Türkiye-İsrail Yakınlaşması - ADEM AKÖL

16 Temmuz 2021 Cuma 01:56

Hatırlayacaksınız, 30 Ocak 2009 tarihinde İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen zirvenin son konuşmasında, dönemin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan; Dünya Ekonomik Formu Moderatörü’ne ısrarla “One Minute” diyerek söz aldıktan sonra, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perez’e “siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz” diye başlayan sözlerinden sonra toplantıyı terk etmişti.

Yaşanan bu olay, her iki ülkenin hatta tüm dünyanın önde gelen medya organlarında büyük yankı yapar… Bu yüzden Türkiye ile İsrail arasındaki diplomatik ilişkiler gerilir ve aradan geçen onca yıla rağmen bir türlü iyileşme gösteremez… Bunda eski Başbakan, aşırı sağcı Benyamin Netanyahu’nun Filistinlilere karşı saldırgan tutumu ve eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs ile ilgili aldığı kabul edilmez kararlar, büyük rol oynamıştır.

Geçtiğimiz Mart ayında İsrail’de yapılan erken genel seçimler sonrasında Netanyahu; 12 yıllık iktidar koltuğunu, yine aşırı sağcı olan Yamina Parti’sinin Lideri Naftali Bennett’e brakmak zorunda kalır… 7 Temmuz’da ise Cumhurbaşkanlığına Yitzak Herzog getirilir.

Herzog, 2014 yılında Başbakan Netanyahu’yu uluslararası toplumlarla ilişki kuramamak ve Filistinlilere bir barış teklifi sunamamakla şiddetle eleştiren bir isimdir… Göreve gelir gelmez “iki devletli çözüm” fikrine destek amacıyla Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile bir araya gelir.

Bu görüşme sonrasında Mahmud Abbas Türkiye’ye 3 günlük bir ziyaret gerçekleştirerek, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog ile yaptığı ‘olumlu’ görüşmeyi aktararak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iki ülke arasındaki ‘buzların’ çözülebileceği, dolayısı ile Filistin’de ‘iki devletli’ bir çözüm olabileceği mesajını verir.

Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan 13 Temmuz’da İsrail Cumhurbaşkanı Yitzag Herzog’u telefonla arayarak, 40 dakika süren olumlu bir görüşme yapar… “Olumlu” diyorum, çünkü bir görüşme olumsuz geçiyorsa niye 40 dakika sürsün ki?

Ancak hem Türkiye’de hem de İsrail’de bu olumlu havadan memnun olmayanlar var ne yazık ki… 2009 yılından bu yana arası “zehir zemberek” olan iki ülke Cumhurbaşkanları 40 dakikalık bir görüşme yapıyor ve bu çok normalmiş gibi algılanarak Türkiye basını buna yer vermiyor.

İsrail basını ise tam tersi, geniş yer veriyor bu telefon görüşmesine… Ancak büyük eleştiriler yaparak, yakınlaşmanın önüne geçebilmek için ‘ver yansın’ ediyorlar… Hem de İsrail’in en güçlü gazetesi Jerusalem Post yapıyor bunu.

Erdoğan için demediğini bırakmıyorlar… Onun Yahudi düşmanı ve güvenilmez olduğunu, dolayısı ile Erdoğan gitmeden İsrail ile Türkiye arasında herhangi bir yakınlaşmanın mümkün olamayacağını söylüyorlar.

Buna gerekçe olarak da Erdoğan’ın; “İsrail’in bir terör devleti olduğu ve Naziler gibi ırkçılık yaptığı” gibi sözleri hatırlatılıyor… Doğru, Erdoğan bunları söyledi… Netanyahu’nun yaptığı katliamlar karşısında, vicdan sahibi bir insan, başka nasıl bir tepki koyabilirdi ki? Üstelik ABD’de yaşayan Yahudiler’in yüzde 25’i de İsrail’i bu tutumu ile ırkçı bir devlet olarak görüyor ve sırf bu yüzden İsrail’e yapılan askeri yardımların kesilmesini istiyor.

Uluslararası ilişkilerde sık sık tekrarladığım Churchill’e atfedilen o önemli sözü yine anımsatmak istiyorum… “Ebedi dostluklar ve düşmanlıklar yoktur, ebedi çıkarlar vardır”…

Ayni bölgede yaşayan iki ülkenin birbirlerinden elde edebilecekleri büyük kazanımlar dururken niye didişerek bu avantajlar bir kenara itilsin ki? Üstelik Filistin’de iki devletli bir çözüme sıcak bakan bir İsrail Cumhurbaşkanı göreve gelmişken…

Kavga sonucunda galip gelenin bile büyük kayıplar verdiği gerçeğinden hareketle; dostluklar kurarak, dünya nimetlerini hakça paylaşmak daha doğru değil midir? Dünyanın ne olduğunu anlayamadan katledilen yüzlerce çocuğa yazık değil midir?

Günün Sözü

Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa, şimdi en güzel şiir, barıştır.

Yaşar Kemal

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI