Seçime 1 Kala... - ADEM AKÖL

29 Mart 2019 Cuma 09:56

Yarından sonra Türkiye ve özellikle kentimiz Adana için büyük bir gün... Ya 5 yıllık bir süre daha kış uykusuna yatacağız, yahut da yeni doğan ceylan yavrusu gibi anasının bacakları arasında, diğer hayvanların verebileceği zarara karşı korunarak, çok kısa bir süre içinde, yeni bir dünyanın eşsiz güzellikteki çayırında koşup zıplayacağız...

Seçim, tamamen bize ait... Lütfen yanlış anlaşılmasın... Ben, kesinikle belirli bir ismi işaret etmeye çalışmıyorum... Ama ben, belirli bir adayı işaret ediyorum... İşaret ettiğim adayın vasıflarını gözden geçirelim hep birlikte isterseniz...

Seçim yaparken önce gözlerimiz devreye girer... İnsanın eğitimine, kültürüne ve yapısına göre nesnelerin algılanması, yani beynin yorumu farklılıklar gösterebilir... Ancak genel olarak herkes için iyi iyidir, herkes için güzel güzeldir... Adayın talep ettiği göreve uygun olup olmadığına ilk olarak gözler karar verir...

Sonra işi beyin devralır... Seçeceğimiz kişinin geçmişini öğrenme arzusu ile kendi çapımızda araştırma yaparız; o kişiye dair eski bilgilerimizi gözden geçiririz önce; sonra yakın çevremizden sorgularız: Talepkar olduğu göreve layık bir kişiliğe sahip olup olmadığına bakarız... Talepkar olduğu görevi yapabilecek kapasiteye sahip olup olmadığına bakarız... Talepkar olduğu görevi yapabilecek bilgiye sahip olup olmadığına bakarız... Talepkar olduğu görevi yapabilecek enerjiye sahip olup olmadığına bakarız... Kısaca, talepkar olduğu görevin gerektirdiği normlara sahip olup olmadığına bakarız...

Sonra seçeceğimiz kişinin kentimizi iyi tahlil edip etmediğine bakarız: Kentimizin sorunlarını iyi algılayabilmiş mi?.. Kentimizdeki eksiklerin farkında mı?.. Kentimizdeki keşmekeşin farkında mı?.. Kentimizdeki huzursuzluğun farkında mı?.. Beş yılın sonunda kentimizi yükseltmesi gereken seviyenin farkında mı?..

Sonra amaca ulaşabilmek için uygun projeler hazırlayıp hazırlamadığına bakarız... Hazırladığı projelerin sorun çözücü olup olmadığına bakarız... Hazırladığı projelerin popülist yaklaşımla değil de hakikaten ihtiyaçtan kaynaklanıp kaynaklanmadığına bakarız... Hazırladığı projelerin fizıbıl olup olmadığına bakarız... Hazırladığı projelerin verimliliğine bakarız... Hazırlanan projelerle paramızın doğru yerlere gideceğinden emin olmak isteriz...

Gözlerimizin algısı ve beynimizin tahlili ile bir sonuca varırız sonra... “İşte doğru aday budur” deriz... Ve hiçbir etki altında kalmadan gidip, gönül rahatlığı ile oyumuzu kullanırız...

Emin olun, bu yöntemle karar verip seçeceğimiz adaylar, 5 yıl boyunca canla başla çalışıp kentimizi bugün bulunduğu durumdan kurtarıp çok daha yukarıda bir seviyeye getirecektir...

Biz bunu hak ediyoruz çünkü... Adana bunu hak ediyor...

Yarın son gün... Bugüne kadar kararımızı çoktan vermiş olmalıyız... Henüz verememişsek bile eğer; yukarıda anlatmaya çalıştığımız yöntemi bir kez daha okuyarak bizim için en doğru kararı verelim...

Ve muhakkak ama muhakkak sandığa gidip oyumuzu kullanalım... “Ben oy kullanmayacağım” diye düşünmek iradeyi başkalarına brakmak demektir... “Ben oy kullanmayacağım” demek istemediğimiz birilerine kentimizi emanet etmek demektir... “Ben oy kullanmayacağım” demek vatandaşlık sorumluluğumuzu yerine getirmemek demektir...

Hadi Adana, Pazar sabahı erken kalkıp iyi bir kahvaltı yaptıktan sonra, en iyi elbiselerimizi giyip; bir bayram havası içerisinde oyumuzu kullanmak üzere sandıklara koşalım...

Koşalım, çünkü Pazartesi sabahleyin yeni güzel bir güne uyanacağız...

Günün Sözü

Kendinizle arkadaş olursanız hiçbir zaman yalnız kalmazsınız.

Amerikalı yazar ve estetik cerrahı, Maxwell Maltz; kendimize karşı, fiziksel zihinsel ve ruhsal açıdan dürüst olmakla huzur bulup, başkalarının üzerinde pozitif etki yaratabileceğimizi söylüyor.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI