Mirastan Mal Almanız Engellendiyse Ne Yapılmalıdır? - AV. ADİL KEMAL PORSUK

21 Kasım 2020 Cumartesi 09:19

Muris ölmeden önce size mal bırakmamak için menkul ya da gayrı menkulü başkasının üzerine yaptıysa neler yapabileceğinize bu yazımızda yer verdik. Murisin gerçek iradesi satış olmamasına rağmen tapuda satış göstermek suretiyle sizi mirastan mahrum etmiş olabilir. Tapu iptal ve tescil davasıyla hak ettiğiniz mirasa ulaşmanız mümkün olmaktadır.

Muvaza nedir?

Muvazaa, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla aralarında gerçek iradelerine uymayan, görünüşte geçerli olmasına rağmen, kendi aralarında hüküm ifade etmeyen bir sözleşme yapma konusunda anlaşmalarıdır. Yani amaçları ile yaptıkları hukuki işlemin birbiriyle farklı olmasıdır. Mesela, mirastan mal kaçırmak amacıyla üzerindeki taşınmazları üçüncü kişilere tapuda satış yoluyla devreden miras bırakan muvazaalı işlem yapmıştır. Çünkü tarafların görünüşte yaptığı satış işleminin amacı mirastan mal kaçırmayı gizlemektir. Bu nedenle, görünüşte yapılan satış işlemi de tarafların kendi aralarında gizli olarak (sözlü veya yazılı) yaptıkları sözleşme de geçersizdir.

Muvazaa şartlarının gerçekleşmesi için aşağıdaki üç koşulun bir arada bulunması gerekir:

Üçüncü kişileri aldatma amacı olmalı,

Tarafların muvazaalı işlem yapma konusunda aralarında anlaşmaları gerekmektedir.

Tarafların gerçek amaçları ile yaptıkları işlemler arasında bilerek ve isteyerek yapılan bir uyumsuzluk olmalı,

Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma)

Muris muvazaası (mirastan mal kaçırma), bir kimsenin mirasçısını mirastan mahrum etmek için karşılıksız olarak bir başkasına devretmiş olmasına rağmen bu işlemi satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstermesidir. Buradaki temel amaç saklı paylı mirasçılarının ilerde tenkis davası açarak miras paylarını almalarını önlemektir. Yani miras bırakan gerçekte bağışlamak istediği mallarını satış karşılığında devretmiş gibi göstererek mirasçılarının ilerde dava açmasını önlemek istemektedir.

Görünüşteki İşlem

Görünüşteki işlem uygulamada satış, bağışlama veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi olarak karşımıza çıkar. Bu işlemler miras bırakanın mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla aslında gerçek iradelerine uygun olmayan, hüküm ve sonuç doğurmayacak şekilde yapılan işlemlerdir. Örneğin, mirastan mal kaçırmak için herhangi bir kimseye tapuda bir evini bağışlamış gibi devreden miras bırakanın amacı, saklı pay sahiplerinin ileride dava açmalarını engellemektir.

Muris Muvazaası Davasını Kimler Açabilir?

Saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen her mirasçının bunu dava edebileceğini ve muvazaayı her türlü delil ile ispatlayabileceğini belirtmiştir. Bu davayı yasal mirasçılar, atanmış mirasçılar veya evlatlıklar da açabilir. Ancak bu davayı mirası reddeden, miras hakkından feragat eden ve mirastan çıkarılan kişiler açamaz.

Bu davayı mirasçılardan her biri tek başına açabilir. Terekenin iştirak halinde olması buna engel değildir ve her bir mirasçı diğerlerinin olurunu almadan kendi payı oranında Tapu İptal ve Tescil Davası açabilir.

Mirasta Mal Kaçırma Davasında Zamanaşımı Süresi

Muris muvazaası davası, miras bırakanın ölümünden sonra açılabilir. Miras bırakan ölmeden bu davanın açılması söz konusu olamaz.

SATIŞ HER ZAMAN PARA KARŞILIĞINDA MI OLMALIDIR

Muhtelif Yargıtay kararları ile satış işleminin sadece para karşılığında olmayacağı belirtilmiştir. Kendi bakımını yapan, yanında kaldığı çocuğuna evini ya da başka bir malını  tapuda satış göstermesine rağmen bağışlayan kişinin işlemi muvazaalıdır. Ancak diğer mirasçıların bu muvazaa sebebiyle dava açması durumunda davayı kaybetmesi söz konusu olabilmektedir. Çünkü murise nakten bir ödeme yapılmamış olsa bile murisin bakımıyla ilgilenmiş olması maddi bir edimdir. Satış işlemi sırasında bir para ödenmemiş dahi olsa murisin bakımıyla ilgilenilmiş olmasını Yargıtay maddi bir edim olarak görmektedir.

Murisin Minnet Duygusu İle Taşınmaz Devri

Muris muvazaası davasının temel amacı, miras bırakanın mirasçılardan mal kaçırma amacının olup olmadığının tespit edilmesidir. Tespitin sağlıklı yapılabilmesi için mevcut verilerin ve eldeki olguların çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Ülke ve yörenin gelenekleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta makul bir nedeninin olup olmadığı, davalı yanın alış gücü, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki inani ilişki gibi olgular dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır. Somut olayda davalıya yapılan temlikte, akitte gösterilen bedel ile gerçek bedel arasında her ne kadar fahiş bir fark var ise de bu husus tek başına muvazaanın kanıtı olamaz. Davalının miras bırakanın bakımını yapması bir minnet duygusu oluşturur, miras bırakanın bakımını yapan oğluna duyduğu minnet gereği adına kayıtlı tapuyu oğluna devretmesi gayet normaldir. Diğer mirasçıların muvazaa nedeniyle açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasının reddedilmesi gerekir (Yargıtay 1.HD 2014/14001 karar).

Davacı, miras bırakanın ilk eşinden olma çocuğu olup, kendisinden mal kaçırıldığını, miras bırakanın ikinci eşine yani davalıya taşınmazını muvazaalı devrettiğini iddia etmektedir. Somut olayda miras bırakanın mal kaçırma amacı olduğu söylenemez. Çünkü, davalı (ikinci eş) evlilik süresi boyunca hasta olan miras bırakanın bakımını yerine getirmiş, bu bakım bir minnet duygusu oluşturmuştur. Ayrıca, taşınmazın temliki de tamamen karşılıksız yapılmadığından somut olayda muvazaa olmadığından tapu iptal ve tescil davası reddedilmelidir (Yargıtay 1.HD 2014/11683 karar).

Muristen Taşınmaz Devralanın Ekonomik Durumunun Müsait Olmaması

Mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapılan taşınmaz temliklerinde iki işlem vardır, bunlardan görünürdeki işlem, yani satış sözleşmesi tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli işlem yani bağış işlemi de resmi şekilde yapılmadığı için geçersizdir. Bu geçersizlik, miras hakkı ihlal edilen tüm mirasçılar tarafından dava yoluyla ileri sürülebilir. Ayrıca, temlik tarihinde miras bırakanın ekonomik durumunun iyi olması, taşınmaz mal satma ihtiyacının olmaması, taşınmaz devrinde o tarihteki değeri ile akitte gösterilen değer arasında fahiş bir fark olması, taşınmazı devralanın böyle bir ekonomik güçte olmaması gibi durumlar miras bırakanın mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik hareket ettiğini ve yapılan temlikin muvazaalı olduğunu gösterir denilmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2015/1531 Kararı).

Genel olarak özetleyecek olursak mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla malını karşılıksız olarak başkasının üzerine yapmasına rağmen tapuda satış olarak gösterilmesi durumunda muris muvazaası sebebiyle tapu iptal ve tescil davası açılabilmektedir. 0546 522 12 55

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI