Ticaret Savaşları ve Huawei - ADEM AKÖL

24 Mayıs 2019 Cuma 00:15

Geçtiğimiz 15 Mart’ta “Huawei”, 20 Mart’ta da “ABD-Çin Savaşları” başlıklı 2 yazımızı kaleme almıştık bu sütunlarda... Yazılarımızın ilkinde; son yıllarda ismini daha sık duymaya başladığımız Huawei’den, ikincisinde ise; Amerika Birleşik Devletleri ile Çin arasında gittikçe şiddetlenerek Huawei devini de hedef alan ticaret savaşlarından bahsetmiştik...
Amerika’nın Somali’li korsanlara Çin ticaret gemilerini yağmalatması; Çin’in ‘İpek Yolu’ projesini devreye koymasının ardından Amerika’nın bu projenin çıkış kapısı olan Afganistan’ı işgali; ‘İpek Yolu’ üzerinde olan Irak’ın işgal edilmesi ve İran’a ambargo uygulanması; ‘İpek Yolu’ Avrupa kapısı olan Türkiye’ye YPG belasının musallat edilmesi; Çin’in dünya pazarlarına girişini zorlaştırmak üzere Amerika’nın aldığı tedbirlerdir...
Çin’in Pakistan ve Hindistana yakınlaşmasını; kanayan yara Keşmir’i deşip iki ülkeyi savaşın eşiğine getirerek önlemeye çalışır Amerika... Venezuela ile Çin arasındaki petrol anlaşmasını ise; Venezuela’yı ambargo altında inletip, Maduro’ya karşı darbe teşebbüsleri ile etkisiz hale getirmeye çalışmaktadır...
Bunlar yetmezmiş gibi, son olarak da Huawei’nin ceosunun kızını kaçırttırır birkaç ay önce... Çin de buna karşılık Boeing’in en son ürettiği çok iddialı 737 Max serisinden 2 uçağın düşmesine neden olur bir şekilde... Çok zarara uğrar ABD’li Boeing firması...
ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşları şiddetlenerek fakat temkinli devam ediyor... ABD Başkanı Trump, dünya liderliğinin Amerika’nın elinden hızla kaydığını görüp, sonucun ne olacağını hesaplamadan fevri kararlar alıyor, sonra da geri adım atmak zorunda kalıyor...
İki hafta önce Trump; ABD merkezli şirketlerin “ulusal güvenlik tehdidi teşgil eden” ülkelerden telekomünikasyon ürünleri almasını engelleyen bir kararname imzalamıştı... Ardından, iki gün önce; Amerikan teknolojisinin, ABD’nin ulusal güvenliğine veya dış politika çıkarlarına zarar verme potansiyeli olan yabancı şirketler tarafından kullanımını engelleyecek bir karar daha çıkarttırarak, henüz 24 saat dolmadan bu kararın 90 günlüğüne askıya alındığını duyurur...
Yani Trump, ABD şirketlerine; “Çin’den telekomünikasyon ürünü almayın, çünkü güvenliğimiz elden gidiyor; bize rakip olmalarına yarayacak teknolojik ürünleri de satmayın, çünkü büyük firmalarımıza zarar veriyorlar” diyor, isim vermeden aslında Huawei’i işaret ederek...
Bunun ne anlama geldiğini daha iyi kavrayabilmek için önce Huawei’den biraz bahsetmek gerekir...
Huawei; 1987 yılında Çin’de kurulmuş basit bir şirket iken bugün 200 bin çalışanı ile 170 ülkede faaliyet gösteren dev bir telekomünikasyon şirketi haline gelir...
Bu kadar süratli gelişmesinin perde arkasındaki isim Rothschild ailesidir... Rothschild ailesi Yahudi kökenli ABD’li uluslararası bir finans kapital patronudur... Uzun yıllar Pentagon’la birlikte ABD başkanları ve bazı üst düzey yöneticilerin atanmasında etkin rol oynar... Sonraki yıllarda sözünü pek fazla dinletemez olunca, ‘yumurtaları farklı sepetlerde taşımanın’ gerekliliğini anlar ve Huawei şirketini de desteklemeye başlar Rothschild...
Hızla gelişir Huawei... Telekomünikasyon teknolojisinde dünyanın 1 numaralı ismi haline gelir... Avrupa ülkeleri ve Amerika dahil 60 ülkenin telekomünikasyon alt yapısını ele geçirir... Dünyadaki 50 telefon operatöründen 45’ine hızmet vermeye başlar... Bu durum Çin’e büyük istihbarat üstünlüğü sağlar...
Türkiye’nin iletişim alt yapısının yüzde 80’i de Huawei ürünleri kullanıyor... Türkiye bu tehlikeyi zamanında fark edip ULAK projesi ile kendi güvenliğini koruma altına almaya çalışıyor son dönemde...
Huawei ürettiği akıllı telefon satışlarıyla da rekor kırar... Son 2 yıldır Apple’ı geride brakarak Samsung’un ardından ikinciliğe yükselir... Bir yılda 200 milyon telefon satar...
Huawei telekomünikasyon alanında dünya lideri... Dünya GSM operatörleri büyük oranda Huawei’nin ürünlerine bağımlı... Buna karşılık Huawei de ürettiği akıllı telefonların bazı çiplerini Amerika’dan satın alıyor... Samsung gibi Amerika’lı Google’ın geliştirdiği Android işletim sistemini kullanıyor...
Huawei başına gelecekleri önceden tahmin ederek Apple gibi kendi işletim sistemine sahip olabilmek için çalışıyor bir süredir... Bunu bir anlamda başarmış da sayılır çünkü Çin toprakları içerisinde kullanılan Huawei’nin ürettiği akıllı telefonlar kendi işletim sistemini kullanıyor... Dünyanın diğer ülkelerinde satılanlar ise Android kullanıyor...
Huawei en azından bir süre daha kendi telefonlarında Android işletim sistemini kullanmak isteyecektir çünkü kendi ürettiği işletim sistemi ile akıllı telefon satışında Samsung ve Apple ile rekabet edemiyecektir... Amerika da bunu istiyor çünkü kendi işletim sistemini kullanan Huawei Google’ın Android ve Apple’ın Ios pazarına üçüncü bir ortak gelecektir...

GÜNÜN SÖZÜ
Değişim ve büyüme; kişinin kendini riske atarak deneyimlediği zaman mümkün olur.
İnsan potansiyeli ile ilgili yazıları ile tanınmış, Herbert A. Otto’nun bu sözünde yatan gerçekliğin, kişinin değişim ve gelişiminin risk alıp, bundan deneyim elde etmesiyle mümkün olabileceğini göstermektedir.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI