Teknofest 2019 ve Milli Teknoloji Atağı... - ADEM AKÖL

23 Eylül 2019 Pazartesi 09:16

İlki Atatürk Hava Limanı’nda geçtiğimiz yıl düzenlenen; Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST, halkımız tarafından büyük ilgi görmüştü... Toplamda 600 bine yakın ziyaretçinin akınına uğramıştı dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali...

Türkiye’nin teknoloji üreten bir topluma dönüşmesini hedefleyen ve “Milli Teknoloji Hamlesi” sloganı ile yola çıkan TEKNOFEST, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi yürütücülüğünde Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketleri, kamu kuruluşları ve üniversitelerin destekleriyle hayat buluyor...

Bu yıl 17-22 Eylül tarihleri arasında ikincisi düzenlenen festival, geçtiğimiz yılın iki katı ilgi gördü... Nefes kesen çeşitli yarışmaların ve gösterilerin yer aldığı; yıllar boyu milyonlarca yolcunun dış dünyaya gidiş-gelişine mekan olmuş emektar havalimanı; 2 yıldır Atatürk’ün torunlarının nelere muktedir olabileceğinin tanıklığını yapıyor...

Atatürk Hava Limanı, tam da adına yaraşır; Atatürk’ün evlatlarının üstün gayret ve çalışmaları sonucunda ortaya çıkan teknolojik ürünlerin sergilenmesine ev sahipliği yaparak önümüzdeki dönem Atatürk Türkiye’sinin varacağı hedefi tüm dünyaya gösteriyor...

Türkiye, her yıl milyarlarca doları dış ülkelerden ithal ettiği arabalara; onların yedek parçalarına ve onları çalıştıracak petrole harcamaktadır... Yüzde yüz milli araba üretimi 1960 yılında 3 adet Devrim’le denenmiş olmasına rağmen, ne yazık ki bir türlü seri üretime geçilememiş; sonraki yıllarda ise bu yöndeki girişimler, büyük şirketlerimizin kısa yoldan kar etme sevdası yüzünden rafa kaldırılmıştır...

TEKNOFEST bu yönü ile girişimcilerimize moral olmuş, onları motive etmiştir... Nitekim Türkiye’deki önemli kurum, firma ve üniversitelerin destekleri ile üretilip sergilenen milli ve yerli araçlar; çok kısa bir süre sonra Türkiye’nin de dünya otomotiv sektöründe söz sahibi olacağını işaret etmiştir...

Özellikle elektrikle çalışan araba konusunda; tamamen Türk mühendislerin geliştirdiği teknoloji ile, bu alandaki dünya devlerine ‘biz de varız’ mesajı verilmesi oldukça sevindiricidir... Akü haricindeki tüm aksamların tamamen yerli olarak imal edildiği prototip aracın; önümüzdeki birkaç yıl içerisinde akü dahil tamamen yerli olarak üretileceği müjdesi ise daha büyük bir sevinç kaynağı olmuştur...

Petrol bakımından talihsiz bir konumda olan ülkemizde farklı enerji kaynakları ile çalışabilen araba teknolojisinde hatırı sayılır başarı elde edilmiştir... Hidrojenle çalışan araba denemesi, bunun için gösterilebilecek en güzel örnektir...

Hidrojen evrende en çok bulunan bir elementtir... Bileşik haldedir ve tüm maddelerin yüzde seksenini oluşturur... En çok da suda bulunur... 2 hidrojen atomu ile 1 oksijen atomunun birleşmesi ile oluşur bildiğimiz su, yani H2O...

1500’lü yıllarda keşfedilmiş olan hidrojenin, 1700’lü yıllarda yanabilme özelliği farkedilmiştir... Çevreye zarar vermeyen, temiz ve sonsuz bir enerji kaynağıdır... Bilinen tüm yakıtlar içerisinde birim kütle başına en yüksek enerjiyi verir... 1 kilogram hidrojen, 2 kilogram doğalgazın veya 3 kilogram petrolün verdiği enerjiye denktir...

Elde edilmesi kolay olmasına rağmen; ancak -253 santigratte sıvılaşabildiği için depolanması oldukça zordur... Bilim adamları bunu basitleştirebilmek için çalışıyorlar yıllardır...

TEKNOFEST’te hidrojenle çalışan bir de araba imal etmiş üniversite öğrencileri... Elektrikle çalışan bir araba... Farkı; elektriği hidrojenden üretiyor olmaları... Bugünün teknolojik koşullarında ekonomik bir yöntem olmayabilir ancak yarının en büyük enerji kaynağının hidrojen olacağı aşikardır...

Bravo gençlere... Çalışmalarına yılmadan devam ederlerse eminim birkaç yıl içerisinde hidrojenle çalışan araba teknolojisinde büyük ilerleme kaydedip, seri üretim aşamasına gelinebilecek... Kim bilir; o zaman belki de Türkiye, dünyadaki en büyük araba ihracatçısı olacaktır...

 

 Günün Sözü

Sürekli değişen dünyamızda, en güçlü ve kalıcı markalar kalpler tarafından üretilmiştir. Onlar gerçek ve sürdürülebilirdirler. Temelleri daha sağlamdır çünkü bir reklam kampanyası ile değil, insan ruhunun gücü ile yapılmıştır. Uzun ömürlü firmalar, özgün olanlardır.

Starbucks’ın kurucusu ve Ceo’su Howard Schultz’un sözleri bunlar...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI