Provokasyon... - ADEM AKÖL

23 Nisan 2019 Salı 09:49

“Bir kişiyi, yahut da bir topluluğu; suç sayılacak bir eyleme, harekete itmek için tahrik etmek, kışkırtmak” diye izah edilir sözlüklerde ‘provokasyon...’ Fransızca kökenlidir... Dilimize başka ülkelerden ithal edilerek girmiş olması bile ‘provokasyon’ eyleminin başkaları tarafından icat edilmiş olduğunu gösterir...

Üniversite yıllarımda sağ-sol çatışmalarının en yoğun yaşandığı dönemde duymaya başlamıştım ‘provokasyon’ sözcüğünü... Çok masumane ve haklı gerekçelerle düzenlenmiş olan protestolar sırasında; birisi kalkar öyle bir slogan atar ki, milletin kanı kabarır... Arkasından ajitasyon yaratıcı bir slogan daha... Bir daha... Bir daha... Sonrasında bir bakmışınız ki o masumane protesto bir saldırıya dönüşmüş... Ayni ülkeyi vatan bilmiş insanlar birbirine girmiş... Etraf yakılıp yıkılmış... Hem cana, hem mala telafisi hiç de kolay olmayan bir ton zarar oluşmuş...

Peki, bu ‘provokatörler’ kimler?.. Amaçları ne?.. Çok basit... Dilimiz döndüğünce bu sütunlardan örnekler vererek açıklamaya, izah etmeye çalıştık hep...

Dünyamız, uluslararası finans gücünü elinde bulunduran Rothschild, Rockefeller, Du Pond, Li, Morgan, Soros gibi aileler tarafından yönetilmektedir... Bu aileler dünyadaki bütün ülkelerin üretim ve tüketim mekanizmalarını kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirme sistemine sahiptirler...

Hiçbir ülkenin yeraltı zenginliklerini, tarımsal gelirlerini, teknolojiden elde edilen kazancı tek başına o ülkenin insanına yedirmezler... Dünya genelinde kurdukları sistemi kullanıp muhakkak bir huzursuzluk yaratarak aslan payını kendileri alırlar...

Türkiye büyük bir ülke... Bulunduğu stratejik konum itibarı ile; fazla petrol olmasa da zengin yer altı kaynakları itibarı ile; verimli toprakları ile; yüksek miktarda tatlı su potansiyeli ile; ve çalışkan insanları ile; öteden beri dünyayı yöneten o ailelerin iştahını kabartmaktadır...

O yüzdendir ki on yıllardır; sağ-sol çatışmaları, PKK terörü, FETÖ illeti ve mülteci akınları ile yıpratılıp meşgul edilen ülkemizin daha fazla gelişerek yüz yıl öncesine kadar olduğu gibi dünyanın önemli bir bölümü üzerinde yeniden söz hakkı elde etmesinin önüne geçilmektedir...

Dünya yönetimini ellerinde bulunduran aileler kendilerine rakip değil, istediklerini yaptırabilecekleri zayıf hükümetler kurdurma gayreti içerisindedirler hep... Tersi durumlarda kesinlikle o ülke rahat brakılmaz...

Geçtiğimiz Pazar günü CHP lideri Kılıçdaroğlu’na saldırı düzenlendi bir şehidimizin cenaze töreni esnasında... Çok çirkin, bize yakışmayan bir görüntü servis edildi tüm dünyaya... Saldırganın kimliği önemli değil, saldırganın verdiği ifade çok önemli idi... “Galeyana geldim” diyordu saldırgan... Yani mevcut yüksek tansiyonlu durumdan faydalanıp zavallı insanları provoke eden satılmışlar vardı demek ki cenaze töreninde...

Bazı televizyon kanalları da haberi veriş şekilleri ile provokasyona devam ettiler olay sonrasında... Hatta içlerinden birisi, bu ülkenin en tepesinde bulunan makama, aklınca yapması gerekeni ukalaca ifadelerle, direktif verirmiş gibi söyleyerek aslında provokasyonun en büyüğünü yapmış oldular...

Herkesin bir beyni vardır... Kimi beyinler bir diğerinden daha çok çalışıyor olabilir... Ancak bu üstünlüğü ülkemiz yararına kullanmaları daha doğru olmazmı?.. Acı altında muhakeme kaabiliyeti körelmiş olan zavallıları kullanarak ülkemiz insanını birbirine düşürmek, dünyayı yöneten üç-beş tane ailenin ekmeğine bal sürer ancak...

Hangi görüşten olursa olsun, hangi siyasi parti mensubu olursa olsun, dayanışma ruhu ile, kendi beynimizi kullanarak, birlik içerisinde hareket etmek zorundayız... Bunu yapabilecek vatan ve insan sevgisi bizde fazlasıyla vardır...

Günün Sözü

Problemleri, onları yarattığımız düşünce ile çözemeyiz.

Modern fiziğin iki bacağından birisi sayılan “izafiyet” teorisinin yaratıcısı ünlü bilim adamı Albert Einstein’ın sadece yukarıdaki sözü bile, onun zekasının gücünü göstermeye yeterlidir sanırım...

Bir problemin oluşabilmesi yanlış bilgi, düşünce ve uygulamalar ile mümkün olabilmektedir. Ayni düşünceyi devam ettirmek, ayni yanlışı doğurur... Düşünceyi değiştirmek, problemin çözümünü kolaylaştırır.

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI