Ürün İhtisas Borsası ve Kırsal Kalkınma Desteği - ADEM AKÖL

8 Ağustos 2019 Perşembe 01:28

Türkiye’yi kendi kendini doyurabilen birkaç ülke arasına yeniden sokacak, devrim niteliğindeki iki uygulama start alıyor şu günlerde: Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) ve Kırsal Kalkınma Destek Paketi...

Türkiye Ürün İhtisas Borsası’nın geçmişi 2005 yılına kadar gidiyor... Ticaret borsalarının öncülüğünde, lisanslı depo yatırımlarının başlangıcı olur o yıllar... Son 5 yılda, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın katkılarıyla 163 lisanslı depo için kuruluş izni verilir... Bugün 80 tanesi faaliyet izni alarak 4 milyon tonluk bir kapasite oluşur... Geriye kalan 83 deponun devreye girmesi ile bu kapasite 14.5 milyon tona ulaşacak...

Hatırlayacaksınız, geçtiğimiz yılın başlarında da Adana Ticaret Borsası bünyesinde; 50 bin ton kapasiteli, lisanslı bir depo faaliyete başlamıştı... Kısa bir süre içerisinde çiftçilerimizden gelen taleplerin yoğunluğu, uygulamanın doğruluğunu kanıtlar...

Klasik tarımda; çiftçi sadece üretimle ilgilenir... Devlet veya aracı tüccarların mahsülüne verdiği bedele razı olmak zorunda kalır, alın terinin karşılığını bulamaz... Ertesi yıl, yeni bir üretim için ne ekonomik gücü ne de şevki kalırdı...

Borsa İstanbul (Bİ), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Türkiye Malzeme Ofisi (TMO) ve kamu bankalarının ortaklığıyla kurulan Türkiye İhtisas Borsası’nın (TÜRİB) faaliyete geçmesiyle artık Türk çiftçisi de kendi ürününü kendisi pazarlayabilecek...

Artık rekolteye bağlı olarak arz-talep uyuşmazlığından kaynaklanan fiyat istikrarsızlığından kurtuluyor çiftçi... Artık ürün fiyatları 3-5 kişi tarafından speküle edilemeyecek... Artık çiftçilerimiz kredi bulabilmek için kapı kapı dolaşmak zorunda kalmayacak...

Çiftçilerimiz bundan böyle ürününü elektronik ortamda; ister bugün, isterse ileriki bir tarihte, hiçbir aracı olmadan gerçek fiyatında satabilecek... Hatta üretmediği ürünün bile pazarlamasını yapabilecek... Lisanslı depolarda bulundurduğu ürünün karşılığı olarak elde edebileceği elektronik senetleri kullanarak rahatlıkla kredi alabilecek...

Öte yandan 2 Ağustos tarihinde çıkan yönetmelik kapsamında çiftçimiz ‘tarımsal destek’ yanında ‘kırsal kalkınma desteği’ de alabilecek...

Özellikle gelişmiş ülkelerde etkin olarak uygulanan ‘kırsal kalkınma destek’ programları ile kırsal alanda yaşayanların iş ve yaşam kalitelerinin iyileştirilmesi amaçlanıyor... Bu ülkelerde çiftçiye verilen ‘tarım desteği’ azalırken, ‘kırsal kalkınma desteği’ artıyor... Hatta tarımda dünya liderleri olan Yeni Zelanda ve Avustralya’da ‘tarım desteği’ tamamen kalkmış durumda... Bugün bu iki ülkede sadece ‘kırsal kalkınma desteği’ var...

Özellikle gençlerin şehirlere akın ettiği bir dönemde onların köylerinde kalmalarını özendirici teşviklerin devreye girmesiyle Türkiye’deki tarımın yeniden canlanacağı aşikardır... 

Ürüne teşvik vermek yerine, karlı üretim yapabilmek için gerekli olan alt yapı tesislerine verilecek teşvikler, gençlerin hem yerlerinde yurtlarında kalmasını sağlayacak hem de üretimi artıracaktır...

2 Ağustos’ta yürürlüğe giren yönetmeliğe göre; çiftlik alt yapı sistemlerine; tarımsal ürünlere yönelik sabit yatırımlara; teknolojik sera yapımlarına; hayvansal ve bitkisel gübre tesislerine; gibi alanlarda, yani çalışma şartlarını iyileştirmeye yönelik projelere büyük destekler gelecek...

Bu desteklerin alınabilmesi için birtakım şartları yerine getirmek gerekiyor tabii ki... Sunulan projelerin sürdürülebilir olması en önemli unsurlardan birisi... Ayrıca yerel kaynakların kullanılıyor olması ve yatırımın atıl kalmayacak boyutta olması gibi şartlar da aranacak... Tarım ve Orman Bakanlığı’nın il müdürlüklerine yapılacak başvuru ile müracaat sürecinde de istenen şartlar yerine getirilebilecek...

Bugün kısaca özetlemeye çalıştığımız ‘Ürün İhtisas Borsası’ ve ‘Kırsal Kalkınma Destek Paketi’ ile birkaç gün önce kaleme aldığımız ‘Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ kapsamında yapılan çalışmalar yüreğimize su serpmiştir...

Türkiye’ye soğan-sarmısak ithal etmek yakışmıyor çünkü...

Günün Sözü

Hayatınız boyunca işinizin en iyisini yapın... Bir insan görevini o kadar iyi yapmalıdır ki; ne ölenler, ne yaşayanlar, ne de doğacak olanlar daha iyisini yapamasınlar...

Amerika’daki zencilere eşitlik sağlayabilmek için hayatı boyunca mücadele veren Martin Luther King’in başarısı yukarıdaki sözünde gizlidir sanırım.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI