Siz Hangi Gemidesiniz? - ADEM AKÖL

29 Kasım 2021 Pazartesi 00:49

Sahi siz hangi gemidesiniz? Yok yok; kesin 85 milyonun bulunduğu gemide değilsiniz… Siz, 85 milyonun kaderinin değişeceği fırtınalı okyanustan sakin ve bereketli denizlere doğru hızla yol alan geminin içinde olamazsınız… Siz olsanız olsanız bu gemiyi batırmaya çalışan, tek gözü bandajlı; açık olan gözünü ise altın hırsı bürümüş Karayip korsanlarının gemisindesiniz.

Siz, tek gözüyle sadece altın gören korsan bile değilsiniz… Siz, iki gözü de kapatılmış, o korsanların gemisinde seyreden birer asalak olabilirsiniz ancak… Siz, 85 milyonun gemisini batırıp altınlarına el koymayı kafasına takmış o korsanlara, körü körüne hizmet eden birer hainsiniz.

Sizin kafanız da mı çalışmıyor? Yoksa çalışıyor da, sadece kişisel menfaatleriniz için mi planlar yapabiliyor? Birileri kafa derinizin altına çip mi yerleştirdi yoksa? Hani, uzaktan komuta edilebilen türden bir çip… Komutayı elinde tutanlar, kendi çıkarları için sizi bir robot gibi yönlendirdiklerini nasıl fark etmezsiniz?

Siz körsünüz ya… Kendi ülkenizde yapılanları; nereden nerelere gelindiğini görmüyorsunuz ya… Brail alfabesi kullanarak dünyayı da mı okuyamıyorsunuz? Dünyanın içine doğru sürüklenmekte olduğu girdap, hiç mi umurunuzda değil sizin?

İki yüz yıldır savaşlar çıkaran, darbeler yapan, toplumları birbirine kırdıran, katliamlar yapan, ülkeler batıran, kendi menfaati için yaptığı her şeyi mübah sayan uluslararası sermayenin günümüzde ne kadar azıttığı sizin ilgi alanınız içerisine girmiyor mu?

Nedir bu faiz sevdası sizde? Tutturmuşunuz Avro bu kadar oldu, dolar şu kadar oldu… Faizler yükselince döviz ucuzlayacak, öyle mi? Peki, yüksek faiz, ucuz döviz kimin işine yarayacak? İthalatçıların mı yoksa uluslararası spekülatörlerin mi?

Yabancı mallar ülkemize daha rahat girecek; paramızı faize yatıracağımız için üretim iyiden iyiye azalacak; uluslararası tefeciler yüksek faizden yararlanıp, ülkemizdeki ucuz dövizi toplayacaklar… Sonrasında, kanı enjeksiyonla çekilmiş işe yaramayan bir vücut kalacak geriye…

Haaa enflasyon mu dediniz? Haklısınız enflasyon yükseliyor, yüzde 20’leri geçmiş… Ama sizce bu, faizlerin aşağıya çekilmesinden mi kaynaklanıyor? İki yıl önce faiz yüzde 24’lerde seyrederken enflasyon yüzde 25’lerde değil miydi? Hem bugünkü enflasyon, biraz da fırsatçılardan kaynaklanmıyor mu sizce?

Adam çıkmış, enflasyonun yükselişini mevcut iktidara bağlamış “hükümet değişirse, enflasyon düşer” diyor, ne söylediğini kulakları duymadan… Düşer tabii… Suriye’nin kuzeyinde bir PKK Devleti’nin kurulmasına izin verin; Libya’dan çıkın, Irak’ın kuzeyinden çıkın, Kıbrıs’tan çıkın; Mavi Vatan sevdasından vaz geçin; Azerbaycan’ın yanında durmayın, Türk Devletleri Teşkilatını feshedin; Afrika’da sömürge zihniyetine çomak sokmayın; özellikle de savunma sanayii çalışmalarını durdurun; bakın enflasyon nasıl düşüyor…

Ne diyorsunuz siz kardeşim? Ülkesinin aldığı krediler yüzünden bu gün her Alman vatandaşı 29 bin dolar; her Yunan vatandaşı 38 bin dolar; her Fransız vatandaş 39 bin dolar; her Amerikan vatandaşı 82 bin dolar borçluyken; her Türk vatandaşının ise sadece 3700 dolar borcu vardır…

Almanya, her yıl ürettiği değerin yüzde 66’sı kadar kredi kullanırken, Yunanistan yüzde 219; Fransa yüzde 108; Amerika yüzde136; Türkiye ise sadece yüzde 35 kredi kullanmaktadır.

Durum böyle iken Amerika’daki derin devletin yayın organları, Türkiye’deki ekonomik krizi 3 sebebe bağlamaktadırlar: İç politikanın stabil olmayışı; uluslararası siyasette alınan yanlış kararlar ve döviz rezervlerinin yetersiz oluşu.

Anladınız mı şimdi problemin kaynağını? İç politika nasıl stabil değilmiş? Yirmi yıldır ülkemiz koalisyonsuz istikrarlı bir yönetimin elinde değil mi? Uluslararası siyasette aldığımız yanlış kararlar, Suriye mi, Irak mı, Libya mı, Doğu Akdeniz mi, Kafkaslar mı, Kıbrıs mı, Ege mi, Balkanlar mı, Afrika mı, nedir yani?

Bir de döviz rezervlerimiz yetersizmiş… Doğru, Amerika’nın karşılıksız bastırdığı 20 trilyon dolar kağıt parçasını bize ver, sana karşılığında binbir emekle ürettiklerimizi verelim… Yok artık öyle bolluk… Biz artık ürettiğimizi kendimiz tüketeceğiz… Bastırdığınız kağıt parçaları ile dünyayı sömürerek; ürettiğinin çok üstünde bir yaşam sürmenize iznimiz yok artık.

Kendini farklı gemide zanneden borazancılar da bunu böyle bilsin.

Günün Sözü

İnançlarınız düşünceniz, düşünceniz sözünüz, sözünüz hareketleriniz, hareketleriniz alışkanlıklarınız, alışkanlıklarınız değerleriniz, değerleriniz kaderiniz olur.

Mahatma Gandi

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI