Adana'da Belediye Başkanlarının Maaş Yarışı

Söz Ola Kese Savaşı - ADİL DURMAZ

22.02.2024 11:12 | Güncelleme Tarihi: 22.02.2024 11:22

İnsanoğlu tekerleği icat ettiği günden beri midir bilinmez yol arayışını bir türlü bitiremedi. Ne tekerlek yetti insanı bu dünyada ‘tamam’ demeye ne de daha sonra elde ettikleri. Uzaya da çıksa, Mars’a da ulaşsa bulamadı yolunu. Yolunu bulamayanın ‘insan’ olarak değerlendirilmesi mi zor bir soru yoksa bir şekilde yolunu bulanların insan kaldığını sanması mı?

Yeryüzünde geçirdiğimiz süre içerisinde hangi yolun insan olmaya ulaştırdığı da hep tartışılmıştır. Biz kendine ‘Türk’ diyenlerin yolu hangi yol? Bu dünyada engelleyemediğimiz faniliğimizi bildiğimiz halde bizden sonra gelecekler için nasıl bir yol bırakabiliyoruz? Lafı türlü yollardan dolandırıp, ne söylemek istediğimi duyurmak da sanırım bu yazı içerisinde üzerime bir görev.

Yerel seçimler yaklaşırken pür dikkat kesilmeme neden olan hadiseler cereyan ediyor. Türkiye’de asıl konuşulması gereken hiçbir zaman konuşulmadı. Bir el var ağzımızda sürekli. Asıl söylenmesi gerektiğini bir türlü söyletmiyor. Belediye reisliğine namzet olmak isteyenler neden belediye işçilerinin maaşlarına bu kadar odaklandılar hiç söyletmiyor bu el.

Yaşadığım şehirden, Adana’dan örnek vermek gerekiyor bir şeyleri anlatabilmek için. Nereden başlasam? Önce varını yoğunu CHP’de geçiren, sonra istenmeyen adam olan ‘Bilge’ başkandan mı yoksa ‘ustalık’ dönemine hazırlanan ‘herkesin’ başkanından mı? Tüm bunları atlayıp AK Parti’nin Yüreğir’den örnek gösterip büyükşehir belediyesine aday gösterdiği bu kubbede ‘hoş bir sada’ bırakmayan isteyen başkandan mı? Kitabın ortasından konuşmayı severim. Ama ilk hamleden başlayalım. Orası mühim.

Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin’den geldi ilk hamle. Her tokatta öbür yanağını çevirdiğini ama artık çevirecek yüzü kalmadığın söyleyen Çetin, CHP’ye oldukça küskün. Ama kendisinin attığı tokat sanırım CHP’de epey ses getirdi. Birilerine kaş çattırdı belki de. Zira Çukurova İmar AŞ bünyesindeki en düşük maaşını 35 bin TL’ye çıkardı. Hali hazırda en düşük memur maaşının üzerinde bir rakam bu. Söz bir kere söylendi, imzalar atıldı. Savaş patlak verdi.

Sonra kendi deyimiyle 55 yılını CHP’de geçiren Seyhan Belediye Başkanı Akif Kemal Akay da surlarda bir gedik açtı. İstendiği yerde yani CHP’de 55 yıl kalmaktan erinmedi. İstenmediğini anladığı an durmadı. Billboardlara yazdığı ‘bilge başkan’ deyimini gerçekleştirdi. Sonra o da geri durmadı. Seyhan Belediyesi’nde çalışanların maaşlarını en düşük 36 bin TL yaptı. İşçilere açık artırma maaş devri başladı.

Bu rakamı görünce diğer belediyeler de en fazla bu civarlarda bir artış yapar diye düşündüm. O iş öyle değilmiş. Yüreğir Belediye Başkanlığı’nın son günlerinde olan AK Parti ve Cumhur İttifakı Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Kocaispir’in, Yüreğir Belediyesi işçilerine yaptığı zam beni hayretler içinde bıraktı. Yüzde 70 gibi bir zam oranıyla 41 bin 405 TL yaptı en düşük işçi maaşını. Bu zam arkasında hoş bir sada bırakmak için yeterli olacaktır sanırım.

Tüm bu yaşananları gözümün önünden geçirdim. Hadi bu başkanlar oldu da seçilmedi. Kendisinden sonra gelenler nasıl ödeyecek bu maaşları diye sordum. Tek bir soruyla yetinmedim. Kendisinden sonra seçilme ihtimali olanlar, göreve geldiklerinde işçi maaşlarından dert yanıp, maaşları ödeyemez ve hizmet etmediklerini de buna bağlarlarsa ya? Ya da en kötüsü işçi çıkarırlarsa? Sonra tüm bu sualleri kafamdan silip attım. Tüm bunları namzet olanlar düşünsün. Bana ne?

Paranın hangi keseden aktarılıp, kaynağının neresi olduğunu bilmemenin gerginliği var sadece. Paranın pul olduğu, yeni zamların eriyip gideceği bir ortamda verilen ücretlerden bir gocunmuşluğum yok. Adı üstünde toplu sözleşme. Her seçim dönemi muslukları sonuna kadar açıp müsriflik etmenin millete ne getirisi olmuş? Yaradan Rabbim suyumuzla, ekmeğimizle sınamasın. Değil namerde merde bile muhtaç etmesin.