Taliban’ın Kırmızı Çizgisi - ADEM AKÖL

27 Ağustos 2021 Cuma 02:43

ABD’nin Taliban’la yapmış olduğu mutabakat çerçevesinde tüm NATO güçlerinin Afganistan’dan çekilmesi için belirlenmiş olan süre 31 Ağustos’ta doluyor… Kabil Hamid Karzai Uluslararası Havaalanında yaşanan izdiham ve yoğun trafiğe rağmen, hala nakledilmeyi bekleyen 6 bin Amerikan askeri ve 10 binlerce sivil bulunmaktadır.

Nakil işlemlerinin 31 Ağustos tarihine kadar tamamlanamayacağını gören ABD’li askeri yetkililer Başkan Biden’dan sürenin uzatılması talebinde bulunmuş, Biden da bu yönde olumlu demeçler vermişti… Ancak Taliban’ın “31 Ağustos bizim ‘kırmızı çizgimizdir’, Amerika çekilmeyi ertelerse, sonuçlarına katlanmak zorunda kalır” sözleri üzerine ABD Başkanı, karar değiştirmek zorunda kalır.

“Askerlerimiz Afganistan’da ne kadar uzun süre kalırsa, terörist saldırı riski o kadar çok artar” diye kendince bir gerekçe oluşturan Biden, komutanlarına ‘zaman çizelgesine’ uyulması talimatını vererek, tahliye işini çabuklaştırmak için sivil havacılık şirketlerinden de yardım talebinde bulunur.

Sovyetler Birliği’nin 1979 sonunda Afganistan’ı işgal etmesi ile başlayan 10 yıllık çatışmalı süreçte ve ardından kurulan sancılı hükümetin uyguladığı baskı yüzünden zarar gören insanlara, sosyal yardımda bulunan medrese öğrencilerinden oluşmuş 20 kişilik bir grup, 1990 yılında bir araya gelerek Pakistan sınırına yakın Kandahar bölgesinde Taliban örgütünü kurarlar.

Önceleri insani yardımlarla kendini kabul ettirerek gelişen örgüt, birbirleriyle savaşan mücahit gruplardan sivil halkı koruyabilmek için 1992 sonrasında silahlanmaya başlar… Medreseler yardımı ile taraftar ve militan sayısını hızla arttırarak ülkenin birçok eyaletini kontrolü altına alır.

1996 yılında Başkent Kabil’i ele geçiren Taliban örgütü, Afgan İslam Emirliği’ni ilan eder... Kuruluş amacı, ezilen halka masumane insani yardım yapmak olan Taliban; Afganistan’ı yönettiği 5 yıl boyunca, uyguladığı çok katı ve baskıcı kurallar yüzünden, deyim yerindeyse halka kan kusturur.

Afganistan, 10 civarında etnik gruptan oluşan demografik yapısı oldukça karmaşık bir ülkedir... Pakistan sınırına yakın bölgelerde yoğun olan ve nüfusun yüzde 40’ını oluşturan Peştunlar, Şünni Müslümandırlar ve Peştunca konuşurlar… Ülkenin kuzey batısında yaşayan ve nüfusun yüzde 25’ini oluşturan Tacikler ise Şii Müslümandırlar ve Farsça konuşurlar… Kuzeyde Özbekistan sınırına yakın bölgelerde yaşayan Özbekler Sünni Müslüman olup nüfusun yüzde 10’unu oluştururlar… Orta Afganistan’da yaşayan ve nüfusun yüzde 10’unu oluşturan Hazaralar ise Şii Müslüman olup Farsça konuşurlar… Nüfusun geriye kalan yüzde 15’lik kısmını ise Türkmen, Aymak, Beluç gibi etnik azınlıklar oluşturur.

İslami ağırlığı kullandıkları için Özbekler ve Tacikler tarafından da destek bulan Taliban örgütünün büyük bir çoğunluğu Peştun’lardan oluşmuştur… Örgüt, ülke genelinde nüfusun en fazla yüzde 40’ı tarafından kabul görmektedir.

Uluslararası sistemi ve uluslararası teammüllerin hepsini birden reddeden El-Kaide örgütünün aksine, Taliban’ın hedefi ulusaldır ve Afganistan’la sınırlandırılmıştır… Özellikle Kabil’i ele geçirdikten sonra uluslararası kurumlara ve teammüllere saygılı olacağını söylüyor örgüt… “Afganistan yönetimine saygılı olan herkese karşı biz de saygılı olacağız” diyor.

Tacik kökenli Ahmet Mesud’un hakimiyeti altındaki Pençşir vilayeti hariç, Afganistan’ın tüm bölgelerini ele geçirmiş olan Taliban’ın, yönetim kadrosunu oluşturma çalışmaları sürerken yaptığı olumlu açıklamalarla, halktan gelen tepkiler birbirleriyle çelişmektedir.

Halkın feryatlarına kulak verecek olursak, bugünkü Taliban’la 1996-2001 dönemi Taliban arasında, aslında pek bir fark olmadığı ve olmayacağını söylemek isterim… Türk askeri dahil, bütün yabancıların 31 Ağustos’a kadar ülkeyi terk etmesini ısrarla istemeleri; Afgan vatandaşların Kabil Havaalanına gitmelerini engellemeleri ve hala bir hükümet kuramamış olmaları pek hayra alamet değil… Bu tarihten sonra vatandaşla baş başa kalıp onları dipçikle yola getirmeyi mi planlıyorlar diye düşünmek zorunda kalıyor insan.

Dış yardımların kesildiği, devlet mekanizmalarının çalışamadığı, özel işletmelerin iş yapamaz olduğu bu dönemde; halkın en temel ihtiyaçlarının bile karşılanamayacağı çetin ve belirsiz bir sürece giriyor Afganistan… 31 Ağustos sonrasında bütün dünyanın, özellikle de komşu ülkeler ve Türkiye’nin başını ağrıtacak çok farklı gelişmelere sahne olabilecek bir enerji ile yüklenmektedir şu sıralar.

Günün Sözü

İnançlarınız düşünceniz, düşünceniz sözünüz, sözünüz hareketleriniz, hareketleriniz alışkanlıklarınız, alışkanlıklarınız değerleriniz, değerleriniz kaderiniz olur.

Mahatma Gandi

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI