Papa’nın Irak Ziyareti - ADEM AKÖL

17 Mart 2021 Çarşamba 00:25

İtalya’nın kuruluşu ile birlikte yaklaşık 2 bin yıldır varlığını sürdüren İtalya’nın başkenti Roma’da; sadece 60 futbol sahası büyüklüğünde, bin kişilik nüfusu olan dünyanın en küçük şehir devletidir Vatikan… Mutlak Monarşi ile Papa’nın yönettiği Vatikan, bütün dünyadaki 1 milyar 200 milyon Katolik Hristiyan’ın kalbinin attığı yerdir.

Yıllık 400 milyon dolarlık bir bütçeye sahip olan Vatikan’ın; dünya genelinde yönettiği 200’den fazla dergi ve gazetesi, 154 radyo ve 49 TV kanalı vardır… Medya gelirleri dışında Katoliklerden kesilen kilise vergileri, bağışlar, sahip oldukları şirket gelirleri, bankacılık ve faiz gelirleri, hisse senedi gelirleri ve turizmden hatırı sayılır kazanç elde etmektedir.

Türkiye, Vatikan ismini 1983 yılında dönemin Papa’sı II. Jean Paul’e yapılan suikast girişimi ile oldukça sık duyar olmuştu… Suikasti yapan Mehmet Ali Ağca, 2010 yılında cezaevinden çıktıktan sonra basına verdiği demeçte, suikasti Vatikan hükümetinin verdiği 50 bin dolar karşılığında yaptığını söylemişti.

Tarihinde ilk kez 2013 yılında Avrupa dışı bir ülke olan Arjantin’den seçilen bugünkü Papa Francis’in dönemi ise sık sık skandallarla çalkalanmıştır… Eşcinsel ilişkiler ve çocuk istismarları yüzünden oluşan tepkileri göğüsleyebilmek için Papa Francis kürsüye çıkıp halktan özür dilemek zorunda kalmıştı… Ancak daha sonra, eşcinsel evliliklere onay vermesi, yeniden tepki toplamasına neden olur.

Bu ayın başında, Papa Francis 4 günlük bir ziyaret gerçekleştirir Irak’a… Pandemi öncesinde planlanmış bir ziyaret olmasına rağmen; uluslararası görüşmelerin bile telekonferans sistemi ile yapıldığı bir dönemde, bombaların yağdığı Irak’ı 84 yaşında bir dini liderin ziyaret etmesi, üstelik bulunduğu ortamlarda maske kullanılmaması çok garip karşılandı bütün dünyada.

Şiilerin kutsal ve kurumsallaşmış kenti olarak kabul edilen Necef’i ziyaret ederek, Irak’ta büyük etkinliği olan Şii lider Ayetullah Sistani ile görüşür Papa Francis… Erbil’de 10 bin kişilik bir ayini yönetir, Kürt yönetimi ile görüşür… Musul’da kilise enkazları arasında dua eder… Ur antik kentinde kuran dinleyerek Müslüman ve Yahudi cemaat temsilcileriyle bir araya gelir.

Irak Başbakanı Kazimi; Papa ile Sistani’nin görüşmesi ve Ur’daki farklı din mensupları arasındaki buluşma vesilesiyle 6 Mart tarihini Irak’ta “Ulusal Hoşgörü ve Birlikte Yaşama Günü” ilan eder… Öte yandan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi, Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis için 6 farklı hatıra pulu bastırır… Pullardan birinde, Papa’nın resmi ile birlikte Türkiye’nin doğu ve güneydoğusu, sözde Kürdistan sınırları içerisinde gösterilmiştir.

Kısa bir süre önce Ankara’nın Bağdat ve Erbil ziyaretlerindeki olumlu havaya rağmen böyle bir pulun bastırılmasına anlam verilmez… İddia edildiği gibi pulun basılması bir hata değil, bilinçli olarak planlanmış bir işti… Papa’nın Irak ziyaretini Amerikan politikalarının bir uzantısı olarak görmek gerekmektedir çünkü…

İran’a karşı izlenmesi gereken politikada kararsızlık yaşayan ve koyu bir Katolik olan ABD’nin yeni Başkanı Joe Biden, Papa’yı Irak’a göndererek İran’ın tepkilerini ölçme planları yapmış olabilir… Diğer taraftan bastırılan pullar sayesinde de Türkiye’ye yoklama çekmiş olması kuvvetle muhtemeldir.

İran, Karabağ zaferinden sonra Güney Kafkasya’dan rahatsızlık duymaya başlamıştır… Ambargolar yüzünden oluşan ekonomik sıkıntılardan sürekli olarak rahatsızlık yaşıyor… Yeni bir seçim arifesinde olmasının yarattığı rahatsızlıklar var… Suriye ve Irak’taki durumlardan oldukça rahatsız… Suriye ve Irak üzerinden Türkiye’den rahatsızlık duyuyor… Diğer taraftan İsrail’in Orta Doğudaki yayılmacı politikası, İran’ı patlamaya hazır bir bombaya dönüştürmüş bulunmaktadır.

Öte yandan Astana-Soçi 3’lü görüşmelerinin ortağı olan; Çin ve Pakistan gibi önemli ülkelerle yakın ilişkiler içerisinde olan; Basra Körfezi’ndeki gerilimin belirleyicisi İran gibi bir ülkeye karşı, yeni ABD yönetiminin nasıl bir politika izlemesi gerektiğinin bir ön çalışmasıdır Papa’nın Irak ziyareti.

Günün Sözü

Aldığımızla yaşamımızı idame ettiririz fakat verdiğimizle hayatımızı oluştururuz.

Winston Churchill

İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere Başbakanı

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI