Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddetin Hukuki Boyutu - ARB. & AV. CENNET AŞAMA

20 Ocak 2021 Çarşamba 00:18

Yaklaşık olarak son bir yıl içerisinde sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin artması nedeniyle bu yazıyı kaleme alma gereği duydum. Covıd-19 salgını yakamızı tuttu ve ne yazık ki bırakmıyor. Bizler evlere hapsolurken sağlık çalışanlarımız hastanelere hapsolmuş vaziyette ailelerinden ayrı kalmaktadırlar. Bir yandan ölmeyi göze almış koca yürekli neferler bir yandan da yaşatmak için mücadeleye devam etmekteler.

Yaşamış oldukları bu zorlu süreçte kendilerine destek ararken yardım eli uzattıkları insanlar tarafından şiddete uğramak alt üst olan psikolojilerini bir hayli yıpratmaktadır. Sözlü şiddete, tehdide, hakarete uğradıkları yetmiyor gibi bir de fiziksel şiddete uğramaktadırlar. Bu durum toplum olarak hepimizi üzmekte ve tahammül seviyesi düşük insanlar karşısında ne yazık ki ürkütmektedir.

Ancak bu saldırı karşısında bir kalkan gibi duran kanunlarımız var ve bu kanunlar gerçek anlamda uygulandığı takdirde bu saldırıların sonunun geleceği kanaatindeyim. Özellikle Türk Ceza Kanunu’nda kamu görevlisine karşı işlenen suçlarda cezai yaptırımlarda artırıma gidilmesi konusunda önemli maddeler yer almaktadır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. Maddesinin üçüncü fıkrasının a bendinde; kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunun İşlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırının bir yıldan az olamayacağı ifade edilmiştir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. Maddesinin birinci fıkrasında yer alan genel hakaret suçunun takibi, şikâyete tabi iken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. Maddesinin üçüncü fıkrasının a bendinde yer alan kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu şikâyete tabi değildir, re’sen soruşturulan bir suçtur. (TCK md. 131/1)

Mağdurun kamu görevlisi olmasının bir başka etkisi de şudur: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. Maddesinin birinci fıkrasında yer alan genel hakaret suçunun takibinin şikâyete bağlı olması nedeniyle bu suçta uzlaşma hükümleri uygulanabilecektir. Oysa 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. Maddesinin üçüncü fıkrasının a bendinde yer alan kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu, şikâyete tabi olmadığından uzlaşma hükümlerine de tabi bir suç değildir.

 Türk Ceza Kanunu’nun 86-3(c) maddesinde “kasten yaralama suçunun kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,  işlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında arttırılır “  demek suretiyle sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin ağırlaştırıcı neden olduğunun altını çizmiştir. Ve dikkat edilmesi gereken nokta yaralama suçunun kamu görevlisine karşı işlenmesi halinde takibi şikayete bağlanmaksızın yargılama yapılmaktadır. Yani sağlık çalışanlarımıza yönelik bir yaralama olayı meydana gelmişse bu durum ilgili kişiler tarafından tespit edildiğinde şiddete uğrayan sağlık çalışanının şikayeti aranmaksızın saldırgan kişiler hakkında işlem başlatılacaktır.

Yukarıdaki düzenlemelerin yanı sıra sağlık personeline yönelik şiddetin artması nedeniyle  17 Nisan 2020 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7243 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 28. maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun Ek 12. maddesine birinci fıkradan sonra gelmek üzere ikinci fıkra ve maddenin sonuna da bir fıkra daha eklenmiştir. Eklenen fıkralara göre;

“Kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan kasten yaralama (madde 86), tehdit (madde 106), hakaret (madde 125) ve görevi yaptırmamak için direnme (madde 265) suçlarında;

a) İlgili maddelere göre tayin edilecek cezalar yarı oranında artırılır.

b) Türk Ceza Kanununun 51 inci maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi hükümleri uygulanmaz.

Şiddetin vuku bulduğu sağlık kurum ve kuruluşunda, faile veya yakınına mağdurun verdiği hizmeti verebilecek başka sağlık personeli ve yardımcı sağlık personeli bulunması halinde hizmet ilgili diğer personel tarafından verilir”.

Sağlık çalışanlarına yönelik saldırıların cezai boyutunun yanı sıra ayrıca hukuki boyutu da bulunmaktadır. Saldırıya uğrayan sağlık personellerinin saldırganlar aleyhine maddi manevi tazminat davası açma haklarının da var olduğunu hatırlatmak isterim.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI