Aile Arabulucuk Merkezleri Hakkında - ARB. & AV. CENNET AŞAMA

25 Kasım 2020 Çarşamba 09:08


Adalet Bakanı Abdülhamit Gül göre kadına şiddet ve kamusal alana giren konular dışında dünyadaki örneklerindeki gibi aile arabuluculuğunu getirmek istediklerini ve bu çalışmanın tamamlanmak üzere olduğunu dair açıklamalarda bulundu.

Avrupa ve ABD’deki örnekleri gibi Türkiye’de aile arabuluculuk merkezleri kurulacak. Aile hâkimi, tarafları arabulucuya gönderecek. Ancak aile içi şiddet varsa arabuluculuğa elverişli olmayacak. Bu merkezler mahkeme temelli ve hâkim kontrolünde çalışacak olup merkezlerde güvenlik görevlileri yer alacak ve kameralarla izleme yapılacak.

Kadının bu süreçte koruması için hâkim gerekli tedbirleri alacak. Bu merkezlerde psikolog ve sosyal çalışmacılar da yer alacak, arabulucuyla birlikte bu sürece başlayacak. Psikolog ve sosyolog eşliğinde çocuk da dinlenecek.

Arabulucu raporunu mahkemeye sunacak. Raporu inceleyecek hâkim taraflara son olarak “boşanmak isteyip istemediklerini” soracak. Arabulucuda anlaşamamışlarsa, dava devam edecek. Kararı hâkim verecek. Tarafların, aile mahremiyetleri ve çocuğun yararı korunacak.

Bilindiği üzere Arabuluculuk Kurumu Adalet Bakanlığı ‘nın çalışmaları doğrultusunda İş hukuku ve Ticaret Hukuku alanında doğan uyuşmazlıklar uygulanmaya başlandı. Belirtilen alanların aksine Aile Hukuku Sosyoloji ve Psikoloji alanını kapsayan kolektif bir alandır. Diğer alanların aksine taraflar arasından alacak-verecek uyuşmazlığının aksine kişilerin birbirine karşı tutum ve davranışları mahkeme karşısında gün yüzüne çıkmaktadır. Hal böyle olunca bakanlığın Aile Arabuluculuk Merkezi ‘nin uygulandığı Avrupa ve ABD’ deki örnekleri ile alakalı detaylı araştırma yapması gerekmektedir. Günümüzde aile kurumunun etkisinin yitirdiği ve kadına verilen değerin düştüğü şu zamanlarda boşanma aşamasına gelen eşleri ile yüz yüze gelmek kadınlar açısından sakıncalı durumlar doğurabilir.

Günümüzde kadınlar eşlerinden boşanmaya güçlükle karar vermektedir. Bu durum arabuluculuk ile uzatıldığında kadın erkek tarafından baskı altına alınacak ve hem maddi, hem manevi hem de psikolojik olarak yıpranacaktır. Aile içi şiddetten doğan ceza yargılamalarında uzlaşma bürolarına giden dosyalarda da kadınlar eşlerinden korktukları için uzlaşmak zorunda bırakılıyor. Her ne kadar her iki tarafta eşit masa çevresine otursa da kadın erkeğe karşı en nihayetinde güçsüz ve baskı altında olduğunu hissedecektir.

Ayrıca Türkiye’nin taraf olduğu İstanbul Sözleşmesi’nde “Taraf devletler, sözleşme kapsamındaki şiddet eylemlerinde arabuluculuk ve uzlaştırma da dâhil, zorunlu alternatif uyuşmazlık çözüm süreçlerini yasaklamak üzere, gerekli hukuki veya diğer önlemleri alacaklardır” maddesi yer almaktadır. Bu hüküm uyarınca aile hukukundan doğan uyuşmazlıklarda arabuluculuk sisteminin hukuken getirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.

                                                                                              

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.