Türk Keneşi - ADEM AKÖL

25 Ekim 2019 Cuma 00:51

Konsey anlamına gelen Türkçe bir sözcüktür keneş... Diğer Türk ağızlarda “keneşmek” eylemi çok kullanılır... Danışmak, konuşmak, değerlendirme yapmak, istişare etmek anlamına gelir.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, (SSCB)’nin 1991 yılında dağılması ile ortaya çıkan 15 bağımsız ülkenin 5’inde çoğunlukla Türk kökenli halklar yaşar... Kafkasya’da Azerbaycan, Orta Asya’da ise Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Kazakistan yer alır... Toplamda 70 milyonun üzerinde bir Türk nüfus yaşar bu 5 ülkede.

1991 yılında bağımsızlıklarını kazanan bu ülkeler, bölgelerindeki nüfuzlarını sağlama almak için ciddi işbirlikleri arayışı içerisine girerler... Bunu tesis edebilmek için, aralarındaki ortak değerlerin de etkisi ile hem birbirleriyle hem de Türkiye ile kısa sürede iletişime geçerler.

1992 yılında bu 5 ülkenin devlet başkanları, Türkiye’nin ev sahipliğinde Ankara’da bir araya gelip Türk Keneşi’ni oluştururlar... Gümrük, serbest ticaret düzeni ve telekomünikasyon gibi konular görüşülür.

1994 yılında yine Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen zirvede; ortak kültür mirasının korunması, üniversiteler arası işbirliği ve tarihi İpek Yolu’nun canlandırılması gündeme gelir.

1995 yılındaki zirve; Kırgızistan’ın ev sahipliğinde düzenlenir ve işadamlarının çalışma koşulları, ortak kültürel mirasın tanıtılması ve üniversiteler arası etkileşim konuşulur.

1996 yılındaki zirve; Özbekistan’ın ev sahipliğinde 6 devlet başkanının birlikte katıldığı son zirve olur... Ağırlıklı olarak ekonomik kalkınma ve dış dünya ile işbirliği gibi konular gündemi oluşturur.

1998 yılındaki zirve; Kazakistan’ın başkentinde 5 devlet başkanı ve bir meclis başkanının katılımıyla gerçekleşir ve ‘Daimi Sekreterya Tüzüğü’ kabul edilir.

Azerbaycan’ın ev sahipliğinde 2000 yılında düzenlenen altıncı zirvede ise; petrol ve doğalgaz boru hatlarının geliştirilmesi, uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadele ve bilgi değişimi konuları görüşülür. Daimi Sekreterya’nın Türkiye’de olması kararlaştırılır.

2001 yılında Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşen 7. zirvede; yeniden İpek Yolu’nun canlandırılması ile eğitim konuları gündeme gelir.

2006 yılındaki 8. zirve; yine Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşir ve aralarındaki vize işlemlerinin kolaylaştırılması ile bilgedeki kalıcı barışın sağlanmasına yönelik konular konuşulur.

2009 yılındaki Azerbaycan ev sahipliğinde Nahcıvan’da gerçekleşen zirvenin gündeminde ise işbirliğinin geliştirilmesi ile ticari ve ekonomik konular yer alır.

Onuncu zirve; Türkiye’nin ev sahipliğinde 2010 yılında gerçekleştirilir... Zirveler sürecinin sonuncusu olan bu toplantıda Devlet Başkanları Konseyi, Dışişleri Bakanları Konseyi, Kıdemli Memurlar Komitesi ve Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (TDİK) hayata geçirilir.

Geçtiğimiz günlerde “Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Desteklenmesi” teması ile yeni bir zirve gerçekleşir Azerbaycan’da. Cumhurbaşkanları düzeyinde organize edilen toplantıda Özbekistan yer almazken, Macaristan Başbakanı gözlemci üye olarak katılır.

Türk Keneşi’nin, Avrupa toprakları içerisinde bir ülke olan Macaristan’ı da bünyesine dahil etme çalışmaları; ve zirvelerde ele alınan konuların önemi ile Çin’in işine gelecek İpek Yolu’nun canlandırılmasına yönelik çalışmalar, Rusya’nın pek işine gelmiyecektir.

Kakasya’da yaşadığı sorunu, Orta Asya’da da yaşamak istemeyecek olan Moskova’nın ilerleyen süreçte nasıl bir tavır takınacağı Türkiye ile ilişkiler açısından çok önemlidir.

Günün Sözü

Hepimiz özel bir nedenle buradayız; geçmişinizin tutsağı olmayı brakıp, geleceğinizin mimarı olun.

Kanadalı yazar Robin Sharma ne kadar güçlü bir konsept ortaya koyuyor; tutsaklıktan, mimarlığa...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI