Yaşlı Yaşam Merkezleri - ADEM AKÖL

21 Mart 2019 Perşembe 10:46

Dünya genelinde 65 yaş üzeri olanlar yaşlı olarak kabul edilir günümüzde... Önümüzdeki 10 yılda, 20 yılda bu 70’e, 75’e çıkarmı bilmiyorum ama bugün böyle...

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Türkiye’nin 2018 yılı nüfus yapısı ile ilgili bazı rakamlar yayınladı geçtiğimiz gün... Bir önceki yıla göre yaşlı nüfusumuz yüzde 16 artarak 7 milyon 200 bine ulaşmış...

Dünya nüfusunun ortalama yüzde 9.1’i yaşlı... Türkiye’de bu oran yüzde 8.8...

Avrupa ülkelerindeki yaşlı nüfus Türkiye’nin çok üzerinde; yüzde 25’lerde seyrediyor...

Türkiye’nin 7 milyon 200 binlik yaşlı nüfusunun yüzde 44’ü erkek, yüzde 56’sı kadın... 2018 rakamlarına göre erkeklerin yüzde 17’si, kadınların ise yüzde 55’i yalnız yaşıyor... Eşleri ya ölmüş, ya da boşanmışlar...

Şimdi, TÜİK’in verilerine göre bu pencereden bakarak Adana’daki durumu biraz irdeleyelim:

Kabaca Adana’da 88 bini erkek, 112 bini kadın olmak üzere toplam 200 bin yaşlı nüfus var... erkeklerin 15 bini, kadınların ise 62 bini, toplamda 77 bin yalnız yaşamaya mahkum yaşlı nüfus var Adanada... Ve bu sayı her yıl süratle artıyor...

Gelişmiş toplumlarda, özellikle de yaşlı nüfusun yoğun olduğu ülkelerde bu durum için güzel çözümler üretmiş yerel yönetimler veya özel sektör... ‘Yaşlı Yaşam Merkezleri...’

Buna ‘Yaşlı Yaşam Köyleri’ desek daha doğru olur galiba... Yaşlıların sürekli, veya bir dönem, veya gün içinde kalabileceği yerler buralar...

Yaşlı bireyleri güzel bir tatil köyü ortamında bir araya getirip, onların sosyal yönden kaynaşmalarını sağlayarak, ömürlerinin geri kalan bölümünde yaşam standartlarını yükseltmek amaçlanmıştır...

İçinde yaşadıkları çevreye ilişkin düzenlemelerin yetersiz olması, yaşlı bireylerin yaşam kalitesi ve yaşam doyumlarının da düşmesine neden olabilmektedir... Bu nedenle yaşlılarımızın yaşam kalitesini ve yaşam doyumunu arttırmaya yönelik çevre tasarımlarının ya da planlamanın merkezine koyan yaklaşımlar daha uzun ve sağlıklı yaşlanma hedefiyle bireyin biyolojik kayıplarını zamana yaymasına olanak sağlamaktadır...

Bu merkezlerde yaşlı nüfusa; sağlık ekipleri kontrolü altında, kendi fiziki ve ruh yapısına uygun her türlü aktiviteyi yapabileceği; üretim yapmanın verdiği hazzı tadabileceği ve hobi tutkusunu tatmin edebileceği uğraşlar ile yöresel gezi imkanları sunuluyor...

Ömrünün 40 yılını bizlere bu günleri hazırlamak için harcamış yaşlılarımıza böyle imkanlar hazırlamak bizlerin borcu olduğunu düşünüyorum...

Kentimizin hemen hemen her bölgesinde yerel yönetimlerin hazırladığı taziye evleri inşa edilmiştir... Taziye çadırları ile de takviye hızmet veriliyor, cenaze desteği de var...

Ancak öldükten sonra değil, ölmeden önce önemsenmeli insan... Doğru, evde bakım hızmeti veriliyor yaşlılarımıza ama bu yeterli değil ki... Arzuladıkları tam olarak bu değil...

Onlara hak ettikleri değeri ancak onları daha iyi bir ortam ve koşulda yaşatarak verebiliriz...

Ne yazık ki yerel seçimler için sandığa gitmemize 10 gün kalmış olmasına rağmen sadece bir tek belediye başkan adayımızın projeleri içerisinde bu doğrultuda bir çalışma görebildik...

Kim seçilirse seçilsin,  özellikle Büyükşehir Belediyesi’nin bu örnek çalışmayı kendi yapacakları projeler listesinin başlarına koyması gerekmektedir...

Günün Sözü

Yaşam kaliten için muktedir olduğundan daha azını oluşturma tutkusu diye birşey yoktur.

Devrimci, politikacı ve 1994-1999 yıllarında Güney Afrika Cumhur Başkan’lığını yapmış Nelson Mandela; olabileceğimizden ve yapabileceğimizden daha azı için uğraş verilmesinin anlamsızlığına vurgu yapıyor.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI