TCDD - ADEM AKÖL

18 Eylül 2019 Çarşamba 10:46

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) 1927 yılında kurulmasına rağmen ilk demiryolu temeli 1857 yılında bir İngiliz firması tarafından İzmir-Aydın hattı için atıldı...

Yapımı 10 yıl sürdükten sonra hizmete giren bu hattı sırasıyla; İzmir-Kasaba, Anadolu-Bağdat, Mudanya-Bursa, Horasan-Sarıkamış ve Rumeli hatlarının yapımı takip etti...

Osmanlı’nın son yıllarına denk gelen bu süreç; İngiltere, Fransa ve Almanya’ya sağlanan imtiyazlarla demiryolu gelişiminin en parlak, hızlı ve hareketli olduğu dönem sayılır... Ancak Cumhuriyet’in kurulduğu 1923 yılından başlayarak yaklaşık 30 yıl boyunca demiryolları tamamen ihmal edilir... 1950’den sonra demiryollarına yeniden önem verilmeye başlanır... 2000 yılı sonrasında ise raylı taşımacılık çağ atlar Türkiye’de...

Londra’dan sonra inşa edilen 2. Metro ünvanına sahip Kadıköy-Kartal arasındaki hat 1875 yılında çok zor koşullar altında yapılmasına rağmen arkası gelmez ve bu konuda bugün Türkiye maalesef çok gerilerde kalır...

Demiryolu taşımacılığında dünya lideri Çin Halk Cumhuriyeti’dir... Geriye kalan tüm ülkelerdeki ray hattı toplamı Çin’dekinin yarısı kadarı bile değildir...

Günümüzde; dünyada ve Türkiye’de hızlı tren sistemleri yapımına büyük önem verilmiştir... Denizyolu taşımacılığından sonra en ekonomik nakil aracıdır çünkü demiryolu taşımacılığı...

Türkiye hızlı tren sistemi ile ilk olarak; 13 Mart 2009 tarihinde devreye giren Ankara-Eskişehir ve akabinde 24 Ağustos 2011 tarihinde devreye giren Ankara-Konya hatları ile tanışır...

Türkiye bugün hızlı tren hattı konusunda 594 kilometre ile dünya sıralamasında 8 ülkeden sonra gelir... Ancak son yıllarda milyarlarca dolar harcanarak yapımı devam eden 1153 kilometrelik hatlar tamamlandığı zaman Türkiye Almanya’yı bile geride brakarak Çin, İspanya, Japonya ve Fransa’dan sonra 5. Sırada yerini alacak...

Demiryolu taşımacılığının diğer ulaşım araçlarına göre birçok avantajı vardır... Ekonomik oluşunun yanında çevreye duyarlı oluşu ile diğerlerine büyük fark atmaktadır... Karayolu trafik yükünü azaltması yanısıra ondan çok daha güvenlidir... Diğer ulaşım araçlarının aksine uzun dönem sabit fiyat garantisi nedeni ile hep tercih edilen olmuştur... Ülke geçişlerinde transit işlemlerinin en kolay yapılabildiği ulaşım aracıdır demiryolu sistemleri... Kötü hava koşullarından etkilenmeyen tek taşımacılıktır...

En önemlisi; nüfus yoğunluğunun fazla olduğu şehirlerdeki trafik keşmekeşinin kesin çözümü olmuştur... Bugün İngiltere’nin başkenti Londra, Fransa’nın başkenti Paris, Rusya’nın başkenti Moskova, İsveç’in başkenti Stockholm, Çin’in başkenti Pekin, Japonya’nın başkenti Tokyo, Güney Kore’nin başkenti Seul, Arjantin’in başkenti Buenos Aires ve Hong Kong gibi şehirlere gittiğiniz zaman yeryüzünde hiçbir ulaşım aracına gereksinim duymadan ve hiçbir yardım almadan arzu ettiğiniz yere kolaylıkla gitme şansına sahipsiniz...

Adana’mızdaki metro da bu düşünce ile planlanmıştır belki ama yanlış güzergah seçimleri ve projenin diğer etaplarının tamamlanamaması kentimize arzu edilen rahatlığı ve kazancı getirememiştir... Bu proje artık Büyükşehir Belediye’sinin kapasitesini çoktan aşmıştır... Devletimizin bir an önce konuyu devralıp şehir içi trafiğini rahatlatması gerekmektedir...

Trafik yoğunluğunun yüksek olduğu güzergâhlarda çalışan modern bir metronun, Adana’nın gelişimine büyük bir ivme katacağından emin olabilirsiniz.

 

Günün Sözü

 

Sadece uzun yol gitmeyi göze alanlar, ne kadar uzağa gidebileceklerini keşfedebilirler.

Ünlü oyun yazarı ve şair, T.S.Eliot’un risk alabilme ile ilgili söylediği yukarıdaki sözün önemini vurgulamak isterim. Yaptığımız hiçbirşey risksiz değildir. Kapasitemizi ancak risk alarak ölçebiliriz.  Herşeyi bilinçli ve bir plan dahilinde yapar ve bir de risk almaktan korkmazsak başarı kaçınılmazdır.

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI