Yerel Gazeteler ve Dijitalleşmenin Yaratacağı Sorunlar... - ADEM AKÖL

24 Haziran 2019 Pazartesi 10:00


Ulusal gazeteler, insanların ulaşamadıkları dünyaya ilişkin haber ve enformasyon sunarken onların kendi problemlerine değinmez... İnsanları kendi sorunları ile baş başa brakır... Çoğunlukla da birbirinin aynı haberleri farklı başlıklarla okuyucuya ulaştırır...
Öte yandan yerel gazete, bağlı bulunduğu coğrafyanın sorunlarını, ihtiyaçlarını ve isteklerini hem yerinde gözlemleyen hem de toplumun taleplerinin yerine getirilmesi konusunda yöneticilere baskı kuran bir mecradır... Bölgeye ilişkin haberler ulusal gazetede yer almazken, yerel gazeteler bu konuları manşete taşıyarak kamuoyu oluşturma gücüne sahiptir...
İnsanoğlu yakın çevresine ilişkin haberlere ve olaylara karşı daha duyarlıdır... Bu yüzdendir ki bilinenin aksine yerel gazeteler, ulusallardan daha fazla sayıda okuyucuyla buluşur... Ancak kabul etmek gerekir ki bu buluşmanın çok az bir oranı basılı gazetelerin satışı ile gerçekleşir...
Çünkü gelişen internet teknolojisi ile bu haberlere dijital ortamda ulaşma alışkanlığı hızla yaygınlaşıyor... Günümüzde 5-6 saatini internet ortamında geçiren kullanıcıya; “sen kalk basılı gazete oku” demek safdillilik olur... O halde süratle dijital gazeteciliğe geçiş yapmak kaçınılmazdır... Önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi bu geçiş; muhakkak Basın İlan Kurumu’nun (BİK) desteği altında, bir süreliğine ‘hibrid’ gazetecilik yaparak mümkün olabilir ancak... Aksi bir uygulama yerel gazetelerin sonu olur.
Dijital gazetecilikle en taze haberleri okuyucuya 24 saat boyunca ulaştırma imkânı vardır... İnteraktif iletişim kurularak okuyucunun düşünce ve yorumları alınabilir... Ses, grafik, animasyon ve video olanakları ile kullanıcıya daha detaylı haberler aktarılır... Arşivleme özelliği ile istenilen haber, her zaman parmağınızın ucundadır ve kesinlikle daha fazla okura ulaşır... Ve belki de en önemlisi; dijitalleşen yerel gazeteler, dünya ülkelerine dağılmış hemşehrilerine ulaşıp, kendi memleketlerinden taze haberleri onlara iletebileceklerdir.
Ancak dijitalleşme de beraberinde birtakım sorunlar getirecektir... 2014’te Radikal gazetesi basılı yayını durdurup dijital ortama geçmesine rağmen fazla dayanamayarak 2 yıl sonra 26 yıllık habercilik serüvenine son vermek zorunda kaldığını unutmayalım... Yerel gazetelerin buna hiç tahammülü yoktur... Bulunduğu bölgenin demokrasi ve gelişim lokomotifi olan yerel gazeteler, böyle bir risk altında brakılmamalıdır...
Bilinmelidir ki yerel gazeteler; yayın yaptığı bölgedeki halkın saygınlığını yükseltmeyi hedefleyerek, yörenin kalkınmasına, gelişmesine fayda sağlayan, bölgenin kültürünü yükselten araçlardır... Yayın yaptığı bölgenin demokratikleşmesine, toplumun çağdaşlaşmasına ve fikirlerin açık bir biçimde aktarılmasına aracılık eder... Bölgede yaşayan halkın çıkarlarını korur, dilek ve arzularına kulak verir.
Türkiye’de dijitalleşen ulusal gazeteler ücretsizdir. Tek gelir kaynağı olan reklam almaları tıklanma sayısına bağlıdır. Tıklanma sayısını artırabilmek için kullanıcıyı aptal yerine koyup çeşitli hilelere başvuruyorlar ne yazık ki...
Ekranınızın sağ alt köşesinde bir haber başlığı: “O ünlü ismin yaptığı gafa inanamayacaksınız...” Tıklıyorsunuz, karşınızda 15 saniyesi mecburi izlenmeli bir reklam... Reklamın geçmesini bekliyorsunuz, bu kez “o ünlü ismin yaptığı gaf inanılır gibi değil”, sağa doğru bir ok işareti sizi başka bir sayfaya yönlendiriyor... İşte bir reklam daha... Sonra haberin detayı(?) geliyor... Okuyorsunuz ama sinir yükleniyorsunuz... Çünkü o isim pek de ünlü değil, yaptığı gaf da sıradan birşey.
Sağ alt köşede bir başlık daha: “Dünyanın en yaşanılır 20 şehri...” İlginizi çekiyor, öğrenmek için tıklıyorsunuz... Ekranda zorunlu olarak seyrettirilen bir reklam... Sabırla reklamın bitmesini bekliyorsunuz, arkasından sadece 20. sıradaki şehrin ismi... Yanda bir ok işareti seni başka bir sayfaya götürüyor... Reklamlarla dolu bir sayfa daha ve 19. sıradaki şehrin ismi... Birinci sıradaki en yaşanılır şehrin ismini öğrenebilmek için Allah bilir kaç kez daha tıklamanız gerekecektir... Manda gibi yüreğinizin ve boşa harcayacak çok vaktinizin olması gerekiyor.
Dijitalleşme süreci okuyucuyu irrite edici ve sancılı geçecektir... Ulusal gazetelerin birçoğunun buna maddi olarak dayanabilecek güce sahip olmaları, onların yeni sisteme fazla zarar görmeden adapte olmalarını sağlayabilecektir...
Ancak yerel gazetelerin böyle riskli bir süreç geçirmeleri alınacak tedbirlerle engellenmelidir... Onlar hem öyle maddi imkânlara sahip değiller hem de demokrasimizin risk altına girmesine tahammülümüz yoktur...
Bu anlamda, Basın İlan Kurumu’nu, yerel yönetimleri, kentimizin yerel dinamiklerini, tüm firmalarımızı ve halkımızı; işin ciddiyetini algılayıp kendi paylarına düşeni yapmalarını bekliyoruz...

Günün Sözü
Durmadığın sürece, süratin fazla bir önemi yok, muhakkak hedefe ulaşırsın.
Büyük Çin bilgesi ve filozofu Konfüçyüs’ün 2 bin 500 yıl önce söylediği bu söz, bugün de geçerli değilmidir? ... Amacımıza ulaşabilmek için tehlikeye girecek bir süratle hareket etmemize gerek yok... Ancak ara vererek; bitiş çizgisine ulaşabilmek için kazandığımız momentumu kaybetme riskini de göze almamalıyız.







Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI