Schröder ve Almanya-Türkiye İlişkileri - ADEM AKÖL

10 Şubat 2021 Çarşamba 00:39

Gerhard Schröder, 1998’den 2005 yılına kadar Almanya Federal Cumhuriyeti’nin yedinci başbakanlığını yapmış bir isim… Ayni dönemde Alman Sosyal Demokrat Parti (SPD)’nin de genel başkanlığını üstlenmiş.

Doğu Avrupa ülkelerini baypas ederek, Baltık Denizi’nin altına döşenecek borularla; Rusya doğal gazını doğrudan Almanya’ya taşıyacak proje için 2005 yılında İsviçre merkezli bir konsorsiyum kurulur… Schröder başbakanlık görevini devretmeden hemen önce projenin yapımı için onay verir.

‘Kuzey Akım 2’ olarak bilinen projenin yapımı için kurulan konsorsiyumu oluşturan firmalar, Rusyanın dev enerji şirketi Gazprom ile en büyük petrol ve doğal gaz üreticisi Rosneft’tir.

Schröder 2016 yılında ‘Kuzey Akım 2’ projesinin başına getirilir, ayrıca Rosneft firmasına da bağımsız yönetici olarak atanır… Schröder’in bu kararı Almanya’da hoş karşılanmaz, hatta bugünkü Başbakan Angela Merkel tarafından da eleştiriye uğrar.

Geçtiğimiz Ocak ayının son gününde bir Alman gazetesine demeç verir Schröder… Avrupa’nın kendi gücünü bulabilmesi için Türkiye ve Rusya gibi ortaklara ihtiyacı olduğunu söyler… “Bizi daha güçlü kılacak yolları tıkamamalıyız, Türkiye ile daha yakın işbirliği içinde olmalıyız” ifadelerini kullanır… Türkiye’nin Avrupa’ya karşı tavrı olmadığını ve Türkiye’nin Avrupa’dan uzaklaşmadığını anlatır.

Avrupa Birliğinde, Brexit kararının alınmasına kadar 3 ağırlık merkezi vardı… Almanya, Fransa ve İngiltere’nin oluşturduğu bu merkezler tarafından yönetildi AB yıllarca… Geçtiğimiz yılın başında İngiliz Parlamentosunda onaylanan Brexit kararının ardından;  Almanya ve Fransa, Avrupa Birliği içerisinde karşı karşıya kalır.

Almanya ve Fransa’nın dünyaya bakış açıları çok farklıdır; özellikle Türkiye’nin büyük etkinlik gösterdiği Doğu Akdeniz, Orta Doğu, Libya ve Orta Afrika gibi yerlerde Almanya daha temkinli ve yapıcı yaklaşımlar içerisine girerken, Fransa ise doğrudan Türkiye karşıtı bir tutum sergiliyor.

Öte yandan, Amerika’nın baskısı ile her ne kadar da Almanya’daki PKK’lıların faaliyetleri resmi olarak durdurulamıyorsa da, Türkiye’nin bu terör örgütüne karşı vermekte olduğu haklı mücadeleye bir katkı olarak Alman topraklarındaki PKK’lılar sıkı takip ve kontrol altında tutuluyor.


İkinci Dünya Harbi’nden sonra Almanya bir süre Amerika’nın bir eyaleti gibi yönetildi… O yıllarda Almanya’da sadece ABD’den 200 bin yabancı asker vardı… Sovyetler Birliğinin dağılması sonrasında bu sayı gittikçe azaltılarak 35 bine düştü… Eski ABD Başkanı Trump, aldığı bir kararla Almanya’dan 10 bin civarında asker çekmeyi planlıyordu… Ancak yeni Başkan Biden, bu karardan vaz geçildiğini açıklar… Biden, Doğu Avrupa ülkelerini kontrol altında tutan bu gücü azaltmayı göze almak istemez çünkü.

Hidrokarbon yatakları yüzünden Doğu Akdeniz’i dünyanın merkezi olarak kabul ederek bölgede etkinliğini artırmak isteyen ABD; yanına Fransa, Yunanistan ile Güney Kıbrıs’ı da alarak ve İsrail, Suudi Arabistan ile Mısır’ı da kullanarak hedefine ulaşmayı planlamaktadır.

Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayiinde gösterdiği ilerleme sayesinde bütün bu ülkelere rağmen Doğu Akdeniz’de sergilediği kararlı duruş, artık onun gözden çıkarılamayacak bir güç olduğunu işaret etmektedir.

Öteden beri Doğu Akdeniz’deki kargaşa içine girerek zarar görmekten hep kaçınmış olan Almanya, doğu ülkelerine açılmanın kendisi için daha yararlı olacağını düşünmektedir… Bu açılımın Türkiye dışında başka bir ülke üzerinden olması coğrafi olarak mümkün değildir…

Türkiye’nin bölgede yakaladığı gücü de dikkate alan eski Başbakan Schröder’in; “Türkiye ile daha yakın işbirliği içinde olmalıyız” ifadesinin boşa söylenmediği; Merkel’in Türkiye’ye karşı ılımlı yaklaşımları ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şansölyeye bizzat teşekkür etmesi; önümüzdeki dönemde AB-Türkiye yakınlaşmasının göstergeleridir.

Günün Sözü

Ben iyi koşulların yarattığı birisi değilim. Ben kararlarımın ürünüyüm.

Stephen Richards Covey

Amerikalı yazar ve iş adamı

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI