Vah Türkiyem, Seni Emanet Edeceğimiz Gençlere Bak..! - ADEM AKÖL

15 Temmuz 2019 Pazartesi 00:23

“Güneş dünyayı, kitap insanları aydınlatır” demiş büyük Atatürk... “İlim Çin’de bile olsa gidip arayın” diye buyurmuş Hz. Muhammed... “Bana bir harf öğretenin kulu, kölesi olurum” sözünü boşa söylememiş kılıcı keskin Hz. Ali...

“Bütün ümidim gençliktedir... Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız...”

Altını kalın bir çizgiyle çizerek “gençliği yetiştiriniz” diyor Mustafa Kemal... “Çünkü benim bütün ümidim gençliktir...”

Peki biz yapıyor muyuz bunu..? Gerektiği kadar yetiştirebiliyor muyuz çocuklarımızı..?

Anne-babalar öğretmenlere havale ediyorlar eğitimi... Bahane hazır; “Okulda öğrensinler, ben niye uğraşayım ki..?” Veriyor çocuğunun eline bir tane ‘akıl alan akıllı telefon’ dünyayla ilişkisi kesiliyor... Ooohhh... Uzatıyor ayakları, gel keyfim gel...

Peki, okul n’apıyor..? Dünyayı, üretimi, hayatın gerçeklerini öğretme yerine; beyinlerin gelişmesine yardımcı olma yerine; test çözmenin tekniklerini öğretiyor çocuğa...

Sonra n’oluyor..? Sonrası malum...

Köpekle kediyi, salatalıkla domatesi, beşle şeşi birbirine karıştırıyor... Türkiye’nin nerede olduğunu bilmiyor... Dünyanın sadece internetten ibaret olduğunu zannediyor...

Birkaç gün önce yeni başlayan bir yarışma (!) programı izledim kanalların birinde... Ben olsam, o programı yayınlamaz, acil önlem alınması için devlet yetkililerine gönderirdim... Çok üzücü, çok gurur kırıcı, acı gerçeklerin suratımıza vurulduğu bir program...

Biri bayan diğeri erkek, iki tane pırıl pırıl gencimiz... Bilgilerine güvendikleri için mi; yoksa okulda öğretilen test çözme tekniklerini yarışmada da kullanarak; ödül kazanabileceklerini düşünerek mi katılmışlar, bilemiyorum...

Sunucu bayan, soruyor... “Yeni doğmuş sütle beslenen sığır yavrusuna ne ad verilir?”

Alt tarafta 4 tane seçenek... Kuzu, sıpa, buzağı, oğlak.

“Yeni doğmuş sütle beslenen sığır yavrusu...”

Sorunun zorluğuna bak..!

Gençleri aldı mı bir heyecan... Sanırsınız Gobi çölünde yaşayan ‘zıplayan sıçan’ sorulmuş onlara...

Yahu gençler; bunlar çevremizde en çok bulunan hayvanlardan...  

Ter basıyor onları... Mahcup ifadeler takınıyorlar...

“Ben bunu biliyordum, babam belgesel çok sever ve izler, o söylüyordu” diyor kız...

Bilgilerini birleştirerek, doğru seçeneği bulmaya çalışıyorlar...

“Sığırın yavrusu buzağı olamaz... Sıpa olabilir... Oğlak kimin yavrusuydu yavvv..?”

Sonunda karar verilir; “sığırın yavrusu, oğlak.”

Açık yüreklilikle itiraf ediyor gençler; “biz kitap okumuyoruz, sürekli internetteyiz, sosyal medya ile vaktimizi geçiriyoruz...”

Gençleri böyle komik durumlara düşüren biz anne-babalardan hesap sorulmalı aslında...

Gençleri, beyni çalışmayan; sadece tamamlamak zorunda olduğu parkura hedeflenen; yarış atlarına dönüştüren eğitim sistemimizden hesap sormak lazım...

Nüfusumuz 41 milyonken; 16 milyon sığır, 49 milyon koyun, 40 milyon keçi vardı Türkiye’de...

İkiye katlandı nüfus, 82 milyon olduk; sığır sayımız sadece 1 milyon arttı, koyun sayımız 10 milyon azaldı, sadece 10 milyon keçi kaldı koca ülkede...

Üretim sistemimizden hesap sormak lazım...

Hepimizin, ama hepimizin bunun hesabını vermesi lazım...

Henüz iki yaşındaki çocuğunu akıllı telefon müptelası yapan zihniyet yıkılsın artık...

Eğitimin ana kucağındayken başladığını; gerçek eğitimin dünya gerçeklerini öğrenmek olduğunu; sanal ortamların uluslararası sermaye güçleri tarafından insanları sömürmek için oluşturulduğunu; günümüzün en büyük silahının bilgi olduğunu; ve bilgiye ulaşmanın tek yolunun okumak olduğunu beyinlere kazımak lazım artık...

Öte yandan, Türkiye’deki tüm gençlerimizi yarışma programına katılanlarla eşdeğer tutmamak lazım...

Ülkemizde tüm dünya tarafından kapışılan öyle güçlü beyinlerimiz var ki; onları kaybetmeden Türkiye’nin gelişimi için kullanabilmemizdir farz olan...

Gelecek gençlerimizin elindedir...

Güçlü bir gelecek, çocuklarımıza kaliteli eğitim vermekle mümkün olabilecektir ancak.

Günün Sözü

Geçmişinden ve geleceğinden haberdar olmak isteyen kişinin en az yüz kitap okuması gerekir.

Bu Çin Atasözü’nün kulaklara küpe olmasını diliyorum... Sadece geçmişimiz ve geleceğimizden haberdar olmak için değil; yaşadığımız zamanla ilgili bilgilere de, ulaşabilmenin en kolay yolu okumaktır.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI