Rehavete Kapılmayalım... - ADEM AKÖL

4 Temmuz 2019 Perşembe 00:36

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) haziran ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Tüketici fiyatları Haziran’da aylık bazda sadece yüzde 0.03 artarken yıllık artış yüzde 15.72 oldu...
Enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından, dolar kuru 5.61 seviyesine geriledi... Dolardaki bir yıllık artış yüzde 21.17... 
Memur ve emekli maaşlarına Temmuz’da yüzde 5 ile 6 civarında zam yapılıyor... Ocak ayında yapılanla birlikte bir yılda maaşlara toplam yüzde 9 ile 10 civarında artış gelmiş olacak...
Geçtiğimiz yılın ortalarında başgösteren ekonomik sıkıntıların ardından alınan tedbirlerle, yüzde 25’lere yükselmiş olan tüketici fiyatları kasım ayı itibarı ile düşmeye başlamış ve her ay sürekli düşüş göstererek Haziran ayında yüzde 5.72’ye gerilemiş bulunmaktadır...
Tanzim satışlarla tüketici fiyatlarında büyük oranda sağlanan düşüşlerin devamını mevsimsel meyve ve sebze bolluğu getirmiştir...
Belirli bir gelir düzeyine sahip vatandaşın; yaz aylarında kesenin ağzını açıp tatil harcamalarını artırdığı bir dönemde; özellikle deniz kıyı şeridindeki kentlerde yaşanan hareketlilik; yabancı turistlerin de katkısı ile sevindirici bir ortam yaratıyor olmasına rağmen; geriye kalan insanımız ekonomik sıkıntıların yükünü çekmeye devam etmektedir...
Nisbeten stabil iken, geçtiğimiz Temmuz ayında hızlı bir yükselişe geçen doların, dalgalı bir seyir sonrası mayıs başından itibaren düşüşe geçerek 6’lı rakamlardan 5’li rakamlara gerilemesi sevindiricidir...
Yerel seçimlerin ülkemiz gündemine oturduğu Şubat’ın ilk günlerinden başlayarak, döviz hızla yükselmeye başlamış ve bu yükseliş; ivmesini seçimlerin tamamlandığı tarihten bir ay sonrasına kadar devam ettirmiştir...
Tüketici enflasyon rakamlarının ve döviz kurlarının düşüyor olması bizi rehavete sürüklemesin... Önümüz kış... Çalışanın aldığı zam, çıkılmış olan zirvenin çok altındadır... Basit düşüşler, basit rahatlamalar getirir, ancak sorunu kökten çözmez...
Yukarıdaki analizden çıkarılması gereken iki önemli sonuç bulunmaktadır...
Birincisi; ülkemizin zorunlu olarak genel seçimlerin yapılacağı 2023 yılına kadar, herhangi bir erken seçim veya referandum gibi vatandaşın kanını emici şeylere tahammülü kalmamıştır...
İkincisi; ülkemiz günlük basit tedbirler yerine, palyatif, kalıcı tedbirlere ihtiyaç duymaktadır...
Bunun için yapılması gerekenler bellidir:
Hep vurguluyoruz...
Üretimi artıracağız...
Yurt dışından geleni değil, ürettiğimizi tüketeceğiz...
İhracatımızı artıracağız...
Gerçek anlamda tasarruf yapacağız...
Ve bunun için çok çalışacağız...
Çok çalışabilmek için ihtiyacımız olan enerji ve motivasyon, Ankara ve yerel yönetimlerin elindedir...

Günün Sözü
Yanlışlarınızla uzun süre kafanızı yormayınız. Sebebini hafızanızda tutup önünüze bakınız. Hatalar bilgeliğin dersleridir. Geçmişi değiştiremezsiniz. Fakat gelecek, hala sizin elinizdedir.
İngiliz yazar Pyllis Bottome’un bu sözü ne kadar cesaret verici değil mi? Hatalarımızı savunmak için harcadığımız enerji ve zamanı bir düşünün...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI