Sudan - ADEM AKÖL

15 Nisan 2019 Pazartesi 09:46

Türkiye’nin 2,5 katı toprağa sahip olmasına rağmen sadece 40 milyon insanı barındıran, Nil Nehri’nin hayat verdiği bir ülkedir Sudan... Şu an işlenen toprağın, 6 katı daha ekilebilir arazisi olan bir ülke...

Kuzeyde Mısır, kuzey-doğuda Kızıl Deniz, doğuda Eritre, güney-doğuda Etiyopya, güneyde Güney Sudan, güney-batıda Merkez Afrika Cumhuriyeti, batıda Çad ve kuzey-batıda Libya komşuluk yapar Afrika’nın bu Sahra altı ülkesine...

Çoğunluk müslümandır, kendilerine özgü Arapça ve İngilizce konuşurlar daha ziyade...

1800’lü yıllar; Mısır’ın işgali altında geçer, bu dünyanın en çok piramidine sahip ülkesi,  Sudan’da hayat...

1869 yılında Süveyş kanalının devreye girmesinin ardından, Osmanlı Devleti’nin zayıflamasından da faydalanan İngiltere, Uzak Doğu’daki sömürgelerine giden yolların güvenliğini sağlayabilmek için Kıbrıs ve Mısır’ı egemenliği altına alır...

İngiltere’nin yönetimindeki Mısır, 1899 yılında Sudan’ı işgal eder... Ancak 57 yıl sonra bağımsızlığını kazanır Sudan, İngiltere’den...

Kazanıyor kazanmasına da İngiltere, girdiği yerden bir ‘çıban başı’ brakmadan çıkarmıydı hiç?.. Dünyada vazgeçmek zorunda kaldığı bütün sömürgelerinde yaptığını burada da yapar...

Sudan’ın güneyinde bulunan topraklar üzerinde yaşayan 12 milyon nüfus, çoğunlukla Hristiyan... Su kaynaklarının büyük bir kısmı ve ülke genelindeki petrolün yüzde 75’i bu topraklarda...

İngiltere Sudan’dan çekildiği 1956 yılından sonra ABD’nin CIA’sı ve İsrail’in MOSSAD’ı görevi devralır... Sudan’ı parçalamak için faaliyetler başar... Amaçları; petrol bakımından zengin Hristiyan Sudan topraklarında, kontrolleri altında tutabilecekleri bağımsız başka bir devlet kurmak...

Başarırlar da... Başkaldırılara boyun eğmek zorunda kalır Sudan lideri Ömer el-Beşir ve referandum kararı alır... Referandum sonucunda bağımsızlığını ilan eder Güney Sudan...

Bununla bitmeyecektir Sudan’daki Yahudi kökenli uluslararası finans güçlerinin yaptıkları... İsrail’in gelişmesi ve Arz-ı Mev’ud rüyalarını gerçekleştirebilmek için Sudan’daki planlarının ikinci aşamasına geçerler...

Son zamanlarda Çin’in Afrika ülkelerine, Sudan üzerinden ticari yayılım göstermesi; Türkiye’nin askeri üs için Sudan’ın doğusundaki stratejik Sevakin adasını 99 yıllığına devralması; ülkenin tamamında kaos yaratmaya yetti de arttı bile...

1989 yılında bir darbe ile Sudan yönetimine gelen Ömer el-Beşir rahat brakılmaz... 2011 yılında yapılan referandum sonucunda, Güney Sudan’ın bağımsızlığının ilan edilmesinin hemen ardından Beşir’e darbe planlar en yakınları... Tutuklanırlar fakat daha sonra affedilirler Beşir tarafından...

2013 yılındaki Arap Baharı’nın etkisi Sudan’da da görülür... 200 kişi kayıp vererek, yayılımı ancak durdurabilir el-Beşir...

2015 yılında “İşid ve Boko Haram’ın arkasında CIA ve MOSSAD vardır, bu tür eylemleri Müslümanlar yapmaz” der el-Beşir...

2018’e gelindiğinde hükümete karşı gösteriler hızla artış gösterir... Aralık ayında 22 kişi ölür eylemler sırasında... Sudan’ın Ulusal İstihbarat ve Güvenlik Şefi Salih Abdullah “ülkede yaşanan protestolarda Mossad eğilimli kişiler mevcut”  Beşir ise “gösterileri destekleyen medya organları, düşman taraflarca büyük meblağlarla finanse ediliyor” der...

Ve 12 Şubat 2019 tarihinde Münih Güvenlik Konferansı’nın ardından Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri bir toplantı düzenlerler... Toplantıya MOSSAD direktörü Yossi Cohen ve Sudan’ın Ulusal İstihbarat ve Güvenlik Şefi Salih Abdullah da katılır... Toplantıda el-Beşir rejiminin yıkılması kararı alınır... CIA ise hazırladığı raporda Salih Abdullah’ı, el-Beşir’in alternatifi olarak gördüğünü belirtir açıkça...

Gösterilerin dozu arttırılır... Ömer el-Beşir istifaya çağrılır... Mart sonlarında ABD’li bazı yetkililer göstericilerle görüşür Sudan’da...

Ve 11 Nisan’da asker yönetime el koyar, el-Beşir tutuklanır... 3 ay süreyle olağanüstü hal ve 2 yıl süreyle ülkeyi askeri konseyin yöneteceği ilan edilir...

Darbeyi Rusya sert bir dille kınar “anayasaya aykırı bir rejim değişimi kabul edilemez” denir... Türkiye de karşı çıkar bu duruma...

Ancak ‘atı alan Üsküdar’ı çoktan geçmiştir...’ ABD güdümlü İsrail, Arz-ı Mev’ud rüyasının bir taşını daha yerine koymuştur...

 

Günün Sözü

Hareketsizlik, şüphe ve korkuyu besler. Hareket ise güven ve cesareti besler. Korkuyu yenmek istersen, evde oturup onu düşünme. Dışarı çık ve meşgul ol...

Yazar Dale Harbison Carnegie’nin bu sözü çok motive edici değilmi?

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI