Yunanistan’a Yaptırılmak İstenen… - ADEM AKÖL

2 Mart 2021 Salı 01:07

Geçtiğimiz Çarşamba günü, bu köşede yayınlanan ‘İstikşafi Görüşmeler’ başlıklı yazımızda açıkladığımız gibi Yunanistan; 25 Mart’ta yapılacak AB zirvesi öncesinde ortalığı bulandırarak zirvede Türkiye aleyhine kararlar alınmasına zemin hazırlıyor.

“Eğer Türkiye, AB ve ABD ile ilişkilerini düzeltmek istiyorsa; Ege’den vazgeçerek bizimle iyi geçinmek zorundadır” deme cüretini gösteren Miçotakis; 62. Tur İstikşafi Görüşmeleri AB Zirvesi öncesine çekerek ‘sadece Ege ve Doğu Akdeniz’deki MEB alanlarını görüşürüm’ diye ısrar etmesinin nedeni budur.

18 Şubat’ta başlayıp, 2 Mart’ta tamamlanması planlanan TCG Çeşme gemimizin Ege Denizi’nin tam ortasında, uluslararası karasularda yapmakta olduğu hidrografik çalışmalar sırasında Yunan F-16 uçakları tarafından taciz edilmiş olması da yine ayni amacı taşımaktadır.

TCG Çeşme, askeri bir gemi olmasına rağmen; sadece savunma amaçlı silah bulunduran, esas görevi ise birtakım teknik çalışmaları yürütmek olan bir gemimizdir… Üstelik sismik araştırmalar yapmak için donatılmamıştır; petrol aramakla hiçbir ilişkisi yoktur… Ege’deki görevi, sadece hidrografik çalışmalar kapsamında; özellikle depreme yönelik, belirli sürelerle güncellenmesi gereken deniz dibi haritaları ile ilgili done toplamaktır.

Uçaklardan birinin TCG Çeşme üzerine ‘Caff’ diye tabir edilen kepek gibi küçük küçük metal parçacıklardan oluşan fişenk fırlatması; bir diğerinin ise ses hız duvarını aşarak gemimiz üzerinden alçak uçuşla geçmesi; Yunanlı yetkililerin inkar etmelerine rağmen, taciz değil de nedir..?

Üstelik geçtiğimiz kasım ve aralık aylarında Yunan HS Naftilos gemisi ayni amaçla kıyılarımızın dibindeki Midilli, İkaria ve Sisam adalarının yakınlarında uzun süreli bir çalışma yapmıştı… Şubat ayının başlarında ise R/V Aegaeo ve TCG Çeşme gemimizin çalışma başlattığı günlerde ise R/V Ievoli gemileri de Ege’nin başka bölgelerinde araştırma yapıyorlardı.

Kendine, böbürlenerek ‘Yahudi olmayan Siyonist’ yakıştırması yapan ABD’nin yeni Başkanı Joe Biden’ın bir de lakabı var… 50 yıllık Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) dostu olan Başkan, Bidenapulos olarak anılıyormuş ABD’deki Rum lobisi çevrelerinde.

Hal böyle olunca son yıllarda yükseliş gösteren ABD-Rum dostluğu, Biden döneminde ivme kazanmış oldu… Nitekim  ‘Hellenik-Amerikan Liderler Konseyi’ direktörü Endy Zemenides ‘Orta Doğu Formunda’ yayınlanan bir yazısında; Amerikan müttefiki olarak, Türkiye’nin süratle güven kaybettiğini, Yunanistan’ın ise güven kazandığını söylemektedir.


Yunanistan, sürekli olarak Türkiye’nin ‘saldırgan bir devlet’ olduğunu iddia ediyor… Halbuki Bugüne kadar ne Ege’deki adalara ne de Yunanistan’ın ana karasına; Türkiye en ufak bir tehditte bulunmuş değildir… Buna rağmen onlar, Lozan ve Paris antlaşmalarının hilafına; dibimizdeki adaları dahi, saldırı amaçlı silahlandırmaktadırlar.

Yunanistan, 1821 yılındaki kuruluşundan bu yana; her defasında savaşta yenilgiye uğramış olmasına rağmen, 5 defa topraklarını genişletme fırsatı yakaladı ve bu toprakları hep Türkiye’den aldı… O tarihten bu yana gelen bir alışkanlık olsa gerek, bunu 6. kez yapmayı mı planlıyorlar..?

Şurası bir gerçek ki, küresel sermayenin temsilcisi ABD; Türkiye’nin bölgede bir güç olmasını kesinlikle istememekte ve bu gücü kırmak için Fransa’nın da yardımları ile Yunanistan’ı kullanmaktadır… Fransa’dan Rafale savaş uşakları alması kesinleşen, ABD’den de Türkiye’ye verilmeyen F35’lerden alma aşamasına gelen Yunanistan’ın; boyunu aşan bir silahlanma uğraşı içerisinde olmasının tek bir sebebi vardır: Türkiye’yi zayıf bir anında yakalayarak 6. kez sınırlarını genişletmek.

Ancak ne Yunanistan ne de onu piyon olarak öne süren ülkeler bunu hiçbir zaman başaramayacaklar… TCG Çeşme gemimize yapılan bu saldırıyı her yerde anlatmamız ve adaların süratle askersizleştirilmesini talep etmemiz gerekmektedir… Yunanistan’ın botla gelen mültecilere reva gördüğü uygulamalar dahil, yaptığı bütün pislikleri ve uluslararası kurallara aykırı uygulamaları; 83 milyon hep bir ağızdan bütün dünyaya haykırmalıyız.

İçimizdeki kendi ülkesini “nereden çıktı bu mavi vatan” diye suçlayan; kendi ülkesinin saldırgan ve yayılmacı bir devlet olduğunu söyleyen, global sermaye beslemelerinin ağızlarına mantar tıkayarak; 83 milyon tek yürekle, gücümüzün büyüklüğünü onlara göstermeliyiz.

Günün Sözü

Zafer, zafer benimdir diyebilenindir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

Ata’nın Büyük Taarruz sırasında kayıtlara geçen önemli bir sözü.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI