Taliban’ın İstediği Oldu - ADEM AKÖL

1 Eylül 2021 Çarşamba 01:48

Afganistan’da 20 yıl süren kanlı bir mücadele sonucunda 1996’dan sonra ikinci sefer yönetimi ele geçiren Taliban örgütünün, tüm yabancı askerlerin ülkeyi terk etmeleri yönünde son tarih olarak ilan ettiği süre, dün dolmuş oldu.

Dün 31 Ağustos idi ve gün bitmeden, medyanın belirleyebildiği kadarıyla ülkede tek bir NATO askerinin dahi kalmadığı anlaşılıyor… Gelen haberlere bakılırsa, gece yarısı dolmadan hemen önce, 5 Amerikan C-17 kargo jeti Afganistan’daki son ABD askerlerini götürmek üzere Kabil havaalanından kalkış yaptı.

Afganistan’da 20 yıldır, namlu havada gönülleri fethedici görev yapmış olan Mehmetçiğin ise, sürenin dolmasına 5 gün kala, sadece 48 saat içerisinde hiçbir sorun yaşamadan şanına layık bir tahliye örneği sergilemesi, takdir edilmesi gereken bir durum olarak tarihe geçmiş oldu.

Birkaç gün önce Fransa Lideri Macron’un “Afganistan’da bir miktar asker bırakmalıyız” yönünde sarf ettiği sözler; diğer taraftan Rusya ve Çin’in Taliban’la yakın temasları sonucu olarak, şu an ülkede yabancı askerin bulunmadığından tam olarak emin olamayız… Ancak Taliban’ın isteğinin gerçekleştiğini; son Amerikan uçaklarının havalanmasının ardından örgüt savaşçılarının kutlama yapmak için gece boyunca havaya ateş açarak Kabil semalarını aydınlatmalarından anlayabiliyoruz.

11 Eylül 2001 yılında 3 bin insanın ölümüne neden olan New York’taki ikiz kulelere yapılan saldırı sonrasında, sorumlu olarak gördüğü Suudi Arabistan asıllı El-Kaide Lideri Usame Bin Laden’i yok etmek için 7 Ekim 2001’de Afganistan’a girer ABD… İşgalin ardından geçen 20 yılda 200 bini aşkın insan ölür, 2 trilyon dolarlık harcama yapılır.

Afganistan’da 1996 yılından beri iktidarda olan Taliban rejimi yıkılır, yerine Amerika’nın belirlediği isimler hükümet kurar… Ancak aradan geçen 20 yıl içerisinde ne El-Kaide yok edilebilir, ne de onu kanatları altına almış olan Taliban Örgütü…

İşin ilginç tarafı; onu ve örgütünü yok etme safsatasıyla tereddüt etmeden koca bir ülkenin işgal edildiği, 11 Eylül saldırılarının müsebbibi olduğuna inanılan Usame Bin Laden’in kaldığı yer, tam 10 yıl sonra bulunur… İstihbarat örgütlerinin Usame Bin Laden’in Pakistan’ın Abbottabad şehrinde bir komplekste kaldığını tespit etmeleri üzerine, Amerikan özel birlikleri tarafından yapılan gizli harekatın sonucunda öldürüldüğü söylenir… O kadar gizli bir harekat ki cesedi bile bulunamaz! Hakikaten öldürüldüğünden bile tam olarak emin olamıyor dünya.

ABD uçaklarının 7 Ekim 2001’de başlattığı taarruz, ardından NATO güçlerinin 13 Kasım’da Kabil’e girmesi sonucunda Amerika, Afganistan’ı Taliban’ın elinden alarak Hamid Karzai başkanlığında yeni bir hükümet kurdurur.

Taliban, dağlara çekilerek yeni bir örgütlenme süreci içerisine girer… Amerika’nın ülkeye iyice yerleşmesi sonucunda savaş ve uyuşturucu baronlarının büyük bir gelişim göstermesi onun işine yarar… Taliban’ın kendi örgütünü güçlendirebilmek ve ülkesini işgalden kurtarabilmek için paraya ihtiyacı vardır… Uyuşturucu baronlarının güçlenmesi Taliban’ın afyon üretimini artırmasının yolunu açar… 2001 öncesine göre 60 kat artar afyon üretimi.

İktidarda olduğu 2000 yılının başlarında afyon üretimini yasaklamış olan Taliban, Amerika’nın işgalinden sonra haşhaş ekimini olabildiğince çoğaltarak yılda 400 milyar dolar civarında bir gelir elde etmeye başlar… O kadar ki, dünyada tüketilen eroinin yüzde 90’ının bu bölgeden elde edildiği iddia edilir.

20 Yılın sonunda, hedeflenenin tam aksine Taliban çok daha fazla güçlenmiş; acılarla bilenmiş; çetin doğal koşullar içerisindeki yaşantısıyla her şeye katlanabilecek bir yapı kazanmıştır… Üstelik Amerika’nın donattığı 300 bin kişilik Afgan ordusunun bıraktığı silahları hiç zorlanmadan ele geçirerek, 2001 yılına göre kendine çok daha fazla güvenen güçlü bir örgüt durumuna gelmiştir.

Gönül arzu eder ki; bu güç ne ABD’nin yeni tezgahına alet olur, ne de başka ülkelerin planladığı sömürü oyunlarına…

Günün Sözü

Bir şeyi hakikaten yapmak istiyorsan bir yolunu muhakkak bulursun, istemiyorsan bir mazaret bulursun.

Jim Rohn

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI