkelerin başında yüzde 21 oranla İngiltere ve Fransa geliyor... Yüzde 14 Japonya, yüzde 12 ABD, yüzde 9 İspanya ve ne yazık ki yüzde 0.1 yani binde 1 oranla Türkiye...

Yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de basılan kitapların yüzde 58’i ders kitabı, geriye kalan yüzde 42’lik kısmın, yani okunan kitapların yüzde 65’inin konusu ise aşk...

Okullardaki çocuklarımızın başarısının büyük bir kısmı, okuduğunu doğru ve hızlı anlayabilme becerisine dayanıyor... Günde sadece 20 dakika kitap okuyan bir çocuğun, okulda daha başarılı olduğunu gösteriyor araştırmalar...

Peki, çocuklarımıza okuma alışkanlığını nasıl kazandırabiliriz?..

Pazarlama tekniğinde 4 temel adım vardır:

1-     Farkındalık; pazarlanacak ürün veya hizmetin var olduğunu göstermek,

2-     İlgi; ürün veya hizmete karşı ilgi uyandırmak,

3-     İstek; ürün veya hizmet için istek oluşturmak,

4-     Aksiyon; satın alma işlemini gerçekleştirmek...

Bu adımların tümü de yeni müşteri kazanmaya yöneliktir, biri olmadan sonuca ulaşmak çok zor...

Çocuklarımıza kitap okuma alıikanlığını aşılamaya çalışırken pazarlama tekniğinin bu adımlarını takip ederek daha başarılı sonuçlar yakalayabiliriz:

İşe önce ‘farkındalık’ yaratarak başlayabiliriz; çocuklarımıza, oyun, bilgisayar, telefon dışında ‘kitap’ denen bir nesnenin varlığını göstermemiz lazım öncelikle... Onu bir kitapçıya, bir kütüphaneye götürerek veya eve kitap alarak yapabiliriz bunu...

Sonra ilgisini çekecek eylemlerde bulunabiliriz; Bunun en etkin yöntemi, anne babanın evde kitap okumasıdır... Bir süre sonra çocuğun ilgisini de çekecektir...

İlgi oluştuktan sonra, isteğe bağlı olarak çocuğun tercihleri tesbit edilmelidir...

Tercihler belirlendikten sonra yaşına uygun, öğretici ama sıkıcı olmayan kitaplar hediye edilmelidir çocuğa...

Biz genelde, 1. maddeden, 4. maddeye doğrudan geçiş yapıyoruz; yani “bu kitap okunacak” diyoruz... Olmaz öyle şey...

Birçok alışkanlıkta olduğu gibi, okuma alışkanlığı da küçük yaşlarda kazanılır ve bunun devamlılığı çok önemlidir...

Anne babanın kitap okumadığı bir evde çocuğunuzun bu alışkanlığı kazanmasını beklemek veya bunu baskıyla sağlamak mümkün değildir...

Ülkemizde okuma alışkanlığı gittikçe azalıyor diye hayıflanmaktansa önce kendimize bir bakmalıyız; TÜİK rakamlarına göre, Türkiye’de kitap okumaya ayrılan zaman günde sadece 1 dakika, ama 6 saat televizyon seyrediyoruz, 3 saat internetteyiz...

Ne kadar acı, değil mi?..

Günün Sözü

Bir şeyi hakikaten yapmak istiyorsan bir yolunu muhakkak bulursun, istemiyorsan bir mazaret bulursun.

Amerikalı girişimci ve yazar Jim Rohn’un bu sözü çok açık ve net sanırım...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI