Yeni Yılda Yeni Dönem - ADEM AKÖL

30 Aralık 2020 Çarşamba 00:42

Geçtiğimiz hafta AK Parti’nin TBMM’deki grup toplantısında dünyaya ve de ülkemizdeki birçok gerçeği yanlış yorumlayarak kendi çıkarları doğrultusunda kullananlara çok önemli mesajlar verdi Cumhurbaşkanı Erdoğan.

Konuşmasında aynen şöyle diyordu Sayın Erdoğan: “Ülkemizin ne doğuya ne de batıya sırtını dönme gibi bir lüksü yoktur. Avrupa ve Amerika ile ilişkileri geliştirirken; Türk Dünyasını, Asya’yı, Latin Amerika’yı, Afrika’yı asla ihmal etmeyeceğiz. Amerika ve Avrupa ile olan münasebetlerde yeni bir sayfa açmayı arzu ediyoruz. Çok yönlü siyasi ekonomik ve askeri işbirliklerimizi, Amerika ile köklü bağlarımızın alternatifi olarak görmüyoruz. Hiç kimseye karşı önyargımız, husumetimiz, düşmanlığımız bulunmuyor. Bugüne kadar bize 1 adım gelene, hep koşarak gittik. Bugün de ayni samimiyeti ve iyimserliği muhafaza ediyoruz. Uzattığımız eli tutan tüm dostlarımız ile birlikte barış, adalet, refah, özellikle de bölgemizdeki gerilimlerin azaltılması için çalışmayı sürdüreceğiz.”

Cumhurbaşkanımızın konuşma metninden alınmış yukarıdaki 8 cümle aslında çok şey ifade etmektedir…  Özetle, ‘Büyük Türkiye’ yolunda emin adımlar atarken, hiç kimsenin sırtına basmadan ve gerilim yaşamadan dostane ilişkiler içerisinde hedefe ulaşmak istediğimizin altını çiziyor Sayın Erdoğan.

Covid-19 pandemi süreci ile şekillenmeye başlayan ve 2 kutupluluğa doğru hızla yol alan dünyanın yeni ekonomi politiği içerisinde başrollerden birini üstlenmeye aday bir ülke liderinden, ancak böyle bir konuşma beklenirdi.

Avrupa Birliği içerisinde, Almanya ile Fransa arasında yıllardır üstü kapalı olarak devam eden liderlik mücadelesinin Macron’la birlikte gün yüzüne çıkmış olması; öte yandan ABD’deki başkanlık seçimleri sırasında Trump ve Biden isimleri arkasından küreselciler ile ulusalcıların sergilemekte olduğu çetin mücadele sonucunda kurulacak olan yeni dünya düzeni içerisinde Türkiye’nin önemli bir rol alması kaçınılmazdır.

Gerek Avrupa Birliğinden gerekse ABD’den gelen Türkiye’nin savunma sanayiini hedef alan göstermelik yaptırım kararlarına rağmen, özellikle Doğu Akdeniz bölgesi istikrarı ve AB ile ABD’nin çıkarları için Türkiye’ye büyük ihtiyaç duyulduğunu ve gözden çıkarılamayacağını artık herkes kabullenmiş bulunmaktadır.


Öte yandan Brexit kararı ile geçtiğimiz Şubat ayında resmen AB’den çıkan İngiltere, kendi saflarını oluşturmaya çalışırken; gözden çıkarılmaması gereken bir ülke olduğunu kabul ederek Türkiye’ye doğru olumlu adımlar atmaktadır… Brexit sonrası serbest ticaret anlaşması yapacağı ülkelerin ilk sıralarına Türkiye’yi koyması bunu göstermektedir.

Şurası bir gerçek ki, önümüzdeki dönemde olgunlaşacak olan yeni dünya düzeninin yapılaşma süreci çok sancılı geçecektir… İstikrarsız bir dünya siyaseti bizi beklemektedir… Bu sorunlu sürecin arifesinde Türkiye’nin doğudan batıya, kuzeyden güneye tüm ülkelere dostluk eli uzatması, ülkemiz insanına büyük bir moral kaynağı olurken dış dünyaya da ne kadar barışçıl olduğumuzu göstermektedir.

Her ne kadar da bu konuşma üzerine bazı muhalif çevreler “dış politika sıkıştı, çıkış yolu arıyorlar” dese de; bu düşünce, kendi ülkesine duyulan güvensizliğin tezahüründen başka bir şey değildir.

Sıkıntılarla dolu bir dönem geçiriyor olsak da, Covid-19’un tüm dünyaya vurduğu tokatın şiddetini göz ardı etmemek gerekmektedir… Bu tokatın şiddeti ile birçok ülke yerlere serilirken, bizim birazcık sendelememiz çok doğaldır… Üstelik bu süreç, Türkiye’nin ayni anda 9 farklı cephede gücünün sınandığı bir döneme denk gelirken.

Kim ne derse desin Türkiye dış politikası, yeni yılda yeni bir döneme giriyor ve kısa bir süre sonra da ülkemiz ekonomisinde bunun olumlu yansımalarını göreceğimiz kesindir.

Günün Sözü

Hayat, bumerang oyununa benzer… Düşüncelerimiz, eylemlerimiz ve sözlerimiz er veya geç, şaşırtıcı bir doğrulukla bize geri döner.

Florence Shinn

Amerikalı ünlü oyuncu ve yazar.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI