Seçimlerin Başka Bir Boyutu... - ADEM AKÖL

14 Mart 2019 Perşembe 01:19

Seçimlerle ilgili herkes birşey söyler, birşey yazar; seçim sonucuna yönelik tahminlerdir bu genelde...

Şu parti kazanır, bu parti şukadar milletvekili çıkarır... Şu aday kesin belediye başkanı olur, bu aday imkânı yok seçilemez...

Seçimler; sonucunu tahmin etmekten ibaret değildir ki... Bu bir maharet de değildir...

Maharet; doğru adayı tesbit edip, kazanması için mücadele etmektir...

Maharet; yaşadığımız kente en çok yarar sağlayacağını tesbit ettiğimiz adayı seçtirmektir...

Şimdi diyeceksiniz ki; “kardeşim, sana göre o aday, bana göre bu aday...”

Hayır, kardeşim öyle değil; doğrular tektir, ayni anda hem o doğru hem bu doğru olamaz...

Bu kentte yaşıyoruz, yaşadığımız kentin sorunlarını en iyi biz biliriz... Allah bize çalışan bir de beyin vermiş... Adaylar arasında doğru değerlendirme yapıp, doğru seçim yapmak hiç de o kadar zor değil...

2019, 31 Mart yerel seçim takvimi çalışmaya başlamadan önce Ankara’nın şöyle bir uyarısı olmuştu hatırlarsınız; “bu seçimlerde ses ve görüntü kirliliği olmaması için gerekli önlemleri alalım” deniliyordu...

Pankart asarak kentimizi kirletmiyelim, seçim araçlarından bangır bangır propaganda yaparak vatandaşı rahatsız etmiyelim idi bunun Türkçesi...

Gelin görün ki, başlarda buna özen gösterilmiş olmasına rağmen, zaman daraldıkça seçim araçları cirit atmaya başladı Adana sokaklarında, caddeler pankart doldu...

Belediye işi, gönül işi...

Adana gibi başkan...

... Adanaya çok yakışıyor...

Çukurova’nın gülen yüzü...

Memleket işi, gönül işi...

... Gümbür gümbür geliyor...

Sadece o değil, pankart savaşları başladı... “Sen benim pankartımı indirdin, ben de seninkini indiririm...”

Tam konsantre olmuşun birşey yapıyorsun, dışarıdan gelen bir şarkı sözü...

Tevazuyla samimiyet, gayretle önce millet...

... Adana gibi başkan...                               

Diyek gardaşım, diyek...

Güzeller içinden bir seni seçtim...

Kahvaltı ciğer, öğleni kebap, akşamı şırdan...

Korkuyorlar, korkacaklar, korksunlar...

Geliyor, geliyor; vatan diyen geliyor...

Peki, sorarım size... Kaç seçmen sokakta yankılanan şarkıyı dinleyip, yahut da yollardaki pankartlara bakıp kullanacağı oyun kararını veriyor?..

Bence tam tersi... Antipati yaratılıyor... Usandırılıyor vatandaş...

Beyni çalışmayan insan muamelesi görmek istemiyor artık, algı operasyonlarından da bıktı...

Bana yaptıklarınızı ve yapacaklarınızı detaylı anlatın diyor vatandaş... Anlatın ki ben en doğru kararı verebileyim... Anlatın ki, kentim için en uygun adayı seçebileyim...

Sen benim kentimin trafik sorununu nasıl çözmeyi planlıyorsun?..

Kentimdeki çarpık yapılaşmayı nasıl yönetmeyi düşünüyorsun?..

Daha fazla yeşil için neler yapacaksın?..

Sosyal projelerin nelerdir?..

Gençlerimizi kötü alışkanlıkların cenderesinden kurtarabilecek çözümlerin varmı?

Kentimin ismini dünyaya nasıl duyurmayı hedefliyorsun?..

Üretim artırıcı önlemlerin nelerdir?..

Diyeceğim o ki; sokaklar pankartlarla boş yere kirletiliyor, boş yere gürültü oluşturuluyor... Hatta boş yere telefonlarımız gereksiz mesajlarla işgal altına alınıyor...

İnsanın kendini kabul ettirebilmesinin en etkin yöntemi bire bir temasla mümkündür... Bu yöntem zaman bakımından herkese ulaşmaya yetersiz kalacağından, diğer bir etkin yöntem olan medyanın gücünden faydalanılmalıdır...

Ancak bunun için, muhakkak yerel medya organları kullanılmalıdır...

 

Günün Sözü

Başarısızlıkların cenaze kaldırıcın değil, öğretmenin olsun.

Zig Zaglar isimli ünlü yazarın bu sözü nekadar doğru değilmi?

Ya başarısızlıklarımızdan ders alıp kendimizi düzeltme yoluna giderek mutlu bir hayat süreceğiz yahut da onları kendimize dert edinerek daha erken mezara gireceğiz. Seçim bizim...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI