Türk Devletleri Birliği - ADEM AKÖL

23 Aralık 2020 Çarşamba 01:59

2019 yılının Ekim ayında ‘Türk Keneşi’ isimli bir yazı kaleme almıştık bu sütunlarda… Konsey anlamına gelen Türkçe bir sözcük olan ‘keneş’ten türeyen ‘keneşmek’ fiili birçok Türk ağzında; danışmak, değerlendirme yapmak, istişare etmek eylemlerini ifade etmek için kullanılır.

Özellikle Azerbaycan-Ermenistan savaşı sonrası, içine girdiğimiz yeni dönemde; Türk devletleri Birliği’nin kazandığı önem bakımından ‘Türk Keneşi’ isimli yazımızdaki bazı paragrafları yeniden hatırlatmanın yararlı olacağına inanıyorum.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, (SSCB)’nin 1991 yılında dağılması ile ortaya çıkan 15 bağımsız ülkenin 5’inde çoğunlukla Türk kökenli halklar yaşar... Kafkasya’da Azerbaycan, Orta Asya’da ise Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Kazakistan yer alır... Toplamda 80 milyonun üzerinde bir Türk nüfus yaşar bu 5 ülkede.

1991 yılında bağımsızlıklarını kazanan bu ülkeler, bölgelerindeki nüfuzlarını sağlama almak için ciddi işbirlikleri arayışı içerisine girerler... Bunu tesis edebilmek için, aralarındaki ortak değerlerin de etkisi ile hem birbirleriyle hem de Türkiye ile kısa sürede iletişime geçerler.

Bu 5 ülkenin devlet başkanları 1992 yılında Türkiye’nin ev sahipliğinde, Ankara’da bir araya gelip Türk Keneşi’ni oluştururlar... Gümrük, serbest ticaret düzeni ve telekomünikasyon gibi konular görüşülür.

1994 yılında yine Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen zirvede; ortak kültür mirasının korunması, üniversiteler arası işbirliği ve tarihi İpek Yolu’nun canlandırılması gündeme gelir.

1995 yılındaki zirve; Kırgızistan’ın ev sahipliğinde düzenlenir ve işadamlarının çalışma koşulları, ortak kültürel mirasın tanıtılması ve üniversiteler arası etkileşim konuşulur.

1996 yılındaki zirve; Özbekistan’ın ev sahipliğinde 6 devlet başkanının birlikte katıldığı son zirve olur... Ağırlıklı olarak ekonomik kalkınma ve dış dünya ile işbirliği gibi konular gündemi oluşturur.


1998 yılındaki zirve; Kazakistan’ın başkentinde 5 devlet başkanı ve bir meclis başkanının katılımıyla gerçekleşir ve ‘Daimi Sekretarya Tüzüğü’ kabul edilir.

Azerbaycan’ın ev sahipliğinde 2000 yılında düzenlenen altıncı zirvede ise; petrol ve doğalgaz boru hatlarının geliştirilmesi, uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadele ve bilgi değişimi konuları görüşülür. Daimi sekretaryanın Türkiye’de olması kararlaştırılır.

2001 yılında Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşen 7. zirvede; İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması ile eğitim konuları gündeme gelir.

2006 yılındaki 8. zirve; yine Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşir ve aralarındaki vize işlemlerinin kolaylaştırılması ile bölgedeki kalıcı barışın sağlanmasına yönelik konular konuşulur.

2009 yılındaki Azerbaycan ev sahipliğinde Nahçivan’da gerçekleşen zirvenin gündeminde ise işbirliğinin geliştirilmesi ile ticari ve ekonomik konular yer alır.

Onuncu zirve; Türkiye’nin ev sahipliğinde 2010 yılında gerçekleştirilir... Zirveler sürecinin sonuncusu olan bu toplantıda Devlet Başkanları Konseyi, Dışişleri Bakanları Konseyi, Kıdemli Memurlar Komitesi ve Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (TDİK) hayata geçirilir.

2019 yılında “Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Desteklenmesi” teması ile yeni bir zirve gerçekleşir Azerbaycan’da. Cumhurbaşkanları düzeyinde organize edilen toplantıda Özbekistan yer almazken, Macaristan Başbakanı gözlemci üye olarak katılır… Ancak bir süre sonra Özbekistan da yeniden ‘Türk Keneşi’ne üye olur.

Karabağ zaferinden sonra Ermenistan’ın güneyinden Nahçivan-Azerbaycan arasındaki geçiş hakkı yeniden elde edilmiştir. Iğdır’dan başlayarak Nahçivan’dan Azerbaycan’a kadar inşa edilecek olan otoyol ve demiryolu hatları kesintisiz olarak Türkiye’yi Hazar Denizi üzerinden Türkmenistan, Özbekistan ve Kazakistan’a bağlayacaktır.

Diğer bir anlatımla Edirne’den tren veya araba ile Iğdır üzerinden Nahçivan, Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan ve Kazakistan’a kadar kimlikle gidilebilecektir… Bugün Azerbaycan ile yapılan kimlikle serbest dolaşım anlaşması, yarın ‘Türk Keneşi’ne üye diğer ülkelerle de yapılacağı aşikardır.

Çin’den başlayarak Avrupa’ya kadar uzanan ‘İpek Yolu’ üzerindeki bu ülkelerin katıldığı ve alt yapısını tamamladıkları ‘Türk Devletleri Birliği’nin; önemini yitirmiş ve dağılmak üzere olan diğer birliklerden çok daha büyük bir güç oluşturacağı kesindir.

Günün Sözü

Hepimiz özel bir nedenle buradayız; geçmişinizin tutsağı olmayı bırakıp, geleceğinizin mimarı olun.

Robin Sharma

Kitapları 100’e yakın ülkede satılan, Hint kökenli Kanada’lı yazar.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI