Ülkemizi En Uzun Süre Sahiplenen, Yaşayanları... - ADEM AKÖL

12 Mayıs 2020 Salı 01:02

Ülkemizi en uzun süre sahiplenen yaşayanlarına aitti Türkiye sadece; dün 11 ile 15 arasında, 4 saatliğine de olsa... Gözler saatlerde idi; ne 1 dakika önce, ne de 1 dakika sonra... Akrep  11’i, yelkovan 12’yi gösterir göstermez, arz-ı endam eylemeye başladı yaşayan tarihlerimiz, yüzlerde maskelerle.

Ağırbaşlı ve olgun hareketlerle adımlanmaya başlandı sokaklar... Tertemiz yüzlerde vakur bir ifade vardı... Bu ülkeyi, en uzun süre sahiplenmiş olmanın verdiği kıvançla yüründü bilindik sokaklarda; yabancı bir ülkede turistik bir geziye katılmış gibi.

Bomboştu sokaklar... Şimdi daha geniş gözüken kaldırımlarda, ülkemizin yaşayan hafızaları ve sokak hayvanları sadece... Şarkı sözü mırıldanıyordu dudaklar; “her adım atışta yüreğim sızlar, sensiz mahzun kaldı bizim sokaklar, artık ne sen varsın ne hatıralar, sensiz bomboş kaldı bizim sokaklar.”

Evinden dışarı, 50 gün süresince adım atmamış olan;  Atatürk’ün Türkiye’yi emanet ettiği 1. nesil gençlerin 7.5 milyon evladı, sokaklarda idi dün 4 saatliğine... Atatatürk’ün emanetine hıyanet edilmediğini kendi gözleriyle kanıtlarcasına adımlandı kaldırımlar.

Doğa da onlardan yana tavır koymuştu... Temiz ve dingin bir hava, ağaçlarda yeşilin en güzel tonları vardı... Baharın coşkusunu yaşıyordu güvercinler, kumrular ve kargalar; sevinç çığlıkları atarak... Yaşlı sokak köpekleri bile bir başka enerjik ve coşku doluydu... Uzun bir süredir özledikleri yüzlere kavuşmanın verdiği bir coşku idi belki de bu.

Değişen pek de birşeyin olmadığına kanaat getirdikten sonra, yorgunluğun da verdiği etki ile; dostlarla özlenen muhabbetler için, ilk rastlanan park banklarına çöküldü, sosyal mesafeyi özenle koruyarak.

Uzadı gitti özlenmiş sohbetler, vaktin nasıl da su gibi akıp gittiği fark edilmeden... Saatlerine bakmayı akıl ettiler sonra da... Mideden gelen acıkma hissinin bir uyarısı idi belki de bu... Bir toparlanma başladı aniden; ’15 dakikamız kaldı, eve ancak yetişiriz’ diyerek... Ve ayni vakur, ancak tatminle bütünleşmiş bir ifade ile evlerin yolu tutuldu bu kez.

Önümüzdeki farklı günlerde 15 yaşın altındakilerle 15-20 yaş arasındaki gençlerimize de böyle bir güzellik yaşatılacak... Bu güzellikleri sürekli yaşamak istiyorsak, Koronavirüs tamamen kontrol altına alınana kadar, önlemlere bir süre daha özenle uymak zorundayız.

Tatil günlerindeki sokağa çıkma yasağının taviz vermeden bir süre daha uygulanması gerekecektir... Önümüzde, Gençlik ve Spor Bayramı ile Ramazan Bayramı tatilleri vardır... Bu tatillerde de fire vermeden evlerimizde kalmamız hem bizim hem de ülkemizin hayrına olacaktır.

Gençlik ve Spor Bayramı’nda 15-20 yaş arası gençlerimize de o günün anlamı gereği 4 saatlik yürüyüş izni verilebilir... Ramazan Bayramı’nın birinci günü yine 65 yaş üzeri büyüklerimize, ikinci günü 15 yaş altı çocuklarımıza, üçüncü günü ise 15-20 yaş arası gençlerimize kontrollü izin verilmesi doğru olacaktır.

Evlerimizde kapalı kaldığımız günlerde, biraz coşku yaratmak adına; yerel yönetimlerimizin yapması gereken, basit ama vereceği etki bakımından büyük olan, bazı görevler vardır.... Gençlik ve Spor Bayramı günü, çeşitli yerlerden rahatlıkla temin edilebilecek 5-6 bando takımını, üstü açık kamyonetlerde Adana sokaklarında dolaştırmak, güne anlam ve renk katacaktır.

Bayram günlerinde ise, çeşitli müzik gruplarının veya davul-zurnanın; sürekli olarak yollarda dolaştırılması, evlerinde kapalı olan vatandaş psikolojisine olumlu yansıyacaktır... Bunu geçtiğimiz pazar günü, Merkez Park’taki gezi treninin; Zeki Müren’in ‘Anneciğim’ isimli şarkıyı çalarak, caddelerde turlamasının bile insana kattığı pozitif etkinin boyutu ile varın siz kıyaslayın.

Günün Sözü

Yaşlanmak bir dağa tırmanmak gibidir; çıktıkça yorgunluğumuz artar, nefesimiz daralır, ama görüş alanımız genişler.

Ingmar BERGMAN

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI