Rusya’nın Varoluş Mücadelesi - ADEM AKÖL

28.1.2022 10:24:00

Ukrayna’daki gerilimin, Putin özelinde Rusya’nın varoluş mücadelesi mi; yoksa Amerika genelinde, Biden’ın varoluş mücadelesi mi olduğunu kestirmek pek mümkün değil… Galiba ikisinin de doğru olduğunu söylersek, gerçeğe daha akılcı yaklaşabileceğiz.

Geçtiğimiz Pazartesi günü bu sütunlarda yayınlanan Ukrayna sorununu irdelediğimiz köşe yazımız için “Fillerin Tepişmesi” başlığını uygun görmüştük… “Filler tepişir, çimenler ezilir” diye devam ederek; erkek fillerin üstünlüklerini kanıtlamak için tutuştukları kavganın esas sebebini anlatmaya çalışmıştık.

Erkek filler, üstünlüklerini kanıtlamak için tutuştukları kavga sonunda, galip gelen olmasa da; tonlarca ağırlığındaki karşı tarafın kütlesini birkaç adım geri ittirebilmenin bile, onları izleyen diğer filler nazarında büyük bir gücün işareti olarak algılanır… Liderlik döğüşüdür bu, sürüye hakim olabilme mücadelesidir.

ABD Başkanlık koltuğuna oturalı henüz 1 yıl geçmiş olmasına rağmen, Biden’ın siyasi geleceği pek parlak görünmüyor… Yapılan anketler, Biden’ın gittikçe kan kaybettiği yönünde… İç politikadaki istikrarsızlık ve siyasi partiler arasındaki çatışma, kan kaybının en büyük iki nedeni… Enflasyonun yüzde 7’leri aşmış olması, üstelik dış politikada alınan yanlış kararlar; Biden yönetimini 1 yılda bitirmiş gibi gözüküyor.

Önümüzdeki birkaç ay içerisinde Biden’ın Amerikan kamuoyunu rahatlatıp oy potansiyelini artırması gerekmektedir… Çünkü bu yılın 8 Kasım’ında Birleşik Devletler Kongresini oluşturan 100 üyeli Senatonun üçte birinin yenileneceği ve 435 üyeli Temsilciler Meclisinin ise tamamının değişeceği seçimler yer alacaktır… Yapılan kamuoyu yoklamaları; eski Başkan Trump’ın liderlik ettiği Cumhuriyetçiler, açık ara ile Biden’ın Demokrat Partisi’nden önde olduğunu göstermektedir.

Kasım’daki seçimlerde oylarını artırabilmek için Biden’ın elindeki en büyük fırsat, Ukrayna sorunudur… Ukrayna’yı kamuoyunu tatmin edebilecek bir formülle çözebilirse hem Temsilciler Meclisinde, hem de Senatoda üstünlük sağlama şansını elde edebilecektir… Aksi halde Amerika büyük bir kaosa sürüklenecek ve ülkenin çöküşü hızlanacaktır.

Öte yandan Putin, Ukrayna meselesini Rusya’nın bir varoluş mücadelesi olarak görmektedir… Putin için Ukrayna, Rusya’dan farklı değildir… Oralar da Slavların yaşadığı topraklardır çünkü… Rusya Federasyonu’nun güvenliği için bu toprakların yönetimi üzerinde söz sahibi olması gerekmektedir.

Batı ülkelerinin, uçsuz bucaksız Rusya toprakları üzerinde hep gözü vardır… Sovyetler Birliği dağıldığı zaman Batı, Rusya’nın da kendi içinde bir çöküş yaşamasını bekliyordu, ancak Putin büyük bir ustalıkla Rusya’yı toparlayarak, Batılı ülkelerin heveslerini kursaklarında bıraktı.

Rusya için Ukrayna bir beka meselesidir… Bu yüzdendir ki Putin, “her türlü bedeli ödemeyi göze aldım” anlamında açıklamalarda bulunuyor… Ancak “benim Ukrayna’ya girme gibi bir niyetim yok” da diyor, yeri geldikçe… Ülkesine karşı oluşan tehditlere yönelik, sadece önlem aldığını iddia ediyor.

Ukrayna sınırına 100 bin asker konuşlandırması; ülkenin güneyinde ve Kırım’da geniş çaplı askeri tatbikata başlaması; İngiltere’nin doğu kıyılarına yakın denizlerde, Batı’ya gücünü göstermek için büyük bir tatbikat planlaması; Putin’in, Ukrayna konusundaki kararlılığını göstermektedir.

Aynen Biden gibi, Putin’in de Ukrayna sorunundan artı puan alarak sıyrılması şarttır… Aslında Putin’in istediği çok basittir… Putin ABD’den, Ukrayna’nın NATO üyeliğine alınmayacağına dair yazılı garanti talep etmiştir… 21 Ocak’taki ABD Dışişleri Bakanı Blinken ile Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov görüşmesi neticesinde bu garantinin verilebileceği ihtimali doğmuştur.

Ancak verilecek garantinin hem ABD, hem de Rusya’yı tatmin etmesi gerekmektedir… ABD kamuoyu, oluşacak çözümün Amerika diplomasisinin dolayısıyla Biden’ın üstünlüğünden kaynaklandığını; Rus kamuoyu ise, bunun Putin’in bir başarısı olduğuna inanmalıdır… Her şeyden önce Putin, bu garantinin reel anlamda oluştuğuna kanaat getirmelidir.

Aksi halde, her iki tarafı da tatmin eden bir çözüm bulunamaması durumunda hem güzelim Ukrayna’ya yazık olacak, hem de bunun acısını başta bölge ülkeleri olmak üzere bütün dünya yaşayacaktır.

Öte yandan zayıf bir ihtimal olsa dahi, Ukrayna’da olası bir çatışma durumunda; dış politikada yeni, akılcı ve verimli bir dönem başlatan Türkiye’nin; bu tutumunu sürdürerek kesinlikle tarafsız kalması gerekmektedir.

 

Günün Sözü

Gittiğiniz yol, hızınızdan daha önemlidir.

Rus Atasözü

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI