Canı Sıkılan Oturup Sesli Mesaj Kaydı Yapıyor - ASLI MERCAN SARI

14 Nisan 2020 Salı 00:51

Herkes bir şeyler söylüyor. Lütfen yayınız diyerek başlayan sesli mesajlara sinir olan bir tek ben değilim umarım? En doğru kaynağı sizinle paylaşmak isterim. Yaymasanız da olur. Okuyun yeter. Ben bu konunun uzmanı değil sadece psiko-sosyal noktaları ile ilgilenip sizleri biraz daha aydınlatabilme adına kalemime sarılabilirim. İngiliz araştırmacılar, yeni tip korona virüsün (Kovid-19) akrabası olan üç tip korona virüsün neden olduğu solunum yolu hastalıklarının yıllar içindeki artış oranlarını incelediler. Uzmanlar enfeksiyonların ilkbaharda durma noktasına geldiğini ve kışa kadar geri dönmediğini keşfettiler. Bilim insanları buradan hareketle ısı, nem ve güneş ışığının yeni tip korona virüsü de mayıs ayında yavaşlatabileceğini öngörüyor. Kimi öngörüyor kimi de tutup ortaya bu tezi çürütecek bir sürü bilimsel şey ortaya atıyor.

Geçende yazdığım köşe yazımda korona virüs sosyal medya ilişkisinden bahsetmiştim. Lakin sosyal medyadan ziyade insanları gündelik yaşamında psikolojik anlamda daha tehlikeli durumlar da etkileyebiliyor. Mesela bu yazacaklarımı eminim hepinizin aynı şeyleri hissettiğini düşünüyorum. Sabah uyanıyorum aynı gündem akşam oluyor aynısı. Oturma odası, salon mutfak gezmekten bir hal olduk. Çoğu açıklama akşam yapıldığı için aynı gündem o zaman diliminde de devam ediyor. Eve komşu yemek getiriyor. Yesem mi döksem mi paranoyası çünkü ne kadar dikkatlidir kestiremiyorsun. Eşim alışverişten geliyor çamaşır sulu bezle siliyorum içerisinden çıkanları da yani yine aynı paranoya. Günlerimin nasıl geçtiğine gelirsek, bol bol yazıp okuyorum ama artık o da feci verimsiz hissettirmeye başladı sebebi ben insanlardan besleniyorum. Göz teması ve duyguları hissedebilmek, bakışları görmek anlatabiliyor muyum? Evde sürekli bir yerleri temizlemekten ellerim kurudu artık heyecanım da kurumak üzere.  Çevremdeki çoğu insanda anksiyete gelişti. 5 dakikada bir dezenfektan sıkan mı dersin, korona olacağım diye ağlayan mı dersin, dakika başı korona haberi okuyan mı dersin... Hayretle ve dehşetle izliyorum. Korona değil de bu psikoloji hasar bırakacak insanlarda. Buradan da tekrar söylüyorum. Tedbirini al, mecbur kalmadıkça evden dışarı çıkma, sosyal mesafeni koru. Başka ne yapabilirsin? Canı sıkılan oturup sesli mesaj kaydı yapıyor. Çoğu bu rehavetle bu illetle boğuşulan günlerden nemalanma derdinde. Bağırıyoruz durmadan. Çevreni bilinçlendir. Yaşlı annenize babanıza sahip çıkın. Eminim dışarı çıkmayı hiç bugünkü kadar istememişlerdir. Onlara evde aktivite bulun ve evde tutun. Evlatlarınızla ilgilenin. Daha birçok şey sayabilirim.

Bakın uzmanlar durmaksızın araştırmalar içerisindeler.

Okuduğum mühim bir makaleyi sizlerle de paylaşmak istiyorum.

"KORONAVİRÜSÜN YAYILIMI YAVAŞLAYACAK"

İngiltere'de yapılan bir araştırma Türkiye dahil 200'ün üzerinde ülkede görülen ve dünya genelinde 44 bini aşkın kişinin hayatını kaybetmesine yol açan yeni tip korona virüsün (Kovid-19 ya da SARS-CoV-2) bahar aylarında etkisini kaybedeceğine dair umutları güçlendirdi. Bilim insanları mayıs ayında korona virüsün yayılımının yavaşlayacağını öne sürdü.

University College London'daki uzmanlar, beş yıl boyunca Kovid-19'a neden olana benzer üç korona virüs vakasını analiz etti. Kış aylarında artıp bahar aylarında yavaşlıyor diyorlar.

2006-2011 yılları arasında mevsimsel grip, bronşit, zatürre gibi çeşitli solunum yolu hastalıklarına sebep olan üç tür korona virüsün (HCoV-NL63, HCoV-OC43 ve HCoV-229E) incelendiği çalışmada, enfeksiyonların bahar zamanlarında azaldığı ve kış aylarına kadar artmadığı kaydedildi. Bilim insanları bu çalışmadan yola çıkarak sıcaklığın, güneş ışığının ve nemin korona virüs izlerini sildiğini belirtti. Robert Aldridge liderliğindeki UCL'de araştırma ekibi, Grip İzleme (Flu Watch) topluluk çalışmasının verilerini kullandı. Katılımcılar, İngiltere'deki gönüllülerden rastgele seçildi ve tüm hane halkı üyeleri çalışmaya katılmaya davet edildi.

ŞUBAT VE MART ARASINDA EN YÜKSEK SEVİYEDE

Katılımcılar, solunum yolu hastalıklarının herhangi bir semptomunu bildirmek için haftalık olarak temasa geçtiler. Araştırmacılar, her mevsimde korona virüs oranının haftalık olarak yüz binde 390 olduğunu saptadı. Şubat- mart arasında ise bu oran en yüksek seviyesine yani yüz binde 759'a çıktı. Daha sonra, mayıstan ağustosa kadar, vakalar neredeyse yüz binde sıfıra kadar indi. Ancak, İngiltere'de kış aylarının yaşandığı kasım ayından itibaren vakalar tekrar artmaya başladı.

"KIŞ MEVSİMİNDE ZİRVEYE ÇIKIYOR" 'Wellcome Open' isimli araştırma dergisinde yayımlanan çalışmada yazarlar şu ifadeleri kullandı: "Çalışmamız HCoV'un İngiltere'de mevsimsel bir artış izlediğini, kış mevsiminde ise zirveye çıktığını gösteriyor. Mevsimselliğin kısmen sıcaklık, nem ve güneş ışığı gibi hem virüslerin hayatta kalmasını etkileyen hem de bağışıklık sisteminin bu enfeksiyonlara ne kadar iyi tepki verebileceğini etkileyen çevresel faktörlerden kaynaklandığına inanıyoruz."

"YAZ AYLARINDA BULAŞMA SEVİYESİ DÜŞECEK" Makalenin baş yazarı Aldridge ise "Bulgularımız, İngiltere'de yaz aylarında da devam edecek fakat daha düşük yeni tip korona virüs bulaşma seviyelerini görebildiğimizi destekliyor" ifadelerini kullandı.

Diğer taraftan, yeni tip korona virüsün (Kovid-19) mevsimsel olarak akrabaları gibi davranıp davranmayacağı konusunda tartışmalar var.

"YAZ GELDİKÇE VAKA SAYISININ DÜŞÜP DÜŞMEYECEĞİNİ HENÜZ BİLMİYORUZ"

Southampton Üniversitesi Araştırma Görevlisi Dr. Michael Head, UCL tarafından yapılan araştırmanın yeni tip korona virüsün yaz aylarındaki seviyesine ilişki yararlı bir tahmin sağlayabileceğini söyledi. Ancak, epidemiyoloji ve halk sağlığına etkisi dolayısıyla yeni tip korona virüsün mevcut 'soğuk algınlığı' tipi korona virüslerden çok farklı olduğunu vurguladı.

Head, "Kovid-19 vakalarının sıcaklık ve nem gibi çevresel değişikliklere tepki olarak azalıp azalmayacağı henüz kanıtlanmadı. Güneydoğu Asya ve Orta Doğu gibi yüksek ısı ve nemin olduğu bölgelerde çok sayıda vaka var. Yaz geldikçe vaka sayısının düşüp düşmeyeceğini henüz bilmiyoruz, ama bence bunun gerçekleşmesi pek mümkün değil" açıklamasını yaptı.

İlgili açıklamalar bu yönde ruh sağlığımızı korumak için uç düşüncelere savrulmamak gerekiyor. Virüs bize bulaşmasın diye ne yapılır, enfekte olduğumuzda ne yaparız ve bununla en az zayiat ile nasıl başa çıkabiliriz şeklinde kaygının oradan oraya savurmadığı bir tutum sergilemek en idealidir.

Sosyal mesafe.

Sosyal izolasyon.

Gerekmedikçe dışarı çıkmamak gibi kendinizi çok fazla yıpratmadan ek tedbirler alabilirsiniz.

Sansasyonel, doğruluk payı olmayan hiçbir şeye inanmamak gerekir.

Sağlıkla kalın.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI