THY ve Vatandaşın Mağduriyeti - ADEM AKÖL

12 Ekim 2020 Pazartesi 01:22

Türk Hava Yolları (THY), özellikle son yıllarda gösterdiği performansla dünya çapında büyüklüğünü ispatlayarak, gururumuz olmuş ulusal havayolu şirketimizdir… Herhangi bir nedenle zarar görmesini istemeyiz… Tam tersi, daha fazla büyüyüp itibar kazanarak dünyada aranılır bir havayolu şirketi olmasını hep arzu etmişizdir… Bu anlamda kendi gözlemlediğimiz aksaklıkları ve vatandaşın bize aktardığı sorunları ele almak vatandaşlık borcumuzdur.

Geçtiğimiz Perşembe günü gazetemizin sürmanşetinde yer alan ”Valiz Mağduriyetine Çözüm Bulunamadı” başlıklı haberi, biraz irdelemek istiyorum…

Yalçın Düşünmez isimli vatandaşımız, bir Orta Afrika ülkesi olan Mali’nin başkenti Bamako’daki ABD Konsolosluğu bünyesinde teknik eleman olarak çalışıyor… Ailesini geçindirebilmek için onlara hasret pahasına, bir arkadaşının yardımlarıyla 2019’un ocak ayında iş başı yapar Mali’de.

Covid-19 tüm dünyada hızla yayılmaya başlayınca, Bamako’da bulunan 24 Türk vatandaşı TC Büyükelçiliğine müracaat ederek ülkelerine götürülme talebinde bulunurlar… Müracaat tarihinden 27 gün sonra uçuş ayarlanır… Seyahat edecek yolcuların, en fazla 46 kilo ağırlığında 2 valiz götürme hakları vardır… Yalçın Düşünmez, karısını ve yetişkin kızlarını sevindirecek hediyeler alıp doldurur 2 valize… Ancak 46 kiloyu aştığı için, valizin birisini ayni uçakta seyahat edecek olan Mahmut Baş isimli arkadaşının biletine kaydettirir.

THY’nin TK 0543 sefer sayılı uçağı, 24 vatandaşı Ankara’ya götürmek üzere 27 Nisan’da Bamako’dan havalanır… Bir süre sonra uçak, Nijer’in başkenti Niamey Havaalanı’na iniş yapar… Hem yakıt takviyesi yapacak, hem de Nijer’de bulunan 126 Türk vatandaşı alacaktır.


Toplam 150 yolcu, ülkelerine gitme heyecanı ile uçağa yerleşir… Uzun bir bekleyişin ardından uçak havalanmayınca, bir şeylerin ters gittiğini anlar yolcular… Kaptan pilot anons yapmak yerine, yolcu kabinine gelip şu açıklamada bulunur… Yakıt veren eleman, uçağa fazladan 300 litre pompalamıştır… Bunu geri almak, külfetli ve uzun bir süreç olduğu için tüm valizleri havaalanında bırakmak zorunda kalacaklarını söyler.

Yolcular itiraz eder “ya valizlerimizle birlikte gideriz, yahut da biz de burada kalırız” derler… Aradan bir süre daha geçtikten sonra uçağın kapısı açılır ve içeriye Türkiye’nin Nijer Büyükelçisi girerek valizlerin sorumluluğunun kendilerinde olduğunu 3 Mayıs tarihli uçak ile İstanbul’a gönderecekleri teminatını verir.

Verilen teminat üzerine yolcular rahatlar ve uçak havalanarak, Esenboğa yerine daha önce AFAD tarafından organize edilmiş karantina yurtlarının bulunduğu Erzurum’a doğru yol alır… Havaalanından otobüslerle alınıp yurtlara götürülerek, karantina odalarına yerleştirilir 150 yolcu… Bir taraftan kolay geçmeyen karantina günleri; diğer taraftan valizlerin akıbeti, perişan eder onları.

Karantinadaki bazı yolcular İstanbul Havaalanı’ndaki tanıdıklarını arayarak Nijer Büyükelçisi’nin sözünde durarak valizlerin İstanbul’a gönderildiği öğrenilir… Bunun üzerine AFAD devreye girer ve 16 günlük karantina süresinin bitmesine 1 gün kala valizler Erzurum’a ulaştırılır.

Yalçın Düşünmez, kendi biletine kayıtlı olan valizi AFAD yetkililerinden teslim alır ancak arkadaşı Mahmut Baş’ın biletine kaydettirdiği ikinci valizin Erzurum’a gelmediğini öğrenir.

Valizlerin sahiplerine teslim edildiği gün, karantina yurtlarını ziyarete gelen Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’na da kayıp valiz ile ilgili bilgi verilir… Kasapoğlu, THY’ye dilekçe yapılmasını, kendisinin de konuyu takip edeceğini söyler.

Ayni gün dilekçe yapılıp e-posta ile THY’ye gönderilir… THY hemen cevaplar dilekçeyi… İşlemin başlatıldığını, gerekli araştırma yapıldıktan sonra Mahmut Baş’a kayıp valiz ile ilgili bilgi verileceği bildirilir.

Aradan yaklaşık 4 ay geçtikten sonra THY’den yeni bir mesaj gelir… ‘Varış havaalanında kayıp raporu tutulması gerektiğini, böyle bir rapor oluşturulmadığı için tazminat değerlendirmesi yapılamayacağı’ ifade edilir e-posta mesajında.

Uçağa fazladan konulduğu söylenen 300 litre yakıtın, yani en fazla 300 kilogramlık bir yükün karşılığında; yaklaşık 7 ton tutan, 150 yolcunun valizlerinin Niamey Havaalanı’nda bırakılmasını anlayamamakla birlikte, sürecin ilgili yetkililer tarafından iyi takip edilmesi sevindiricidir.

Ancak THY’nin son gönderdiği mesaj, hiçbir mesnede dayanmamaktadır… ‘Varış havaalanında kayıp raporu’ tutulması teknik olarak olanak dışıydı çünkü bu, normal koşullar altında seyreden bir uçuş değildi…

THY yetkilileri konuyu bu çerçevede yeniden değerlendirerek, gözbebeğimiz olarak kabul ettiğimiz ulusal bir dünya markasının, böyle basit hatalarla zarar görmesini engellemiş olacaklardır.

Günün Sözü

Tüm iyi şeyler, sabırdan sonra gelir.

Hz. Mevlana

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI