Soçi Zirvesine Giderken - ADEM AKÖL

29 Eylül 2021 Çarşamba 01:30

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet başkanı Putin’in bugün yapacakları kapsamlı Soçi zirvesi; Türkiye’nin İdlip, dolayısı ile Suriye politikası için bir dönüm noktası olacaktır… Erdoğan Soçi’ye ABD ile olan ilişkilerin iyiden iyiye koptuğu bir dönemde gidiyor… Bu durum, Putin’le yapılacak olan görüşmede Türkiye’nin lehine mi aleyhine mi etki edecek, göreceğiz.

Türkiye’nin ABD ile olan ilişkilerinde 3 büyük sorun var… Birincisi FETÖ elebaşısı hala Pensilvania’da ve oradan uzattığı kırılasıca koluyla ülkemizi bölmeye çalışıyor… İkincisi ABD hala PKK/PYD’ye alenen yardım ediyor… Üçüncüsü ise F-35 meselesidir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan New York’taki Türkevi’nin açılışından sonra gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlarda Türkiye-ABD ilişkilerinin hiç de iyi gitmediğini açık açık ifade etmiştir.

“Temennim odur ki, iki NATO ülkesi olarak birbirimize hasmane değil, dostane davranalım. Ama iki NATO üyesi olarak şu andaki gidiş pek hayra alamet değil. Benim Başbakan, Cumhurbaşkanı olarak yaklaşık 19 yıllık yöneticilik hayatımda Amerika’yla olan münasebetlerimde geldiğimiz nokta maalesef iyi bir nokta değil. Ben oğul Bush’la iyi çalıştım, Sayın Obama’yla iyi çalıştım, Sayın Trump’la iyi çalıştım, ama Sayın Biden’la iyi başladık diyemem” diyor Cumhurbaşkanı.

PKK/PYD’ye yapılan yardımlar konusunda ise “Sayın Trump döneminde binlerce TIR silah, mühimmat terör örgütlerine verildi. Bunları ben Sayın Trump’a defalarca ifade ettim, anlattım. Şimdi aynı durum Biden döneminde de var. Yine Biden terör örgütlerine silah mühimmat araç gereç taşımaya başladı. Biz bunu elimizi kolumuzu sallaya sallaya seyredecek değiliz. Dikkatle takip ediyoruz, vakti saati geldiğinde de söylenmesi gereken neyse onu da kendilerine söyleriz” diye cevapladı soruyu Cumhurbaşkanı.

F-35’ler ile ilgili soruya ise şu yanıtı verdi… “Bakın biz F-35’leri aldık, 1 milyar 400 milyon dolar ödeme yaptık ve bu F-35’ler bize teslim edilmedi. Amerika önce bunu bir defa halletmeli. Bize S-400 konusunu bahane edip F-35’leri vermemek, her şeyden önce bir defa ne devletler-arası ilişkilerde, ne diplomasi noktasında, ne de münasebetler noktasında bir kimlik ortaya koymadır. Amerika’nın, önce bunu düzeltmesi lazım. Tabii biz uluslararası hukuka dayalı olarak ne yapılması gerekiyorsa bunu yapacağız. Bize sürekli S-400’ü dayatmalarını bir defa bizim kabul etmemiz mümkün değil. Bizim için S-400 işi bitmiştir. Buradan geri adım atmamız da mümkün değil. Amerika’nın bunu uluslararası diplomaside, ilişkilerde doğru bir yere oturtması gerekir. Ama şu ana kadar bunu oturtamadılar."

Cumhurbaşkanı Erdoğan BM genel Kurulu ve Türkevi açılışı için Amerika’ya gitmişken Biden’la yüz yüze görüşüp bu sorunları tekrar masaya yatırmak arzusunda idi… Halbuki Biden sadece BM Genel Kurul toplantısı için New York’a giden Avustralya Başbakanı, bir de Washington’da İngiltere Başbakanı Boris Johnson’la görüşme yapabildi.

Yorumcular buna, Biden’ın iyi gitmeyen sağlık durumunu gerekçe olarak gösteriyor… Medya önündeki, uyuklar vaziyetleri ve unutkanlıkları yüzünden onu pek kamuoyu önüne çıkarmak istemedikleri iddia ediliyor.

Erdoğan’ın Biden’la görüşememesinin nedeni bu mu, yoksa iddia edildiği gibi Suriye konusunda ABD ile Rusya'nın mutabakata vardıklarını, dolayısı ile Biden’ın kasıtlı olarak Erdoğan’la görüşmediği mi, bilemiyoruz.

“Türk-Amerikan ilişkilerinde sağlıklı bir sürecin işlediğini doğrusu söyleyemem. Niye? Amerika’yla mesafe katedemiyoruz, ilerleme sağlayamıyoruz. Ama Rusya’yla böyle değil. Rusya’yla oturduğumuz zaman Sayın Putin’le kararlar alabiliyoruz, mesafe katedebiliyoruz. İkili ilişkilerde sonuç getirici adımlar atabiliyoruz” diyen Erdoğan, Soçi görüşmesinin çok olumlu geçeceğinin işaretini vermiştir.

Her ne kadar Türkiye, Suriye meselesinde yalnız kalmış olsa da; Putin’in İdlib konusunda Erdoğan üzerinde baskı yapacağına inanılsa ve iç politikada erken seçimle gelen saçmalıklar onun enerjisini kırmış gibi gözükse de; Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Putin’in Suriye konusunda çok iyi bir çözüm üretmeleri artık kaçınılmazdır.

Günün Sözü

Ben, iyi koşulların yarattığı birisi değilim. Ben, kararlarımın ürünüyüm.

Stephen Richards Covey

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI