Yerel Yönetimler ve Yerel Gazeteler - ADEM AKÖL

29 Mayıs 2019 Çarşamba 00:57

Bugün size bir ülkenin gelişmişlik düzeyi ile bire bir ilişkili, iki önemli unsurdan bahsetmek istiyorum... 
“YEREL YÖNETİMLER VE YEREL GAZETELER...”
Daha önceki yazılarımızda yeri geldikçe bu iki unsurun öneminden sıkça bahsettik... 
Ama ne yazık ki ikisine de gerekli değerin verilmemesi; bugünkü yazımızın ana fikrini oluşturmasına neden oldu... 
Gazette’mizin hassasiyetini de dikkate alarak, daha fazla algı yaratabilmek adına konu ile ilgili daha çok paylaşımlarda bulunacağız sizinle bundan sonra...
İnsan bir şey yaparken, muhakkak aynı konuda dünyada yapılmış olanın en iyisini örneklemeli kendisine... 
Küçük bir yüzdesini gerçekleştirmiş olsanız bile, büyük bir başarı kaydetmiş sayılırsınız kendi bulunduğunuz çevreye göre...
Amerika Birleşik Devletleri, birçok konuda bugün dünyanın en önde gelen ülkesidir şüphesiz... 
Hiç kimse yadsıyamaz bunu... 
Bütün dünya Amerika’ya, Amerikalılar ise yerel medyaya bakıyor... 
Yani Gelişmişliklerinin en büyük nedeni yerel medyadır...
Amerika’nın her şehrinde en azından bir yerel gazete ve radyo bulunur... 
Nüfusun fazla olduğu yerlerde televizyon kanalları da mevcuttur... 
Yerel medya organları esas olarak kendi bölgelerindeki haberleri paylaşır... 
Bu haberlerin bazıları ulusal çapta da yankı bulur...
İlginçtir ama; bütün dünyaya ismini duyurmuş New York Times, Washington Post, Wall Street Journal bile ulusal değil, birer yerel gazetedirler; bütün ülkeye dağıtım yapsalar dahi...
Amerika’daki yerel medya önce kendi bölgelerindeki gelişmeleri aktarır... 
Yani kendi eyaletlerindeki, kendi belediyelerindeki gelişmeler; sorunlar, yol durumu; yerel spor haberleri; bölgenin tanıdığı yüzler yer alır sayfalarda... 
Sadece tek sayfaya sıkıştırılır dünya haberleri...
ABD’de yaşananlar tüm dünya tarafından yakından izlense de; Amerikalılar en çok kendi mahallelerinde ve kasabalarında olanlara önem verir... 
Bölgedeki siyasiler de yerel medyaya çok önem verir... 
Çünkü yerel medya sayesinde vardırlar veya yokturlar...
Amerika’daki bir yerel yönetimin başarısı, yerel medyanın başarısını; başarısızlığı ise tartışmasız yerel medyanın başarısızlığını gösterir... 
Yerel yönetimlere ışık tutan; yapılanları halka aktaran, vatandaşın beklentilerini yerel yönetimlere ileten; oto-kontrol sistemi ile verimliliği arttıran yerel medya, yerel gazetelerdir...
Gerçekler böyle olmasına rağmen maalesef tüm dünyada hızla gelişen internet, birçok basılı gazetenin kapanmasına veyahut da küçülmesine neden oldu... 
Gazetelerin tek gelir kaynağı reklamlar ve ilanlar...
Geçtiğimiz yıl, Chicago’daki bir üniversitede yapılan bir araştırmada; yerel gazetelerin küçülmesinin veya kapanmasının yerel yönetimler üzerindeki etkisi araştırılarak çok can alıcı bir sonuç elde edildi... 
Bu durum, yerel yönetimlerde verimsizliği ve maliyeti artırmış... 
Bir nevi kontrol mekanizması görevi yapan yerel gazeteler güç kaybedince yerel yönetimlerin yaptıkları işlerde verim düşmüş, maliyet artmış...
Yerel gazeteciliğin gittikçe yok olmasını demokrasiye bir tehdit olarak kabul eden Amerikalı vatandaş, hep birlikte kurtarma planları yapıyor bugün... 
Kitlesel fonlama yöntemlerine başvuruluyor... 
Firmalardan ilan ve reklam destekleri geliyor... 
Yerel yönetimler finansal destekler veriyor... 
Amaç; kendi beldelerinin hayati fonksiyonunu yerine getiren yerel gazeteleri kurtarmak... Amaç kendi beldelerini kurtarmak...
Amerika’daki yerel yönetimler ile yerel gazeteler arasındaki ilişkiyi böyle özetledikten sonra gelelim bizdeki duruma...
Biz, bu konuda kendi ayağımıza kurşun sıkmaya devam ediyoruz:
Ne mi yapıyoruz?..
“Bu iş sosyal medyada daha iyi yapılır” yanılgısı ile kalkıp, bir sürü reklam veriyoruz Google’a, gelirin tamamının ABD’ye gideceğini umursamadan...
Araç kullanırken telefonda konuşmayı yasaklıyoruz da, çevre kirliliği yaratan bill-board’lara verdiğimiz reklamların sürücülerin dikkatini daha fazla dağıttığını umursamıyoruz...
Vatandaşın çevreyi kirletmemesi için uyarılar yapıyoruz da, bu ülkenin en üst kademesinin ikazlarına rağmen caddelerimizi kirleten afişleri umursamıyoruz...
Ünlü bir ismin boşandığı karısına verdiği nafakayı ağzımıza sakız ediyoruz da, bir yerel gazete sahibinin vurulma sebebini umursamıyoruz...
Önemli bir iş yapıyormuşuz gibi, tonlarca para ödeyerek ulusal medyada endam eyliyoruz da, yıl 365 gün sesimiz olan yerel gazeteleri umursamıyoruz...
Ama siz de haklısınız...
En azından bir Amerikalı gibi düşünebilmiş olsaydınız, bu gün Adana, bu durumda olmazdı zaten...


GÜNÜN SÖZÜ
Başarıyı yakalamanın yüzde 80’i tanıtımdır.
Ödüllü ünlü Amerikalı oyuncu Woody Allen’in kendi deneyimlerinden esinlenerek söylediği bu söz ne kadar doğru değil mi?.. Ürettiğimiz herhangi bir şeyi göstermek; gelen tepkilerle motivasyon kazanıp, daha iyisi için uğraş vermemize neden olmuyor mu?..

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI