Sağlık Nedeniyle İşçinin Sözleşmeyi Fesih Hakkı - ARB. & AV. CENNET AŞAMA

2 Aralık 2020 Çarşamba 00:23

İşçinin sağlık sorunları nedeniyle, fesih hakkını kullanması konusu 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. Maddesinde “İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı” başlığı altında düzenlenmektedir. Madde hükmünde iş sözleşmesi belirli olsun ya da olmasın madde hükmünde sayılı sağlık sebeplerinden birine giriyor ise; işçinin, iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebileceği açıklanmaktadır. 24. Maddede sayılı sağlık sebepleri şunlardır:

 a)İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa.

 Bu durumda; kendisinden kaynaklı sebeplerle sözleşmeyi feshettiğini ispat yükü işçi üzerindedir. İşçi sözleşmenin feshini gerektiren nedenlerin bulunduğunu ve bu nedenle sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ispatlamalıdır. İşçi kural olarak fesih öncesi kendi sağlık sebebini gösteren rapor sunmalıdır.

Burada özellikle üzerinde durulması ve açıklığa kavuşturulması gereken husus; “işçideki sağlık sorunu işin niteliği gereği işçide tehlike oluşturuyor mu?”

İşte bu konuyu açıklığa kavuşturan ve madde metnini açıklayan bir Yargıtay kararını sizlerle paylaşma gereği duydum.

 Davacı işçinin iş sözleşmesini sağlık sebepleri ile haklı olarak feshedip feshetmediği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

4857 Sayılı İş Kanunu'nun 24/1-a bendi gereğince, iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa işçi iş sözleşmesini derhal feshedebilir. Somut olayda; davacı işçi davalı şirkete ait çağrı merkezinde müşteri temsilcisi olarak 2 yıl 7 ay 15 gün süre ile çalışmış, iş sözleşmesini sağlık sebepleri ile haklı olarak feshettiğini ileri sürmüş olup, işitme kaybına dayalı rahatsızlıkları olduğunu belirtmiştir. 31.10. 2013 tarihli... Devlet Hastanesinden alınan sağlık kurulu raporunda sol kulakta hafif iletim sağ kulakta orta derecede mikst tip işitme kaybı olduğu ve % 14 engel oranı bulunduğu, ayrıca solunum yollarında astım bronşit hafif derecede solunum fonksiyonu bozukluğundan kaynaklı engel oranının % 20 olduğu ve sonuç olarak engel oranının % 31 olarak belirlendiği ve raporun geçerlilik süresinin sürekli olduğu görülmüştür. Mahkemece dosya kapsamına ibraz edilen tüm sağlık raporları ve tedavi evrakları üzerinden davacının fesih gerekçesinde belirtilen sorunun sağlığına ve yaşayışına tehlike oluşturup oluşturmayacağı konusunda adli tıp uzmanından bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi raporunda; Çağrı Merkezlerinin açık ofis ortamında olması sebebiyle bulaşıcı hastalıkların kolay yayıldığı ortamlardan olduğu, davacı ...'nda tespit edilen hastalıkların tek başına çağrı merkezinde çalışmaya engel oluşturacak nitelikte olmamakla birlikte sağ kulaktaki işitme kaybının gürültülü ortam sebebiyle zamanla artacağının da tıbben bilindiği, sonuç itibari ile kişi hakkında düzenlenmiş tıbbi evraklardan elde edilen bilgi ve bulgulara göre davacının hastalığının sağlığı için bir risk oluşturacak nitelikte olmadığı, ancak işitme kaybının zamanla artabileceği, bu sebeple işitme testleri ile takibi gerekip, işitme testlerinde bozulma olması durumunda gerekli tedbirlerin alınmasının sağlanabileceği bildirilmiştir. Mahkemece feshin haklı sebebe dayandığı gerekçesi ile kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş ise de; adli tıp uzmanı tarafından dosyaya sunulan raporda davacının hastalığının işin yapılması halinde işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlike oluşturmayacağı belirlendiğinden davanın reddi yerine kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.