Yoksulluk Nafakası - AV. ADİL KEMAL PORSUK

4 Aralık 2020 Cuma 01:48

Bu günkü yazımızda nafaka türlerinin devamını anlatacağız. Yoksulluk nafakası TMK Madde 175 ‘e göre düzenlenmiştir. M.K.M. 175 ‘’Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.’’  İlgili maddeye göre yoksulluk nafakası boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek tarafa süresiz olarak verilebilecektir.

Medeni Kanunun bu hükmü, boşanmadan sonra yoksulluğa düşecek olan tarafı koruma amacına yönelik olması hasebiyle, diğer tarafa yükletilen bir tazminat ve ya ceza değildir. Eğer böyle olsa idi sadece kusuru olan eşten istenen bir nafaka olarak karşımıza çıkardı. Halbuki maddede geçtiği üzere kusursuz eş dahi yoksulluk nafakası ödemekle yükümlüdür. Evlilik birliği içerisindeki karşılıklı bakım ve geçindirme yükümlülüğünün evlilik bittikten sonra da devamı şeklinde düşünülebilir.

a)ŞARTLARI

Hâkimin boşanmış olan taraflardan biri lehine nafakaya hükmedebilmesi için bir takım şartlar gerekmektedir.

a-a) Taraflardan birinin talepte bulunması

Taraflardan biri talep etmedikçe hâkim kendiliğinden yoksulluk nafakasına hükmedemez. Yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için yoksulluğa düşecek tarafın talep etmesi zorunludur

a-b) İstemde bulunan tarafın kusurunun daha ağır olmaması

İstemde bulunan tarafın kusurunun ağır olmaması gerekmektedir. Aksi takdirde nafaka istemi reddedilir. Ancak, nafaka verecek kişinin kusurlu olması şart değildir. Hiçbir kusuru olmayan taraf nafaka ödemek zorunda kalabilir.

a-c) Talepte bulunan tarafın boşanma yüzünden yoksulluğa düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalması

Nafaka isteminde bulunan tarafın hiçbir geliri yoksa ve çalışamayacak durumda ise yoksulluğa düşme tehlikesi var demektir. Burada yoksulluğa düşmesi şart koşulmamış, yoksulluğa düşme tehlikesinin varlığı şart koşulmuştur. Kişinin kendi mali kaynakları yoksa ve çalışma gücü de bulunmuyorsa yoksulluğa düşeceği kabul edilir. Düşülecek olan ufak bir yoksulluk tehlikesinde dahi söz konusu nafaka bağlanacaktır.

a-d) Nafakanın diğer tarafın mali gücüyle orantılı olması

Hâkimin takdir edeceği yoksulluk nafakasının karşı tarafın mali gücü ile orantılı olması şarttır. Ödenecek yoksulluk nafakası, istemde bulunan tarafın yoksulluğa düşmesini önleyecek ve normal şartlarda onun geçimine yetecek miktarda olmalıdır.

B)SÜRESİ

Yoksulluk Nafakası süresizdir. Boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren geçerli olur. Yoksulluk nafakası boşanma davası ile beraber istenebileceği gibi boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içerisinde istenebilir. Boşanma davası ile talep edilmeyen yoksulluk nafakasındaki dikkat edilmesi gereken en önemli husus bir yıllık sürenin zaman aşımı süresi olmasıdır

c)  YETKİ

Boşanma hükmünün kesinleşmesinden sonra açılacak olan nafaka davalarında veya nafakanın arttırılmasına veya azaltılmasına ilişkin davalarda yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir.(m.177) Bu hüküm genel yetki kuralının istisnasını oluşturmakta olup, zayıfları koruma amacına yöneliktir. oksulluk Nafakası boşanma kesinleştikten sonra hâkim tarafından belirlenen nafaka türü olarak karşımıza çıkar. Yoksulluk nafakası için boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde talep edilmesidir. Bu nafaka türünde talepte bulunan kimsenin kusuru nafaka yükümlüsünden daha ağır olmamalıdır.

5- TEDBİR NAFAKASI

Tedbir nafakası boşanma yahut ayrılık davası sürecinde hakim tarafından karar verilen geçici önlemlerdendir. Tedbir nafakası eşlerden biri hakkında hükmedilebileceği gibi çocuklar hakkında da verilebilecek bir nafaka türüdür. Eşlerden birinin yahut çocukların boşanma sürecinde mali yönden sıkıntı çekmemesi amacıyla, ihtiyacı olan ve dava sürecinde sıkıntıya düşecek olan tarafa tedbir nafakası verilebilecektir. Tedbir nafakası alacak olan eşin boşanma veya ayrılıkta kusurlu ya da kusursuz olmasına dikkat edilmeyecektir. Tedbir nafakası ayrıca evlilik birliği devam ederken hâkimden talep edilebilecektir.

Evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle eşler hâkimin müdahalesini isteme hakkına sahiptir. Bu suretle hâkim eşleri uyaracak ve onları uzlaştırmaya çalışacaktır. Ancak hâkim eşlerden birinin istemi üzerine evlilik birliği devam ederken tedbir nafakasına karar verebilecektir.

TMK 196’ya göre eşlerden birinin istemi halinde hâkim tarafından her iki eşin de evlilik birliğinde gerekli masraflara yapması gereken parasal katkı belirlenecektir. Bu katkıyı yapmayan eşe karşı açılan davada geçmiş bir yıla ait katkıların istenmesi mümkündür. Bununla birlikte TMK 197 gereğince beraber yaşama ara verilmesi halinde şayet ayrı yaşama haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim tedbir nafakasına hükmedebilir. Yani boşanmadan önce tedbir nafakası talep edilirken ayrı yaşama ve bunun haklı sebebe dayandığını ispat edilmelidir. Tedbir nafakasının başlangıç tarihi dava tarihidir ve ödeme kural olarak TL cinsinden yapılır. 

05465221255

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI