TEMSA Efsanesi ve Kurtarma Operasyonu - ADEM AKÖL

23 Aralık 2019 Pazartesi 00:02

TEMSA’nın dünya otomotiv sektöründeki yerini, daha önce kaleme aldığımız konu ile ilgili yazılarımızda bahsetmiştik... Tamamen Türk mühendislerin tasarımı, yüzde yüz yerli üretim araçlar üzerindeki TEMSA isminin, 66 ülkede aranır bir marka durumuna gelmesinin maddi getirisinden öte manevi gururunun boyutu ölçülemez.

Dış ülkelerden aldığı yılda 125 milyon dolarlık sipariş kapasitesi ile Adana’nın ihracatının tek başına yüzde 12’sini elinde tutan bir kuruluşun, bugün içine düşürüldüğü tatsız durum hiç de kabul edilebilir değildir...

Hızla yenilenebilir enerjiye geçişin yapıldığı bir dönemde, çok kısa bir gelecekte; taşıtların büyük bir oranının, elektrikle çalışanlarla yer değiştireceği mutlak gerçeklik bilinci ile, TEMSA AR-GE bölümünün elektrikli otobüs üretiminde katettiği yol, hafife alınmamalıdır.

TEMSA markalı dizel otobüsler, uzun süredir Amerika Birleşik Devletleri San Francisco Eyaleti’ndeki Silikon Vadisi ulaşımında tercih edilirken; bölgesel talepler doğrultusunda tasarlanan 4 farklı elektrikli otobüs projesi ile de Google’ın dikkatini çekerek özel sipariş alan geleceği aydınlık bir kuruluştur TEMSA.

Dünya elektrikli otobüs pazarının da liderliğini yapan Çin Halk Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en popüler elektrikli otobüs üreticisi Proterra varken; TEMSA’nın, bunların bir adım önüne geçerek, özel ihtiyaçlar doğrultusunda yaptığı tasarımlarla ürettiği otobüslerin, ABD ile birlikte 66 ülkede aranılır olması tesadüfi değildir.

Bu; terörist kurşunlara hedef olana kadar kendini TEMSA’nın gelişimine adayan Özdemir Sabancı ve sonrasında yüzlerce beyin ve onbinlerce elin özverili çalışmaları ile üretilen bir değerdir... Bu Türkiye’ye mal olmuş bir değerdir.

Tam da bu nedenledir ki; başından itibaren TEMSA’nın satışını, hem de böyle şaibeli bir şekildeki satışını, hiç tasvip etmedim ve hiç de Sabancı ailesine yakıştıramadım... “Firma Sabancı ailesine aittir, istediğini yapmakta özgürdür” derseniz, size “orda durun” derim... Tabii ki firmanın mülkiyeti Sabancı ailesine aittir... Ancak Türkiye’nin geleceğini etkileyecek, böyle bir değere ulaşmış bir markayı, ayakta tutacak satış sonrası planların da yapılmış olması gerekiyordu... Tıpkı Büyük Britanya’nın yöntemi gibi; sömürgelerini terk etmek zorunda kaldıktan sonra, geride çatışma yaratacak unsurlar brakılması hiç de hoş değildir... O yüzdendir ki günlerdir, konu ile ilgili; Sabancı ailesinden bir açıklama bekliyoruz...

Geçtiğimiz 2 Ekim’den başlayarak gazetemizin duyarlı ve ısrarlı yazıları sonucunda; nihayet geçtiğimiz Cuma sabahı, belki de Adana tarihinde ilk; tüm oda ve belediye başkanları, TEMSA için bir araya geldiler.

Bu, çok güzel bir gelişme... Ancak çözüm üretme bakımından oldukça zayıf kalındığını söylemek zorundayım... Yayınlanan bültende, birinci derecede taraftar olması gereken Sabancı ailesini, yarım ağızla sorunu çözmeye davet etmek, yeterli değildir... Hangi gerekçe ile olursa olsun, hangi planla olursa olsun, satışı yapılmış olsa da; TEMSA’nın sonunda bir ’SA’ vardır ki bu Sabancı ailesini zorunlu kılar... Aksi halde merhum Ömer Sabancı, yattığı yerde rahatsızlık duyar, kemikleri sızlar.

Bu kadar oda ve belediye başkanı bir araya gelmişken; sanki kasıtlı yapılıyormuş gibi bir anda TEMSA’yı çalışamaz kılan bankalara hep bir ağızdan ‘durun’ diyerek, yapıcı bir çözüm üretilse daha etkili olmaz mıydı..?

Çözümü Ankara’ya havale etmek, işin kolayına kaçmak değil midir..? Koskoca Adana İlinin ekonomik ve sosyal hayatını yöneten patronlar, tek sesle bunu Sabancı ailesi ve ilgili bankalardan talep edecek ve onlar yerine getirmiyecek..! Mümkün mü bu sizce..?

Öte yandan, verimsiz ancak güzel bir başlangıç yapmışken, tüm kadro; sık sık bir araya gelip, kentimizi kurtarmak için de çareler üretsek, ne iyi olur..! Adana insanı bunu hak etmiyor mu sizce..?

Günün Sözü

Bir şeyi hakikaten yapmak istiyorsan bir yolunu muhakkak bulursun, istemiyorsan bir mazaret bulursun.

Amerikalı girişimci ve yazar Jim Rohn’un bu sözü çok açık ve net sanırım...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI