Son Nokta - ADEM AKÖL

20.5.2022 09:53:00

İki gün önce bu sütunlardan kaleme aldığımız “Kaçırılmayacak Fırsat” başlıklı yazımızın konusunu; Türkiye için çok değerli bir fırsat yaratan “Finlandiya ve İsveç’in NATO sevdası” olarak özetleyebiliriz. Bir avantaj kart olarak ortaya çıkan bu durumu lehimize kullanarak, 40 yıldır ülkemize musallat olmuş terör örgütlerinin hamiliğini yapan, başta ABD ve Almanya olmak üzere İsveç, Hollanda, Norveç, Danimarka ve Finlandiya ile çok açık bir şekilde müzakere yaparak, PKK ve FETÖ’yü artık evrenimizden kazıma vaktinin geldiğini söylemiştik. Kem küm etmeleri durumunda ise veto hakkımızı kullanarak, yok yere Rusya’yı karşımıza almamamız gerektiğini vurgulamıştık.

Finlandiya ve İsveç’e “NATO sevdası” yaftasını yakıştırmamızın sebebi; uzun yıllardır tarafsızlığını ve bağlantısızlığını korumayı başaran bu iki ülkenin, son bir ay içerisinde aniden fikir değiştirerek NATO’ya üye olabilmek için sarf ettikleri büyük çabadan kaynaklanmaktadır.

Rusya tehdidini öne sürerek ortaya atılan bu talebi anlayabilmek mümkün değildir… Finlandiya ve İsveç, Putin’in bir kasırga gibi Ukrayna’ya girdiği günlerde güvenlik kaygısı yaşamış olmaları gerekirken, aradan 3 ay geçip askeri gücünün büyük bir kısmını savaşta kaybetmiş ve fos olduğu anlaşılmış bir Rusya’dan korkmaya başlamaları hiç de inandırıcı değildir.

“Başarısız” diye nitelendirdiğimiz ABD Başkanı Joe Biden’ın, ilerlemiş yaşına rağmen; tüm Avrupa ülkelerine istediklerini birer birer nasıl yaptırttığını görmemek mümkün değildir… Adam 1 taşla 1 değil, 3-5 kuş vurma planını teker teker uygulamaya koyuyor…

Daha bir yıl öncesine kadar; bitmiş tükenmiş, “beyin ölümü” gerçekleşmiş diye nitelendirilen NATO’yu, Putin’i tahrik ederek Ukrayna üzerine saldırtması sonucunda nasıl kenetlenip şaha kaldırdığını hepimiz gözlemliyoruz…

Bunu yaparak, bir yandan Rusya’nın askeri gücünü zayıflatırken, diğer yandan da onu ekonomik abluka altına alarak; sersemletici darbelerle uzun yıllar kendine gelemeyecek bir duruma sokuyor…

Dünya genelinde yarattığı bu kaos yüzünden, ülkelerin temel gereksinimlerinden bile kısıtlama yaparak, savunma bütçelerini arttırmalarını zorluyor… Bu da, kendi silah sanayisinin beslenme kaynaklarını çoğaltırken, Çin’in ihracat kalemlerinin ise hızla azalmasına neden oluyor…

Bütün bunları yaparken, Türkiye’nin son zamanlarda özellikle savunma sanayisinde gösterdiği performansla; Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu, Afrika ve Doğu Akdeniz coğrafyasında kanıtladığı gücünü kırabilmek için suni problemler yaratıyor…

Artık Türkiye’ye karşı yapıldığı netleşmiş; diğer bir NATO üyesi olan Yunanistan’ı, silah deposuna döndürdüğü yetmezmiş gibi, şimdi de Finlandiya ve İsveç’i kullanarak yine NATO üzerinden ülkemize problem yaratmaya çalışıyor.

Dünya genelindeki ayrılıkçı gruplar için bir cennet olan İsveç’in PKK desteği, bir devlet politikasıdır. Bu yüzden PKK İsveç’te çok güçlüdür… Parlamentoda, hükümette, medya organlarında, kuruluşlarda güçlü adamları vardır… Dolayısı ile İsveç, istese de bu durumu düzeltemez; NATO talebinden vazgeçebilir ama PKK’dan vazgeçemez.

Finlandiya ise bu konuda biraz daha temiz olmasına rağmen, İsveç ile çok yakın bağları vardır… Finlandiya’da hatırı sayılır miktarda İsveçli, İsveç’te de hatırı sayılır miktarda Finlandiyalı yaşamaktadır… Bunun ötesinde İsveç, Baltık Denizine olan hakimiyeti sayesinde Baltık ülkelerinin lideri konumundadır… Yani Finlandiya, İsveç olmadan adım atmak istemeyecektir.

Son olarak ince ayar vermek için liderleri Washington’a çağrılan Finlandiya ve İsveç’in, bizzat Biden tarafından NATO’ya davet edildiklerini çok iyi anlayan Putin ve Erdoğan, bu konuda çok net ve rahattırlar.

Putin, “NATO’nun askeri gücü sınırlarımızın karşısına konuşlanmadığı sürece Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya girmeleri bizi rahatsız etmez” derken, Erdoğan da geçtiğimiz gün Cezayir Cumhurbaşkanı ile yaptığı basın toplantısında bir soru üzerine verdiği yanıtla, yaratılan bu soruna son noktayı koymuş oluyor…

“İsveç, terör örgütlerinin kuluçka merkezidir, biz bunların neyine güveneceğiz? Onların üyelik taleplerine onay verirsek; o zaman bir güvenlik örgütü olan NATO, teröristlerin yapılandığı bir platform haline gelir” diyor Cumhurbaşkanı

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI