Türkiye Suudi Arabistan İlişkileri - ADEM AKÖL

3 Aralık 2020 Perşembe 00:48

Türkiye ile Suudi Arabistan (SA) arasındaki diplomatik ilişkiler, 1929 yılında her iki ülkede de karşılıklı olarak büyükelçilikler açılmasıyla başlar… Sonrasında iki ülke, aralarındaki turizm ve ticari faaliyetleri geliştirerek önemli bir kapasiteye çıkarırlar.

Bugün Suudi Arabistan’da çeşitli sektörlerde çalışan 100 bin civarında Türk işçisi ve önemli projeler üstlenmiş onlarca inşaat firması bulunmaktadır… Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacmi 5 milyar doları aşarken, her yıl hacca giden 80 binin üzerinde Türk vatandaşın Suudi Arabistan’a bıraktığı 1 milyar doları da unutmamak gerek.

2013 yılında, Abdülfettah el Sisi’nin askeri bir darbeyle devirdiği, seçimle göreve gelen Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye destek çıkan Katar; Suudi Arabistan’ı oldukça sinirlendirir ve onunla diplomatik ilişkilerini keser… Daha sonra Katar’ın, İran’ı destekleyici bir politika izlemesi üzerine, diğer Arap ülkeleri de ona karşı cephe alarak yalnızlaştırırlar.

Bu dönemde Katar’ın yanında duran tek ülke Türkiye olur… Suudi Arabistan bundan hiç hoşlanmaz… 2018 yılında Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul Başkonsolosluğu’nda öldürülmesinden sonra Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki gerginlik iyice artar.

Türkiye’nin bölgedeki icraat ve politikaların hep karşısında yer alır Suudi Arabistan… O kadar ki, geçtiğimiz Ekim ayının başlarında Suudi Arabistan Ticaret Odaları Konsey Başkanı ‘Türkiye’ye ithalat, yatırım ve turizm alanlarında boykot’ çağrısı yapar.

Başkanlık seçimini kaybeden Donald Trump’ın görev süresince ABD-SA, özellikle Veliaht Prens Selman’la olan ilişkiler çok ileri düzeyde seyreder… Suudi Arabistan’a 4 yıl boyunca hep destek çıkar, neredeyse bütün yanlışlarını göğüslemeye çalışır Trump.

Avrupa basınında sürekli olarak Türk İHA ve SİHA’larla ilgili haberlerin yer alması; Rus basınının İHA ve SİHA’larımızı övüyor olması; son olarak da Washington Post’un “Erdoğan, Türk İHA ve SİHA’larla Orta Doğu’da herkesin ödünü patlatıyor” diyerek, övgü dolu bir yazı yayınlaması; Suudi Arabistan’ın Türkiye’ye karşı düşüncelerinin değişmesine neden olur.

Zaten geçtiğimiz yıl Türkiye’nin Vestel Savunma Sanayi firması, yaptığı anlaşma çerçevesinde Karayel isimli İHA’ları Suudi Arabistan’da üretmeye başlamıştı… Üretilen Karayeller, Yemen’de İran’ın desteklediği Husiler’e karşı kullanılarak başarısı Suudi Arabistan yetkilileri tarafından çok yakından gözlemlenmişti.


Joe Biden’ın başkanlığı kesinleştikten sonra, ABD’nin desteğinin eskisi gibi olmayacağını anlayan Suudi Arabistan yönetimi; özellikle İHA ve SİHA’ların gösterdiği başarı sonucunda bölgenin en güçlü ülkesi konumuna gelen Türkiye ile arayı düzeltmenin yolunu aramaya başlar.

Suudi Arabistan’ın dönem başkanlığını yaptığı G20 Liderler Zirvesi öncesinde, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı telefonla arayarak ikili ilişkilerin geliştirilmesi ve sorunların giderilmesi için diyalog kanallarının açık tutulması hususunda mutabık kalırlar.

Telefon görüşmesinden sadece 1 gün sonra da SA Diş İşleri Bakanı Faysal Bin Ferhan, Türkiye ile mükemmel ilişkilere sahip olduklarını söyleyerek “Türk ürünlerinin gayrı resmi boykot edildiğine ilişkin hiçbir veri yok” der. 

Hemen ardından, Suudi Arabistan’nın Türk ürünlerine karşı uyguladığı boykot kampanyasının zayıfladığı çok belirgin olarak hissedilmeye başlanır.

Sonrasında, yakınlaşma hızlanarak devam eder… 26-28 Kasım’da yapılan İslam İşbirliği Örgütü Dış İşleri Bakanları Konsey Toplantısı sırasında, iki ülkenin dış işleri bakanları samimi görüntüler verir… “Güçlü bir Türkiye-SA işbirliği, sadece ülkelerimiz için değil, tüm bölge açısından faydalı olacaktır” der, Dış İşleri Bakanımız Çavuşoğlu.

Türkiye’nin bölgede hızla artan gücünü fark eden Suudi Arabistan’ın, büyük bir yanlıştan geri dönmesi; bizi karşılarına alan diğer Arap ülkelerinin de çözülmesini sağlayacaktır… Türk devletlerinin tesis etmeye çalıştığı gücün yanı sıra; Müslüman devletler arasında oluşacak sıkı işbirliği karşısında da, hiçbir gücün söz söylemeye dahi cesaret edemeyeceği aşikardır.

Günün Sözü

Bir insanın en büyük hatası başkalarına gereğinden fazla değer vermek değil, kendine hak ettiğinden daha az değer vermektir.

Gabriel Garcia Marquez

Kolombiyalı, 20. Yüzyılın en önemli yazarlarından.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI